Anlaşmalı Boşanma Davası [30 SORU-CEVAP]

12 Şubat 2021

Anlaşmalı boşanma, diğer adıyla anlaşarak boşanma kanun maddesi olarak Türk Medeni Kanunu’nun 116. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Ancak her boşanmak isteyen çifte uygun olmayabilir, boşanma veya boşanmaya bağlı unsurlarda uzlaşamayabilirler. Öncelikli olarak eşler yasal haklarının neler olduğunu, neleri talep edebileceğini, ileride boşanmaya dair problemlerin tekrar etmemesi adına nelere dikkat etmesi gerektiğini bilmelidir. Bu noktada anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu mu sorusu çok sorulmaktadır. Anlaşmalı boşanmada olduğu gibi hiçbir davada avukat zorunluluğu yoktur; ancak bu süreçte hukuki destek almadan başlatılan süreçler ileride geri dönülmez hukuki kayıplara neden olabilmektedir.

1-) Anlaşmalı Boşanma Nedir?

Taraflardan her ikisi boşanmak istiyor, boşanmaya bağlı unsurlarda da anlaşıyor ise aile mahkemesine taleplerini bildirmesi ile gerçekleştirilen boşanmadır. Tarafların anlaşmaya varma hususu bu noktada önemlidir, evlilik birliğinin temelden sarsıldığına ve evliliğe bağlı diğer unsurlarda da mutabık olduğunu mahkemeye bildirmelidir.

2-) Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Anlaşmalı boşanmada dikkat edilecek hususlar önemlidir. Anlaşmalı boşanma protokolü örnek belgeler üzerinden düzenlenmesi her çifte ve evliliğe uygun olmayabilir. Her evlilik bir olmadığı gibi her boşanma davası da bir değildir. Tarafların anlaşma şartlarını hukuka uygun ve fiiliyata uygun bir şekilde düzenlemesi gerekmektedir. Avukatsız anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenmesi halinde birçok kişi zaman ve hukuki durum bakımından kayba uğrama tehlikesi altındadır. Eşler evliliğini bitirme konusunda mutabık olduğunu, müşterek çocuk var ise velayet, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, tazminat veya mal rejimi hususlarında anlaştıklarını belirtmelidir. Bunun yanında gayrimenkul ya da menkule ilişkin devir şartları da eşler tarafından belirlenmeli, anlaşmalı boşanma tapu devri ile ilgili gün ve tapu masrafları detaylı bir şekilde düzenlenmelidir.

İmzalanan protokol, ıslak imzalı olmalı ve ıslak imzanın belli olması adına mavi tükenmez kalem ile imzalanmalıdır. Ayrıca protokolde imzalanan tarih de belirtilmelidir.

Protokol, kanuna ve Anayasaya aykırı olarak düzenlenemez. Protokol maddesine taraflar birbirlerine tanınan temel haklara ilişkin sınırlandırmada bulunamaz, madde olarak sınırlama koyması halinde hakim protokolü kabul etmeyecektir.

3-) Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

Yazının devamı...

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası [30 SORU-CEVAP]

11 Kasım 2020

1-) Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Nasıl Olur? Ne Kadar Sürer?

Evlilik birliği içerisinde edinilen malların paylaşımı davası, boşanma davasından ayrı olarak görülecektir. Mal paylaşımı, boşanma davası ile birlikte görülemez.

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava süreci ise mahkemenin iş yoğunluğu, delillerin toplanması ve adli tatil gibi nedenlerle değişkenlik gösterdiğinden davaya dair kesin bir süre verilemez. Genelde mal paylaşımı davası 1 ya da 1,5 yıl sürmektedir.

2-) Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı Farkı Nedir?

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, adından da anlaşıldığı üzere tarafların evlilik birliği içerisinde edinmiş olduğu malların paylaşımına dair ortak karara vardığı ve anlaştığı hususlar doğrultusundadır.

Çekişmeli boşanmada ise taraflar mal paylaşımı konusunda anlaşamadıkları vakit, açmış oldukları mal paylaşımı davasıdır. Çekişmeli boşanma davasında, mahkeme tarafından eşlerin mallara dair yasal hakları konusunda hüküm kurulması talep edilmektedir.

