Sigorta acenteden alınmalı

20 Mayıs 2020

Sigortacılık Kanunu'nun 1'inci maddesi şöyle diyor: “Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.”

Yani kanunda ifade edilen aslında şu: “Bu kanun ile bir düzen getireceğim. Başta tüketici olmak üzere tüm sektör paydaşlarının hak ve menfaatlerini korumak için bu kanunu çıkardım.” Özeti bu. Tabii ki o günden bugüne kadar kanun üzerinde çağın gereklerine göre düzenlemeler yapılmalı. Ama tabi ki ana hatlarına dokunmamak şartıyla. Özüne dokunacaksan da bunun yönetmeliklerle yapılamayacağı çok açık.

Önce şunu söylemeliyim. Acenteler sektörün temelini oluşturan paydaşlardan biri. Prim üretiminin yüzde 60'ını acenteler yapıyorsa gerisi tartışmaya gerek bile yok. Bu arada sigorta şirketleri, Brokerler ve Eksperler de sektörün diğer temel taşları.

Önce şu konuda anlaşalım. Sektörün önemli bir paydaşı olan Acenteler bu sistem içinde ayakta kalmalıdır. Onların işlerini daha iyi yapabilmeleri için her fırsat verilmeli. "Sigorta Acenteden alınır", "Sigortacılık Acentesiz Olmaz." Bunların hepsinin altını çizerek yazıyorum. İnanarak yazıyorum.

Acenteler daha önce kaytan bıyıklı, elinde çanta, birilerinin boş halini yakalayıp elinden parasını alıp, hasar sırasında ortada olmayan biri olarak görülürdü. 2007 Yılında çıkan 5684 Sayılı Sigortacılık Yasası ile buna bir çekidüzen getirildi. Levhaya kayıt olacaksın, Segem Belgesi alacaksın, başka iş yapamayacaksın, ayrı kapı numaran olacak, sabit bir IP kullanacaksın, yok üniversite mezunu olacaksın falan da falan... Bunları okuyunca insan Sigorta Acenteliği'nin bir meslek olarak tanımlandığını düşünüyor.

'SİZ DE BANKACILIK YAPIN'

Ama sonra ne oldu? Ufak ufak bu işi herkes yapar oldu. Yani acente sahibi olmak herkesin yapabileceği bir iş olarak karşımıza çıktı. Bununla ilgili de bir iki yazı yazmıştım. Bu yazılarımda ‘Acentelerin eli kolu yasa ile bağlanmış, başka iş yapamazsın denilmiş. Fakat diğer taraftan her önüne gelen sigortacılık yapma gayretinde. ‘Eli bağlı dayak diyen boksör gibi’ tanımı da yapmıştım. Hatta bu konu yıllar önce bankalar nedeniyle gündeme geldiğinde Bahçeşehir Üniversitesi'nde bir panelde konuşan Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Ahmet Genç’in, "Bankalar sigortacılık yapıyor diye itiraz ediyorsunuz. Tamam, siz de bana bankacıların yaptığı bazı finansal enstrümanları satmaya aracılık etmek ile ilgili proje getirin. Siz de bankacılık yapın" dediğini çok net hatırlıyorum. Gerçi yakın zamanda TÜSAF'ın Findeks ile işbirliği tam da bu söylemin yıllar sonraki bir açılımı olarak görülmeli. Sonrasında Kefalet Sigortası gibi birçok ürün sigorta sektörünün portföyünde yer almaya başladı.

Ama bu pastaya ortak olmak isteyenlerin sadece bankalar olmadığı ortaya çıktı. GSM operatörlerinden tutun, tekno marketlere, internet sitelerine kadar pastaya gelen ortak sayısı her geçen gün artıyor. Son çıkan yönetmelik de bardağı taşıran son nokta oldu. Acenteler pastasını kime karşı koruyacağını şaşırdı diyebilirim. İş tüketicinin insafına kalmış. Hizmet alacağını düşünüyorsa gidip acenteden alacak. Buna güvenmiyorsa gidecek internetten, marketten, kiosklardan alacak.

Yazının devamı...

Sağlık sigortası yaptırmak artık hayal mi?

