Sonunda suçunu itiraf etti

Galerici/sanat danışmanı Inigo Philbrick’in 85 milyon dolarlık dolandırıcılıkla ortadan kaybolması birkaç yıldır uluslararası çağdaş sanat dünyasının gündeminde.

Inigo Philbrick çok yetenekli bir sanat danışmanı olarak kariyerine Londra’da başlıyor.

White Cube Galeri’nin kurucusu Jay Jopling’in dikkatini bile çekiyor.

Hatta Jopling, Philbrick’e Mayfair’deki galerisini açmasında yardımcı da oluyor, yatırımcılardan biri de.

Inigo Philbrick’in işleri bir süre çok iyi gidiyor.

En büyük müzayedelerden en pahalı eserleri toplamaya başlıyor.

Ünlü koleksiyonerlere büyük satışlar yapıyor, kendisi de koleksiyoner müşterileri gibi jet set yaşamaya başlıyor.

Sonra bir anda ortadan yok oluyor ve işte o zaman anlaşılıyor ki aynı eserleri birden fazla kişiye satmış ve sonunda da eserleri hiçbirine teslim etmemiş.

Para kaçırma ve kimlik hırsızlığı suçlamalarıyla da yargılanan Philbrick, bir açık artırmada Jean-Michel Basquiat’ın “Humidity” adlı eserini 12.5 milyon dolara Sasha Pesko için alıyor ve yatırımcısına eseri aynı yıl içinde çok daha yüksek fiyata satabilecekleri vaadinde bulunuyor.

Philbrick, daha sonra da aynı eseri kullanarak Athena adlı fondan büyük bir yatırım alıyor.

Eseri ise daha sonraki satış değerini daha da yükseltmek amacıyla Tokyo’daki Mori Art Museum’a sergilenmek üzere ödünç veriyor.

Christopher Wool ve Rudolf Stingel imzalı eserleri de aynı yöntemle birden çok kişiye birbirinden habersiz milyonlarca dolara satıyor.

85 milyon dolarla ortadan kaybolan Inigo Philbrick’ten uzun bir süre hiç iz yok, geride ise birçok kızgın sanat koleksiyoneri kalıyor.

Son zamanların en büyük sanat dolandırıcısı olduğu söylenen Inigo Philbrick sonunda Temmuz 2020’de bir Güney Pasifik adası olan Vanuatu’da yakalandı.

Sırf New York Federal Mahkemesi tarafından 20 milyon dolarlık dolandırıcılıkla suçlanan Inigo Philbrick’in galerileri Londra ve Miami’de olduğu için satışın önemli bir bölümü bu şehirlerde gerçekleşiyordu.

Philbrick, Papua Yeni Gine’deki ABD Büyükelçiliği’nin iade talebi sonucunda ABD’ye teslim edildi.

Şimdi Philbrick, federal mahkemede yargılanıyor, ama şu anda sanat dünyasında asıl merak edilen Basquiat eserinin kimde kalması gerektiği, ilk yatırımcıda mı, yoksa Philbrick’in offshore şirketiyle iş birliği yaptığı iddiası henüz kanıtlanmayan fonda mı?

Bu daha uzun süre belli olmayacak ama geçen hafta bu davayla ilgili    önemli bir gelişme yaşandı.

Philbrick mahkemede ilk kez suçlu olduğunu itiraf etti.

Neden suç işlediği sorulduğunda tek kelimeyle yanıtladı. Cevabı basitti: “Para”.

Şimdi 86 milyon doları geri ödemesi ve 20 yıl hapis cezası alması söz konusu.

Avukatı Jeffrey Lichtman ise şöyle bir açıklama yaptı: “Müvekkilim tüm yaptıklarının sorumluluğunu aldı ve hayatının geri kalanında bu suçların bedelini ödeyecek. Davranışları dürüst olmasa da ve kriminal suç sayılsa da, bu tür davranışların çok olağan görüldüğü sanat dünyası gibi baştan sona hastalıklı bir endüstrinin parçası olduğunu unutmamak lazım.”