3-) İkinci Evlilikte Eşin Vefatı (Ölümü) Durumunda Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Vefat eden kişinin ikinci evlilikten olan eşin mirasçılık hakkı olacaktır. Ölen eşin çocukları var ise malvarlığı resmi nikahlı olduğu ikinci eşiyle birlikte çocuklarına geçecektir. İkinci eş, çocuklar ile birlikte mirasçı olacaktır.

Yazının devamı...

Boşanmada Velayet Davası [45 SORU-CEVAP]

21 Ağustos 2020

1-) Velayet Davası Nasıl Açılır? Ne Kadar Sürer?

Öncelikle dava dilekçesi düzenlenmeli, davada sunulan iddialar delillerle ispatlanmalıdır. Dava dilekçesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun ve mutlaka bir avukat aracılığıyla düzenlenmelidir. Dava dilekçesi ile birlikte aile mahkemesinde dava açma işlemi gerçekleştirilebilecektir. Dava süresi ise bulunduğu ile ve mahkemenin dosya yoğunluğuna göre değişkenlik göstermektedir. Ancak ortalama 4,5-5 ay sürmektedir.

2-) Boşanmalarda Çocuğun Velayeti Hangi Durumlarda (Kaç Yaşında) Babaya Verilir?

Mahkeme velayete ilişkin kararında çocuğun bakım ve gözetiminin hangi ebeveynin daha iyi yerine getireceği, okulu, sağlığı gibi durumlara bakarak vermektedir. Çocuğun üstün yararı gözetilerek karar verecektir. Anne bakımına muhtaç yaşta olsa dahi çocuğun baba yanında kalması psikolojik ve fiziksel olarak daha iyi olacaksa mahkeme velayet hakkını babaya verecektir.

3-) Velayetin Değiştirilmesi Davasının Şartları Nelerdir?

Velayet hakkı olmayan ebeveyn ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin engellenmesi, velayet hakkını alan ebeveynin çocuğa fiziksel veya psikolojik şiddette bulunması, bakım ve gözetimini ihlal etmesi gibi durumlarda velayetinin değiştirilmesi davası aile mahkemesinde açılmalıdır.

4-) Aldatmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? Aldatan Anneye ya da Babaya Göre Değişir Mi?

Aldatma (zina) veya güven sarsıcı hareketlerde bulunması, diğer eşe olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş anlamına gelmektedir. Evlilik birliğinin sona ermesine neden olan ve diğer eşe olan yükümlülüğün ihlal edilmesi çocuğun velayet hakkını almasına doğrudan etki etmemektedir. Mahkeme sonuç olarak çocuğun bakım ve gözetimini ihlal etmeyen eşe velayet hakkını verecektir.

Yazının devamı...

Flört şiddeti ve hukuki boyutu

28 Mayıs 2020

Şiddet deyince akla ilk olarak şiddetin bir türü olan fiziksel şiddet, tokat atma, tekmeleme gibi vücut bütünlüğüne verilen zarar eylemleri akla gelmektedir. Ancak şiddetin birçok türü vardır; kişinin özgürlüğünü sınırlayan yıpratıcı tutumlarla birlikte kişide manevi olarak çöküntüye uğratan, kişilik haklarını, onurunu ve haysiyetini zedeleyen psikolojik zarar amaçlı eylemler de şiddete girmektedir.

Duygusal bağ kurulan ilişkilerde gerçekleşen flört şiddeti, birçok kişinin uyguladığı ya da şiddete maruz kaldığı ama “Flört Şiddeti Nedir?” diye sorulduğunda ne olduğu bilinmeyen bir şiddet türüdür. Eminim hemen hemen herkes hayatının bir döneminde flört şiddetine maruz kalmış ya da bilmeden uygulamıştır. Elbette ki tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şiddetin en ağır ve yaygın olan fiziksel şiddet en temel konumuzdur ve bir an önce çözüm getirilmesi gerekmektedir. Ancak fiziksel şiddetin temeli olan psikolojik ve sosyal şiddetin kimse bilincinde değildir. Nitekim flört şiddetine maruz kalan kişiler öz güven eksikliği, travma, depresyon ve kaygı bozukluğu yaşamaktadır. Bu nedenle flört şiddeti konusunda herkes bilinçlenmeli, karşılaştığı vakit ise bu durumun yanlış olduğu algısını çevresine kazandırmalıdır.

