20 yılda rakiplerinin 5 katı büyüyerek sektörde lider konumuna gelen Apranti Mühendislik, Filtre ve Kimyasal Ürünler şirketinin kurucusu Şenay Tanrıkulu, sanayideki başarısının sırrını genç girişimciler için anlattı
■ Dilerseniz önce şirketin isim öyküsünden, Apranti’den başlayalım olur mu?
Elbette. Biliyorsunuz Apranti genç jokeylere verilen bir isim. 20 yıl önce yola çıktığımızda o zamanlar internet böyle geniş ağa sahip değildi. A ile başlayan bir isim olsun istemiştim. Bu işin mutfağından geliyordum ve çıraktan yetişip belli bir noktaya gelmek güzel bir deneyimdi. O yüzden Apranti’yi seçtim. Yani Apranti hissine inanan biriyim.
■ Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Turgutluluyum. İzmir’de çok Turgutlulu vardır zaten biliyorsunuz. Eskiden alışverişe İzmir’e gelinirdi. Çok sevdiğim İzmir serüvenim ise Ege Üniversitesi ile başladı. Kimya Mühendisliği mezunuyum. Üniversiteyle beraber de kente yerleşmiş oldum.
■ Ailenizde sanayici var mıydı?
Hayır. Anne, babam sanayici değil. Biz 4 kardeşiz, birisi benimle çal
GROWTECH.ANTALYA 18-21 Kasım tarihleri arasında 24’üncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Tarımın geleceğini şekillendiren fuara, İzmir en yüksek katılım sağlayan ilk üç kent arasında yer alıyor.
Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı GROWTECH.ANTALYA 18-21 Kasım tarihleri arasında 24’üncü kez kapılarını açacak. GROWTECH.ANTALYA için geri sayım başladığını belirten Fuar Direktörü Engin Er, fuarın artık uluslararası çapta bir marka kimliğine kavuştuğuna dikkat çekti. İzmirli markaların fuara katılımlarının istikrarlı bir şekilde yükseldiğini dile getiren Er, “Tarımdaki büyük potansiyeli sayesinde İzmir de fuarımızdaki varlığını her yıl güçlendirmeye devam ediyor. Yurt içi katılımı dikkate alındığında, İzmir fuara en yüksek katılım sağlayan ilk üç kent arasında yer alıyor” dedi. İzmir ve çevresinin önemli tarım alanları ve tarıma dayalı sanayi tesislerine ev sahipliği yaptığını dile getiren Er, kentin özellikle tohum, fide, gübre ve tarımsal sulama ekipmanları konusunda öne
BASİFED şimdilerde İzmir Kalkınma Ajansı iş birliğiyle, Türkçeye kazandırılan “İzmir Çarşısı” kitabının heyecanını yaşıyor.
Alman mimar ve arkeolog Wolfgang Müller-Wiener’in İzmir’in ticari belleğine ışık tutan çalışması olan ve mimar Emrah Dönmez çevirisiyle yayımlanan kitap, 17. yüzyıldan 20. yüzyıl sonuna kadar İzmir’in ticari yaşamını, Kemeraltı çarşısını, hanlarını ve liman odaklı ticaret hayatını mimari bir bakış açısıyla inceliyor.
BASİFED merkezinde ziyaret ettiğim Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, bu kıymetli esere dair, “Çağımız ne kadar dijitalleşse de yazılı kaynakların önemli olduğunu düşünüyorum. Bizim bir liman, ticaret kenti olan İzmir hakkında çok büyük bir arşivimiz bulunmuyor. Bu çalışmayla geleceğe iz bırakmak istedik. Ayrıca ben mimar olduğum için yapılarla, şehirle ilgili her şey dikkatimi çekiyor. Bu kitabı da bir solukta okudum. Ve haritalara da bakıyorum. Kentin geçmişine dair önemli bir kaynak” diyor. “İzmir’in hafızasına dair yeni bir projeniz
Yönetmen Ferzan Özpetek’in merakla beklenen yeni filmi Elmaslar (Diamanti), İstinyepark’ta düzenlenen görkemli gala gecesiyle izleyiciyle buluştu.
İtalya’da gişe rekoru kıran, Venedik Festivali’nde ödül alan filmin İzmir’deki ilk gösterimini izleyenler arasındaydım.
Özpetek’in sinema dilini pek iyi bildiğim söylenemez; ancak Elmaslar filmiyle karşı kıyıdan, yani bir erkek olarak kadın meselelerine bu denli cesur ve samimi bakması kalbimi fethetti diyebilirim.
70’li yılların Roma’sında, bir terzi atölyesinde çalışan 16 kadının yaşamını konu alan film aslında sınırlar, ülkeler hatta yıllar fark etmeksizin hepimizin üç aşağı beş yukarı ortak dertlerinin de tanıdık hikayesiydi…
Yani maruz kaldığımız; toplumsal cinsiyet eşitsizliği, mahalle baskısı, erkek şiddeti ve sınırları politik olarak daha doğmadan çizilmiş olan hayatların içine sıkıştırılan hayallerimiz zaten bildiğimiz öykülerdi.
