
Bu hafta Paris, tasarım dünyasının kalbinin attığı en önemli buluşmalardan birine ev sahipliği yapıyor.
Uluslararası tasarım takviminin en prestijli etkinliklerinden biri olan Maison & Objet, her yıl olduğu gibi bu ocak ayında da mimarları, tasarımcıları, markaları ve yaratıcı endüstrilerin önde gelen isimlerini bir araya getiriyor.

1994’ten bu yana düzenlenen Maison & Objet, bir fuarın çok ötesinde, bugün küresel tasarım trendlerinin belirlendiği bir referans noktası olarak kabul ediliyor.
Mobilyadan aydınlatmaya, dekorasyondan zanaate kadar geniş bir yelpazede üretim yapan markaları ve tasarımcıları aynı çatı altında buluşturan etkinlik, aynı zamanda sektörün geleceğine dair güçlü bir tartışma zemini sunuyor.
Bu yönüyle Maison & Objet, “neden ve nasıl üretiyoruz?” sorusunu gündeme taşıyor.
Geçen yılki ‘Sur / Reality’ temasından sonra 2026 edisyonunun teması olan ‘Past Reveals Future’ (‘Geçmiş Geleceği Açığa Çıkarır’) da tam olarak bu sorgulamaya işaret ediyor.
Bu yıl Maison & Objet, tasarımcıları geçmişin estetik, teknik ve kültürel mirasına yeniden bakmaya yönlendiriyor.
Antik dönemden Art Deco’ya uzanan tarihsel referanslar, bugünün tasarım diliyle yeniden yorumlanıyor.
Mesaj net: Geleceğin tasarımı, geçmişten koparak değil, onu anlayarak, dönüştürerek ve yeniden anlamlandırarak kurulabilir.
Bu yaklaşım, fuarda öne çıkan birçok sergide ve enstalasyonda kendini gösteriyor.

Sanat direktörü Elizabeth Leriche’in küratörlüğünü üstlendiği “What’s New? Decor” sergisi, geçmiş dönemlerin izlerinin çağdaş iç mekân tasarımına nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor. Tarihsel formlar, malzemeler ve süsleme anlayışı, günümüzün yalınlığı ve teknolojisiyle birleşerek yeni bir tasarım dili oluşturuyor.
Bu yılın dikkat çeken yeniliklerinden biri de Fransız zanaatkârlığını odağına alan ‘Manufactures of Excellence’ bölümü.
Barok estetiğin çağdaş bir bakışla yeniden ele alındığı bu alan, el işçiliğinin ve yerel üretimin tasarım dünyasındaki önemini hatırlatıyor.

Cam ustalarından mermer işçilerine, dokumacılardan metal sanatçılarına kadar pek çok üretici, zanaatin hâlâ ne kadar güçlü ve güncel olduğunu kanıtlıyor.
Bu bizim gibi zanaat kültürü çok güçlü bir ülke için de sevindirici.
Geçen yıl büyük ilgi gören özel sergi CURATIO, bu yıl Maison & Objet’ye daha da genişletilmiş bir formatla geri dönüyor.
Thomas Haarmann’ın küratörlüğünü üstlendiği, bir köy kurgusu içinde sunulan bu özel enstalasyon, bu yıl 60 uluslararası katılımcıyı bir araya getiriyor.
Maison & Objet’nin bir diğer önemli yönü ise fuar alanının dışına taşan yapısı.
‘In the City’ programı sayesinde etkinlik, Paris’in merkezine yayılıyor, showroom’lar, galeriler ve tasarım stüdyoları profesyonellere kapılarını açıyor.
Bu yılın ‘Designer of the Year’ ödülünün Crosby Studios’un kurucusu Harry Nuriev’e verilmesi de tesadüf değil.
Nuriev’in zanaat ile çağdaş tasarım arasındaki sınırları bulanıklaştıran yaklaşımı, Maison & Objet’nin bu yıl vermek istediği mesajla birebir örtüşüyor.
Maison & Objet 2026, gelecek geçmişi dinleyen tasarımcıların elinde şekilleniyor diyor.
Fuar, Paris Nord Villepinte Exhibition Centre’da 15-19 Ocak’ta.