Uzmanlar, flört şiddetinin temelinde aşağılık kompleksi, ihmalle büyüme, yetersizlik duygusu veya şiddet ile büyüme olduğunu belirtmiştir. Üstelik şiddetin cinsiyeti yoktur, şiddet uygulayan sadece kadın veya erkek diyemeyiz. Sıklıkla kadınlar şiddete maruz kalsa da erkeğin de şiddete maruz kaldığı durumlar vardır.

Peki bugüne kadar siz hiç flört şiddetine maruz kaldınız mı ya da yakınınız flört şiddetinden mağdur oldu mu? Aşağıda sınıflandırarak verdiğim örneklerde flört şiddetinin psikolojik ve sosyal boyunu ele aldım. Örnekler size eminim yabancı gelmeyecektir.

1- Kıskançlık, genellikle sevgi gösterisi olarak bilinmektedir; ancak ilişkinin temeli olarak güven kurulmalı ve saplantılı düşüncelerden arınmalıdır. Kıskançlık adı altında yapılan sınırlamalar ve baskılar yıpratıcı etki taşımaktadır.

- O eteği giymeyeceksin,

- Elbise ve mini etek giymen yasak

- Arkadaşlarınla gece dışarı çıkamazsın

Yazının devamı...

Korona sonrası boşanma avukatı

13 Mayıs 2020

Boşanma Avukatı Kime Denir?

Türkiye’de avukatların belli bir alanda vekillik hizmet verme zorunluluğu bulunmamaktadır, bir avukat her türlü konuyu içeren davaya vekillik hizmeti verebilmektedir. İstanbul ya da herhangi bir şehirde boşanma avukatı olmak için hukuk fakültesinden mezun olmak, 1 yıllık zorunlu yasal stajını tamamlamak ve avukatlık ruhsatnamesi almak gerekmektedir. Bazı ülkelerde olduğu gibi belli bir alanda avukatlık yapmak adına ayrı uzmanlık sınavına tabi tutulmamaktadır.

Ülkemizde belli bir hukuk dalında çalışmayı tercih eden ve kendisini o alanda uzmanlaştırmış avukatlar, o alan adıyla anılıyor veya kendilerini o alan avukatı olarak anıyorlar. Boşanma avukatı olarak bilinen veya hitap edilen avukatlar ise Türk Medeni Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, Çocuk Koruma Kanunu gibi kanun, yönetmelik ve uluslararası sözleşmelere hakim olan ve boşanma ile birlikte boşanmaya bağlı olan davaları tercih eden avukatlardır. Sonuç olarak çekişmeli ve anlaşmalı boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi tasfiyesi, boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri içeren davalarda vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti veren avukatlara halk tarafından boşanma avukatı denilmektedir.

Korona (COVID-19) Dönemi Sonrası Boşanmalar Artacak Mı?

Hepimizin günlük ritüelleri değişti, korona nedeniyle aileler artık tüm gün boyunca ev içerisinde birlikte kalıp kendisini izole etti. Sabah işe gitmek için ayrılan çiftler, akşam evlerinde buluşuyordu; ancak şimdi, bütün gün ev içerisinde birlikte vakit geçirerek ofis ve günlük rutin işlerini bir arada yapmak zorunda kaldılar. Elbette insanların düzeninde değişim meydana gelince aile hayatına dair radikal kararlar da gündeme gelmeye başladı, peki neler oldu?

Pandemi öncesinde aralarındaki iletişimi iyi olmayan çiftlerin bir kısmı evde birlikte vakit geçirme süreleri arttığından karantinada ilişkisini sağlamlaştırıp sorunlarını çözerken diğer kısım ise sorunlarını çözemedi ve boşanma konusunda kararlarını kesinleştirmiş durumdalar. Bu nedenle adli yargı sürelerinin durdurulmasına dair kararının kaldırılması halinde boşanma davası işlemleri başlatacak aileler çok fazla.

