Frieze haftası başladı

Geçen yıl tam da bu hafta Türkiye’den birçok sanatçı, galerici ve koleksiyoner Londra’daydı.

Peki ama neden?

Frieze ve Frieze Masters sanat fuarları için.

Dünyanın en önemli sanat markalarından biri Frieze, her yıl ekim ayında yeni sezonun ve sanat takviminin de başlangıcı.

Londra’da bir kültür-sanat dergisi olarak başladı, daha sonra ise her yıl farklı zamanlarda Londra, New York ve Los Angeles’da düzenlenen çok önemli bir sanat fuarı haline geldi.

Bir de Frieze Masters bölümü var, Frieze Masters’da sergilenen başyapıtların fiyatları 4 milyon euro ile 12 milyon euro arasında değişiyor, tabii çok daha değerli olan eserler de burada karşınıza çıkabiliyor.

Artık sanat koleksiyonerleri için eserleri Frieze’den almak da bir artı değer.

Koleksiyonerlerin bir sanat eserini neden özellikle Frieze’den almayı tercih ettiklerini, Frieze’in bir ölçü ya da sanatla tanışma aracı olup olmadığını daha önce kurucusu Matthew Slotover ile konuşmuştum.

“Türkiye’deki sanatçılar nasıl dünya çapında olabilir?” soruma Füsun Eczacıbaşı’nın kurduğu SAHA Derneği’ni örnek vermişti.

Geçen yıl Regent’s Park’ta Frieze’i gezip, fuarda Hüseyin Çağlayan ile yapılan söyleşiyi izleyip daha sonra fuarın içinde bir pop-up restoran açan River Café’de şahane bir yemek yemiştik.

Bu yıl ise malum durum farklı, aynı Frieze New York gibi Frieze Londra da çevrimiçi gerçekleşecek.

Frieze Viewing Room’da artırılmış gerçeklik teknolojisiyle sanat eserlerini koleksiyonerlerin kendi evlerinin ölçülerinde görmesi de mümkün olacak.

Yarın ve ertesi gün fuarın ön izleme günleri.

9-16 Ekim tarihlerinde ise Frieze herkese açık.

Afrika sanat fuarı 1-54 yükselişte

Frieze haftasında diğer en sevdiğim fuar ise Afrika kıtasındaki 54 ülkenin çağdaş sanatçılarını ve eserlerini bir araya getiren 1-54.

Londra’daki 1-54’da hızımı alamayıp Marakeş’te meşhur La Mamounia otelde gerçekleşen edisyonuna da gitmişliğim var.

1-54 Londra, bu yıl diğer sanat fuarları gibi sadece çevrimiçi gerçekleşmiyor.

Somerset House’daki edisyonu 8-10 Ekim’de açık.

Kovid-19 nedeniyle önlemler artırılmış, sadece randevulu gezilebiliyor.

Ön izleme günleri bugün ve yarın.

Ayrıca 1-54’un çevrimiçi edisyonu ise Christie’s müzayede evi iş birliğiyle gerçekleşiyor ve 12

Ekim’e kadar görülebilir.

Keith Haring koleksiyonu rekor kırdı

1980’ler, pop art ve graffiti denince akla gelen ilk isim Keith Haring’in kişisel koleksiyonundan tam 140 parça geçen hafta Sotheby’s’de çevrimiçi bir açık artırmayla satıldı.

Elde edilen 4.5 milyon dolarlık gelir New York’ta bir LGBTI merkezine bağışlandı.

Bu açık artırmanın en dikkat çeken yanı pandemiye rağmen, eserlerin yüzde 100’ünün satılması ve beklenen rakamın tam 3 katına çıkılmasıydı.

Üstelik Sotheby’s alıcıların yarısının yeni koleksiyonerler olduğunu açıkladı.

Bu da demek oluyor ki müzayede evlerinin genç alıcıları çekmek için popüler kültüre yönelmeleri işe yarıyor.

En yüksek fiyata satılan eserlerden biri Andy Warhol imzalı Keith Haring ve sevgilisinin portresiydi, 504 bin dolara satıldı.

Aynı fiyata satılan diğer bir eser ise 1981’de aralarında Keith Haring ve Jean-Michel Basquiat’nın da olduğu Fab Five Freddy, Futura, Rammellzee, Haze, Zephyr, Sniper, CHI-193 ve Chino gibi sokak sanatçılarının plexiglass üzerine yaptıkları ortak eserdi.