7 Nisan 2020

Özel sağlık sigortasını geçmiş yıllarda hep peşin ödemeli bir sağlık harcaması olarak görmüştük. Yani 3000 TL sigorta primi ödenmişse sigortalılar o sene içerisinde illa ki o ödenen primin üzerinde sağlık hizmeti almaya kendilerini şartlamışlardı. Sonraki yıl karşılarına yüksek primler çıkınca da çok şaşırmışlardı. Şikayet üstüne şikayet tabii. Sağlık sigortalarında temel prensip hastalanmadan sağlık sigortası yaptırmak. Hastalandıktan sonra sağlık sigortası yaptıranlar ne yazık ki kayıtlara ulaşıldığında ihtiyacı olduğu sırada tedavisinin kapsam dışı olduğunu öğrendi. Özel sağlık sigortasında ikinci önemli nokta ise doğru beyan. Yani hastalık geçirmişsen, beyan edeceksin. Bu kadar net. Ödediğin primin üzerinde gereksiz hizmet almışsan gelecek sene daha pahalı sigorta yaptıracağını da unutmayacaksın.

Sigorta şirketlerinin hemen hemen hepsi Covid 19 virüsünün yol açtığı hastalığın teminatlarda olmamasına rağmen tedavi masraflarının karşılanacağını açıkladılar. Buraya kadar sigorta şirketlerinin yeterince bir riski üzerlerine aldıklarını söylemeliyim. O günden sonra bana en çok gelen soru ise, "Şu anda özel sağlık sigortası yaptırılabilir mi?” Gelen bazı açıklamalarda gördüm; "Bu virüsü taşımadığını ispatlayan herkes özel sağlık sigortası yaptırabilir." Bu çok önemli bir açıklama. Risk devam ederken şayet Covid-19 virüsünü kapmadıysanız ve bunu ispat ederseniz sigorta yaptırabilirsiniz demek.

Sağlık sigortalarında fiyatlar ne olur?

"Bundan sonra sağlık sigortasında fiyatlar çok artar. Sağlık sigortası yaptırmak hayal olur" şeklinde söylemlere de tanık oluyorum. Evet risk arttıkça maliyetinin de arttığı bir gerçek. Bu alınan riskler şirketler tarafından dünyanın dev reasürans şirketlerine plase ediliyor. Yani bir garanti alınıyor. Ben reasüransa 'sigortanın sigortası" diyorum. Tekrar sorumuza dönecek olursak ‘Bundan sonra yaptırılacak özel sağlık sigortalarında fiyatlar fahiş artar mı?’ Şu ana kadar bu soruma net bir cevap alamadığımı söylemek isterim. Ama aldığım bazı cevapları şöyle özetleyebilirim. Öncelikle bu dev reasürans şirketleri dünyanın her tarafındaki risklere teminat veriyor.

Eskiden riskler sadece bir bölgede olduğu için bu reasürans şirketleri riskin altından kalkabiliyordu. Yani yumurtaları tek sepete koymuyorlardı. Fakat son yaşanan durum çok farklı. Dünyanın her yerinden alınan yumurtalar bir sepette zarar gördü. Sigorta şirketleri zor duruma düşerken reasürans piyasalarının etkilenmeyeceğini düşünmek saflık olur.

Özetle reasürans maliyetleri artma ihtimali yüksek ve bunun da primlere yansıması kaçınılmaz. Hal böyleyken şirket yetkilileri bu teminatları alırken yüksek maliyetle almamak için büyük çaba sarf edeceğiz diyorlar. Ama sürekli olarak da dövizdeki yükselişin hastane maliyetlerini artırmasının primlerin yükselmesine etkisinin kaçınılmaz olduğunu da dikkat çekiyorlar. Öncelikle sağlık diyorum. Olabildiğince mali gücünüz çerçevesinde sigortasız kalmayın. 'Evde Kalın' diyorum.

Yazının devamı...

Aylık görüntülenme 7 milyona ulaştı

13 Mart 2020

ESKİ MODA İLETİŞİM TEKNİKLERİ!

Yıllardır para ile satın alınarak içine sigorta haberi doldurulan gazete sayfaları vardı. Yirmi yıl önce belki bir değeri olabilir ama yeni medyada bu gazetelerden sadece bir kısmı okuyucuya ulaşıyor. Buralarda da okunma sayıları yeni medya düzeninde artık basılı mecralardan dijitale geçti diyebiliriz. Artık vatandaşlar haberleri sosyal medyadan ya da bubüyük gazetelerin com.tr'lerinden takip ediyor. Zaten bu sayfalar reklam sayfası olarak düşünüldüğünden buralardaki haberler gazetelerin internet portallarına pek alınmıyor. Diğer taraftan gençlerin artık basılı gazete almadığı da istatistiklerde mevcut.