Özpetek, filmiyle bu dertlerimize yaklaşmış, anlamaya çalışmış ve en önemlisi de perdede görünür kılarak
Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ve ekibi dur durak bilmiyor. Göreve geldiğinden bu yana İzmir’de farklı alanlarda ses getiren pek çok buluşmaya imza atan ESİAD yönetimi, son olarak 4. Yatırım Zirvesi’ni de başarıyla tamamladı. Başkan Zorlu, hem ele aldığı konular hem de yarattığı etkileşimle büyük bir sinerji oluşturan son zirveyle birlikte toplam 100’ün üzerinde konuşmacıya ve 1300 civarında katılımcıya ulaştıklarını söyledi. Bu rakamlar, ESİAD Yatırım Zirvesi’nin hem İzmir iş dünyası hem de Türkiye genelinde yatırım gündeminin şekillendiği önemli bir platform haline geldiğini de gösteriyor.
Zirvenin bu yılki teması ise “Savunma ve Havacılık Sanayii” oldu. Başkan Zorlu’ya, “Peki, neden bu başlık seçildi?” diye soruyoruz, şöyle yanıtlıyor;
“Türkiye, son yirmi yılda bu alanda ciddi bir başarı hikayesi yazdı. Ancak artık yeni hedef, yerlilik oranını artırmaktan öteye geçip, bu başarıyı sürdürülebilir ve küresel ölçekte rekabetçi bir yapıya
Ülkemiz dış satım gelirinde önemli paya sahip olan Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’yi ziyaret ettik, ülke gündemine dair değerlendirmelerini dinledik. Söze elbette önce ekonomiden başlayan Eskinazi, “Önce aklı değiştirmek lazım. Ekonomiyi, sanayiyi, üretimi ayakta tutacak tedbirler alınmadığı sürece ne enflasyonu düşürebilir ne de ekonomiyi canlandırabiliriz” dedi.
Öncelikli tedbirin ise döviz kurunu serbest bırakmak olduğunu belirten Eskinazi, “Taşların yerine oturması için müdahale etmemek lazım. Önce bir gerçeği görün bakalım ne oluyor, ondan sonra adım atalım. Belki de süreçte dolar 30 liraya düşecek? Ancak bunu görmek gerekiyor değil mi? Bugün geldiğimiz bu noktada ithalatçılar bile ithalat yapamıyor artık Türkiye'de. Sonra da büyüme deniyor... Bana göre hizmet sektöründe görünen büyüme aslında kayıt altına alınma büyümesidir. Yani şöyle; siz bir restorana gittiğiniz, bir kafeye gittiğiniz zaman artık
Balçova’dayım. Tam, manşetlere konu olan babasının av tüfeğini alarak evlerine 300 metre mesafede bulunan karakolu basıp 2 polisi şehit eden, 3 kişiyi de yaralayan 16 yaşındaki Enes’in yakalandığı noktada… Gencin kan izleri hala yerde duruyor. 100 metre ileride ise Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir’in yaşamını yitirdiği yeri görüyorum. Gencecik polisler, çekilen sarı bandın önünde duruyor.
Sokak, sanki birkaç saat önce o kıyamet yaşanmamış gibi sessizliğe bürünmüş. Çevrede konuşacak birini ararken o ara, Enes’in yaşadığı apartmanın yanındaki evde oturan komşu kızı balkona çıkıyor. Yanında da 8-9 yaşlarında küçük bir erkek çocuğu. Bugün okulun ilk günü, tertemiz formasını giymiş, az sonra yola koyulacaklar.
Telefondaki olay anı videosunu gösteren genç kadın, annesinin aileyi daha iyi tanıdığını söylüyor. Biz videoyu izlerken 70 yaşlarındaki anne cama çıkıyor. “Uzun zamandır burada oturuyorlar ama pek yakınlığımız olmadı. İçlerine kapalı, sessiz bir aileydi. Çocuk da öyle,
Kentin simgesi İzmir Fuarı, bu yıl da binlerce misafiri ağırlıyor. Katılımcılar tam 40, öğrenci 25 TL’lik biletler karşılığında her gece bir başka ünlü ismin konserini izliyor, sergileri geziyor. Çocuklar oyuncaklarda, gençler ise heyecan dolu yarışmalarda eğleniyor
94.İzmir Enternasyonal Fuarı, İzmirlilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Katılımcılar, konserler, sergiler, tanıtım stantları, yeme içme alanı ve özel programlarla katılımcılara keyifli zaman geçirme olanağı sunan fuarda, herkese göre bir etkinlik bulunuyor. İzmir Fuarı’nı son 5 senedir yaptığım gibi bu yıl da gezme fırsatı buldum.
Sergilere ilgi büyük
Fuara adım atar atmaz İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yenileyerek hizmete açtığı Göl Gazinosu, bünyesinde oluşturulmaya başlanan İzmir Mutfak Müzesi, kentin efsane şehir kulübü Mogambo, Mehmet Nuri Göçen Vakfı Uluslararası Seramik Çalıştayı Koleksiyonu Sergisi’ne ev sahipliği yapan Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi ve Atlas Pavyonu’nda ziyarete açılan “Ve Mavi Gözleri Çakmak