İki çift ayakkabı için gözünü karartanlar

Ruhunu, mantığını yitirmiş, iletişim dilini ve de değerlerini kaybetmiş toplumların trajedisi de hayli büyük oluyor. Bir kargo kuryecisinin yaşadığı ya da ona yaşatılanlar gibi…


Kurye Mehmet Ali İbin… Arkadaşları onu şöyle anlattı: Anne babasına bakıyordu. İkisi de bakıma muhtaç hasta ve yaşlıydı. O da 40 yaşlarındaydı. Pandemi boyunca günde en az 150 adrese sipariş yetiştiren, iyi niyetli bir adamdı. Gün boyu elinde paketler, merdiven indi, merdiven çıktı, bir adresten, diğerine gitti. Karın tokluğuna çalıştı. Ve adresini bulamadığı bir alıcıyı telefonla aradı. Adresin eksik olduğunu bildirmek için…

Alıcı Tayfun Ş. adında bir şahıs. Kız arkadaşına internet üzerinden iki çift ayakkabı sipariş eden ama teslimatın gecikmesinin adres eksikliğinden olduğunu kavrayamayacak zekâda bir saldırgan. Kendisine adresin eksik olduğunu telefonla bildiren kuryeden özür dileyeceğine, yanına birkaç adam alarak gitti, sokağın ortasında kuryeyi darp ederek komaya soktu. Yargı zanlıyı serbest bıraktı. Beş gün yaşam mücadelesi veren Mehmet Ali hayatını kaybetti. Kuryenin ölümü sosyal medyayı ayağa kaldırınca yargı bu kez zanlının tutuklanmasına karar verdi.

İki çift ayakkabı için gözünü karartanlar

Trajedi dediğimiz şey tam da budur işte. Muhtemelen çözümü mümkün küçük bir problemin, devasa bir sorun haline getirilmesinde. Bu yüzden ruhunu, mantığını yitirmiş, iletişim dilini ve de değerlerini kaybetmiş toplumların trajedisi de hayli büyük oluyor. Bir kargo kuryecisinin yaşadığı ya da ona yaşatılanlar gibi… Bu olay aynı zamanda eksik adresten sorumlu olduğu halde, teslimat istediği zamanda kendisine ulaşmadığı için öfkesine ve de cehaletine yenilen Tayfun Ş. gibilerinin hikâyesidir. Yani henüz toplum olmayı başaramamış yığınların hikâyesi. Ve ülkemiz maalesef oldukça agresif, empati yeteneğini yitirmiş, özür dileme erdeminden yoksun, algılama sorunu yaşayan, kendi hatasını kabullenmeyerek basit bir sorunu, dehşet verici bir trajediye dönüştüren bu tür adamların hikâyeleriyle doludur.

Kuryelerin yaşadıkları

Birini dövmenin, öldürmenin, aşağılamanın, yok saymanın, ezmenin ya da hakaretin sonuçlarını bu tür insanlar okumadıkları için öğrenemiyorlar da. Mesela ayakkabı almak için alışveriş sitelerinde muhtemelen saatlerce dolanan, internet üzerinden satın alma başarısını gösteren bu tür insanlar, acaba haber sitelerinde kuryelerin pandemi döneminde nasıl olağandışı bir iş yüküyle karşı karşıya kaldıklarını sizce okumuşlar mıdır? Ya da salgın döneminde online satışın yüzde 1438 arttığını, kuryelerin mesai saatlerinin dışında da geç saatlere kadar işlerini kaybetmemek için çalıştıklarını, siparişleri yetiştirebilmek için kaza yaparak ya da koronavirüse yakalanarak hayatlarını kaybettiklerini biliyorlar mıdır?

Kargo şirketlerinin, kuryelerin pandemiyle baş gösteren sorunlarına yönelik yığınla haber yapıldı. Sizce hangisini okumuş ya da izlemişlerdir? Bu tür haberler daha doğru düşünmeye, davranışlarımızı iyileştirmeye, sorunları anlamaya, sorunlara çözüm üretmeye yönelik değilse biz bu haberleri niçin yapıyoruz? Peki, bu şiddet, öfke, nefret, bütün bunlar ne için? Hayatı eve sığdıramayanların iki çift ayakkabısı geciktiği için mi? Bu nasıl bir körlüktür!

Hazırlıksız yakalandık

Evet, ihtiyaçlarımız var. Evet, pandemi internet üzerinden alışverişin artmasına, alışveriş arttıkça da kargolarda sorun yaşanmasına neden oluyor. Ama bu internet alışverişlerinizi de bakkalın çırağı getirmiyor. Evinizin yanı başındaki marketten gelmiyor. Bu sürece hepimiz hazırlıksız yakalandık. Oturduğumuz yerden iyi hizmet, kaliteli ürün bekliyorsak, kargo şirketlerinin dağıtım ya da hizmetlerindeki aksamalarına neden olan sorunları da bilmek zorundayız. Bu konuda onlarca haber yapıldı. Sorunların ne olduğunu okuyup anlayıp empati kurmak mümkün.