Son yıllarda sık sık belirtiyorum. Sigorta sektörünün mesajları, haberleri gençlere ve orta yaş grubuna iletilmeli. Gençlere ulaşmanın en kolay yolu ise dijital mecralar. Bu kesimin sigorta mantığını çok daha rahat anlayabileceği bir bakış açısı lazım. Yani bir ev otomobil aldığında ilk aklına gelecek şeyin sigorta olması gerekiyor.

SEKTÖR İLETİŞİMİNDE DEVRİM

Tam bu aşamada Tur Assist firması, MEDYA ASSİST organizasyonu ile sektörü gençlerle buluşturmak için bir proje geliştirdi. Milliyet ve diğer dijital platformlarda sigorta haberleri yayınlamak için anlaşma yaptı. Bu, sektörün önünü açacak önemli bir iletişim atağıdır. Biz de Sigorta Medya olarak bu organizasyonda yer almaktan gurur duyduk. 1,5 aydır gazetelerin dijital kanallarına içerik oluşturuyoruz. Ocak ayında daha tam organize olamadan sadece 15 günde 3.476.220 sayfa görüntülenme yapılırken, 2.739,774 tekil ziyaretçi de hazırladığımız sigorta haberlerine bakmış. Şubat ayında bu rakamın 7 milyonun üzerine çıktığını da söylemeden geçmeyeyim. Tam rakamlar geldiğinde de sizlerle paylaşacağım. Medya Assist'in yaptığı büyük bir organizasyon ve sigorta sektörünün bu kanalla iletişim konusunda hedefi tam 12'den vurduğunu söyleyebilirim. Biz de Sigorta Medya olarak okunabilir, ilgi çekebilecek sigorta ile ilgili içerik üretebilmek için var gücümüzle ekip olarak çalışıyoruz.

Yazının devamı...

DASK’ınızı yenilemeyi unutmayın!

30 Ocak 2020

Bugüne kadar 800'den fazla köşe yazısı yazdım. Bu yazıların sadece sigorta sektörü ile sınırlı olması bence büyük başarı. Neden mi? Herkes, "Sigorta sektörü ile ilgili 800 tane yazı konusunu nereden bulabildiniz?" diye soruyor. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki sigorta hayatımızın her anına, her yerine dokunan bir olgu. Sigortanın kapsama alanına girmeyen bir yer bulmak neredeyse imkânsız.

Sigorta ile ilgili yazdığım yazılarda konu çakışması elbette var. Sağlık sigortaları, kasko, trafik sigortası, tarım sigortaları ve bireysel emeklilik sistemi en sık değindiğim konuların başında yer alıyor. Fakat Zorunlu Deprem Sigortası halkımız arasında bilinen ismiyle 'DASK' , neredeyse yukarıda bahsettiklerimden bir tık daha fazla yazdığım bir konu. Deprem Sigortası gerçekten çok önemli. "Allah korusun büyük bir deprem olsa bu kadar kişiye nasıl tazminat ödenir?" Ya da "Ben öldükten sonra ne yapayım parayı " diyenler çoğunlukta. Fakat işin aslı bu kadar küçümsenecek boyutta değil.

HAYATTA KALMAK ÖNCELİĞİMİZ, GERİSİ...

Öncelikle deprem ülkemizin ne yazık ki acı bir gerçeği. Bunu geçtiğimiz hafta önce Manisa’da yaşanan ve sonrasında Elazığ’da yaşanan 6.8 büyüklüğündeki deprem bizlere bir kere daha hatırlattı. Bununla yaşamayı öğrenmeli ve önlemlerimizi almalıyız. Tek amacımız hayatta kalmak olmalı. Bunun için güvenli konutlarda oturmak çok önemli. Deprem sonrası hayatta kaldık ve evimiz hasar gördüyse asıl hayatta kalma savaşı bundan sonra başlıyor. Evet önceliğimiz hayatta kalmak ama sonrasında en azından barınma ihtiyacımızı karşılayacak bir maddi olanağı bulmamız gerekecek. Bunun için de DASK'ı yaptırmamız ve her yıl yenilememiz elzem bir durum. DASK'ın fonları çok büyük. Deprem konusunda tüm acil planları yapılmış. Ayrıca eksperlerin de bu konularda eğitildiğinin altını çizmem gerekir. Allah korusun böyle bir felaket yaşandığında mağduriyetlerin giderilmesi konusunda hızlı aksiyon alınacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Öncelikle hayatta kalmak için önlem, sonrasında ise yaşamımıza devam edebilecek maddi olanak DASK tarafından karşılanacak. Siz yeter ki deprem olmasını beklemeden DASK'ınızı yaptırın ve her yıl yenilemeyi unutmayın.

