Adaletin güzel ve çirkin yüzü

Kadına yönelik şiddetin artması yasaların yetersiz olmasından değil, aksine mevcut yasaların gereği gibi uygulanmamasından kaynaklanmakta. Bunu belirleyen yargının kadına bakış açısı olabilir mi?

100 kişi iki gruba ayrıldı. A grubuna çirkin, itici görünen ‘suçlulara’ ait fotoğraflar gösterildi. B grubuna da çok düzgün, güzel insanlardan oluşan başka ‘suçlulara’ ait fotoğraflar gösterildi. Ama birbirlerinden habersiz bu iki gruba da aynı suçlar birebir aktarıldı. Amaç, suçlunun dış görünüşü karşısında ne kadar merhametli olacaklarını anlamak! Bir başka deyişle; “Bir insanın dış görünüşü onu hapisten korur mu?” sorusuna yanıt bulmak.

Deneklerin görevi ise hâkim gibi davranıp hapis cezası süresine karar vermek… Fotoğraftaki insanlar gerçekte suçlu değil birer aktör ama denekler bunu bilmiyor.

Yani iki denek grup birebir aynı suçu, birbirlerinden habersiz dinledi ama suçu işleyenlere ait fotoğraflar farklıydı…

Tipine bak, cezayı kes

1’inci suçlu: Uyuşturucu satıcısı. Polis baskını sırasında evinde metamfetamin, 26 bin dolar ve ateşli silahlar bulundu. Suçun cezası 3 ila 10 yıl arasında.

“Ona ne ceza verirdiniz?” sorusuna denekler, çirkin olan adama 13 yıl verdi. B grubu aynı suçtan güzel olan adama 8 yıl verdi. Beş yıllık bir sempati adamı daha ağır cezadan kurtardı.

2’nci suçlu: Bir kadın. Kasıtsız cinayetten suçlu bulundu. Gündüz vakti barda içerken, bir yaşındaki çocuğunu arabada bırakmış; 36 derecede, bebek arabada havasızlıktan ölmüştü. Genç kadın için istenen hapis cezası ise 7 ila 15 yıl arasında…

A grubu, ellerindeki fotoğrafa bakıp güzel olmayan, daha az çekici görünen kadına cezayı az buldu. 30 yıl veren de oldu müebbet isteyen de… Sonuçta kadına verdikleri ceza 33 yıl hapis oldu. B grubundakiler ise aynı suçu işleyen ama son derece masum, güzel görünümlü, çekici bir kadının fotoğrafına bakınca ceza hayli farklılaştı. Bebeğin ölümüne sebebiyet veren bu güzel kadına denekler hep gerekçe üretti: “Zaten hayatının kalanını acıyla yaşamak zorunda” vs diyerek ona 17 yıl hapis cezası verildi.

Cezalar neden farklıydı?

İnsanların dış görünüşüne bakarak, güzel olan suçlulara neden hafif cezalar verildi? Hukuk profesörü Jody Armour’a göre; bilinçaltındaki ön yargılar bazı insanların daha acımasızca yargılanmasına sebep olabilir. Mahkemeler çoğu kez hükmü o kişiye göre, önlerinde duran sanığa göre verirler. Ahlaki açıdan yargılarken çekici olan birine kıyasla olmayanı daha sert yargılar. Güzel olan gerçek anlamda kötü bile olsa bakan kişide güçlü bir bilişsel ön yargı oluşturuyor.

“100 Humans” adlı dizi belgeselden bir bölüm bu. Belgesel, Amerikan toplumunu temsil eden farklı yaş ve sosyal çevreye sahip 100 insanla bilinçli ya da bilinçsiz ön yargıların, kararların ve davranışların arkasında yatan gerçeği arıyor.

İyi hâl mi, ön yargı mı?

Biz de arayalım. Örneğin Türkiye’de son yıllarda giderek artan kadın cinayetleri ve çocuk tacizlerinde sanıklara “iyi hal” indiriminin tamamen erkek sanığın lehine yorumlanıp uygulanmasının sizce nedenleri ne olabilir? Çünkü artık biliyoruz ki; kadına yönelik şiddettin artması yasaların yetersiz olmasından değil, aksine mevcut yasaların gereği gibi uygulanmamasından kaynaklanmakta. Bunu belirleyen yargının kadına bakış açısı olabilir mi? Bunu anlamak zorundayız; çünkü aksi halde kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı gibi davalarda “kravat takmak”, “takım elbise giymek” yargı karşısında “el pençe durmak” gibi şekli ve göstermelik durumlar mahkemeler tarafından iyi hal sebebi sayılmaya devam edecek. Dolayısıyla medya şu sorunun yanıtını bulmak zorunda: Bu ceza indirimi ne için?” Gerçekten iyi hal mi kadına ön yargı mı?