Bir yandan COVID-19 öncesinde boşanma davasını açan ancak duruşmaların 15 Haziran 2020 tarihine kadar ertelenmesi nedeniyle askıya almak zorunda kalan çiftler de var. Bu nedenle pandemi sürecinin bitmesiyle birlikte süreç öncesi açılan ve devam eden dosyaların duruşmaları yoğunlaşacağından yeni açılan davalara verilecek duruşma günleri merak konusu oldu. Genel kanaate göre pandemi sonrasında büyük şehirlerde mahkemelerin iş yükünde yığılma olacağından adli tatil öncesinde yeni açılan davalarda hemen duruşma günü verilemeyeceğidir. Muhtemelen büyük şehirlerde açılan boşanma davalarında verilecek duruşma günleri adli tatil dönemi sonrasına olacaktır.

Türkiye’de açılan

Yazının devamı...

Instagram'da Ciğerci'ye Taciz!

12 Mayıs 2020

Selin Ciğerci dün Instagram’da yaptığı canlı yayında talihsiz bir olay yaşadı ve bugün avukatı ile birlikte konu hakkında gerekli işlemleri yapacağını belirtti.

Instagram’da yayın esnasında önemli bir soru soracağını söyleyerek katılmak isteyen izleyicisini kırmayan Ciğerci, takipçisini yayına almasıyla çıkarması bir oldu. Çünkü izleyicisi yayına katılır katılmaz cinsel organını göstermişti. Yaşanan talihsiz olay sonrası Selin Ciğerci takipçilerinden özür diledi ve sabaha karşı çektiği bir video ile üzgünlüğünü dile getirdi.

Evet, durum üzücü ve artık kendisi için de travmatik bir hale büründü. Ama işin bir de hukuki boyutu var: Yaklaşık 17 bin takipçinin olduğu canlı yayında 1-2 saniyelik yaşanan bu olayda iki suç birden işlendi. Biri Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde belirtilen CİNSEL TACİZ SUÇU, diğeri 225. maddesinde yer alan HAYASIZCA HAREKETLER SUÇU.

Görüldüğü üzere yaşanan ve ayıplanan o 1-2 saniyelik görüntü iki ayrı suçu barındırıyor. Failin aslında basit bir eylem olarak düşündüğü o şey hapis cezasına kadar giden iki suç. Cinsel taciz suçunun cezai yaptırımı; 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası olup İnternette işlenmesi nedeniyle fail aslında cinsel saldırı suçunun nitelikli halini işlemiştir. Faile verilecek ceza sonucunda yarı oranında artırım uygulanacaktır.

Diğer yandan 17 bin kişinin izlediği canlı yayında yapılması nedeniyle işlenen hayasızca hareketler suçunun yaptırımı ise 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak faile fikri içtima (bir eylemin birden fazla farkı suç oluşturması halinde en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması) uygulanacak, cinsel taciz suçunun nitelikli hali uygulama alanı bulacaktır.

Genellikle insanlarda dokunmadan, fiziki temas olmadan cinsel suçların işlenemeyeceği düşünülmektedir. Ancak cinsel taciz suçu, cinsel amaçla cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla bedensel temasta bulunmadan gerçekleştirilen eylemdir. Her gün sosyal medya üzerinden binlerce kadın ve çocuk cinsel taciz ve cinsel istismar suçuna maruz kalıyor. Kimisi bu durumu paylaşarak, kınama yoluna gidiyor kimisi bu durumu utanç duyduğundan paylaşamıyor. En önemlisi de kimse bu eylemin aslında suç olduğunu bilmiyor…

Cinsel taciz suçu, altını çizmek gerekir ise cinsel arzuları tatmin etmek amacıyla hareket eden ve bedensel temas olmadan gerçekleştirilen eylemdir. Instagram, Facebook veya Twitter gibi sosyal medya hesapları üzerinden genellikle mesaj kutularına atılan cinsel organ fotoğrafları ve videoları, “Bu gece benimle birlikte olur musun?”, “Benimle yatar mısın?” gibi taciz içeren cümleler ayıplanacak türden bir eylem değil. Kanunda bu eylem suç olarak tanımlanmış iken bu olayın önüne geçmek gerekmektedir.

Başınıza bu tür olaylar geldiği zaman sessiz kalmamanız gerekmektedir. Özellikle anonim hesaplardan bu tarz mesajların gelmesi şikayetçi olamayacağınız anlamına gelmemektedir. Kişiler anonim, isimsiz hesap kullanarak gerçek kimliğini gizlemiş olsa dahi savcılık tarafından yapılan gerekli işlemler sonrasında kimin suç işlediği açığa çıkmaktadır.

Yazının devamı...