Yazının devamı...

Trafikte havada uçuşan sigortasız motosikletler

23 Ocak 2020

Araç kullanırken yanımda neredeyse uçuşan motorlardan kendimi korumak zorunda kaldığımı söyleyebilirim. Tabi onlara zarar veririm korkusu da yok değil. Bu korkuyla araç kullanıyorum denilebilir. Çünkü nereden çıkacakları belli değil.

TRAFİKTE MOTORLAR ÇOĞALDI

Yurt dışında motor kullananları Türkiye ile kıyasladığımda inanılmaz farklar görüyorum. Örneğin Vietnam'da sokaklarda otomobilden çok motor var. Ama o kadar dikkatli kullanıyorlar ki sormayın. Örneğin Kanada'da otomobiller neredeyse motosikletlerin yanına yaklaşmaya bile korkuyor. Biz de ise durum tam tersi. Sen kaçsan bile bizim motorcular üstünüze üstünüze geliyor. O kadar riskli bir durum ki. Bunun için acaba motora binenler sigorta ile nasıl güvence altına alınıyor diye bir küçük bir araştırma yaptım. Motosiklet kullananların kurduğu sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yapmış olan Özgür Candar'ı aradım. Aldığım cevaplar beni daha da dehşete düşürdü. Çünkü sigortasız motosiklet kullananların sayısı oldukça fazlaymış.

RİSK ÇOK YÜKSEK!

Öncelikle motor kullananları birkaç gruba ayırmak gerekiyor. Birincisi zevk için kullananlar, ikinci grup ulaşım için kullananlar, bir diğeri ise paket yani kurye amaçlı kullananlar. Hepsi için motosiklet trafik sigortası yaptırmak zorunlu. Tabi ki kaskoda yaptırılabilir. Ama kasko biraz pahalı... Bunun nedeni olarak ise motosiklet parçalarının çok pahalı ve riskin yüksekliği gösteriliyor. Motosiklet kullanımında risk çok yüksek olduğu için bu konuda çok aktif sigorta şirketi de yok gibi. En aktif olanı ise Quick Sigorta. Motorcuların tüm aktivitelerine katılıp destek veriyor.

SİGORTANIZI İHMAL ETMEYİN

Motosikletlerin trafik sigortası, denetimin az olduğu taşra bölgesinde yarı yarıya olduğu belirtiliyor. Büyükşehirlerde ise paketçi tabir edilen dağıtıcıların ise birçoğunun Trafik sigortası yok. Bilindiği gibi Trafik sigortası karşı tarafa verilen zararı karşılıyor. Motordaki bir hasarın karşılanması için Kasko yaptırılması gerekiyor. Edindiğim bilgiler ışığında motosikletler için Trafik Sigortası yaptırmanın bedeli 300 TL'den başlıyor ve daha yukarılara da çıkabiliyor. Motor kaskosu ise genellikle yüksek fiyatlı motor kullananların tercih ettiği bir sigortaymış. Prim tutarları ise 4-5 bin TL'leri buluyormuş.

CANDAR: "SİGORTALILIK ORANI DÜŞÜK"

Yazının devamı...

Riskler artıyor! Sigortanız var mı?

17 Ocak 2020

Milyonlarca insanın başına her gün "iyi ki sigortalıyım" dediği olaylar gelebiliyor. Bunun için özlü sözler de var. Bu sözleri yazılarımda sıklıkla kullanırım. Örneğin, ‘Sigorta, ihtiyacın olduğunda satın alamadığın tek şeydir’, ya da ‘Sigorta yaptırmayacak kadar zengin misiniz?’ Yaşanan ekonomik çalkantılar içerisinde bir de sigortaya ayıracak bütçemiz yok diyebilirsiniz. Fakat ekonomik sıkıntı yaşadığınız bir dönemde başınıza gelecek bir felaket sonrasında eski yaşamınıza dönmeniz için aslında çok daha fazla paraya ihtiyacımız olduğu da aklınızın bir köşesinde kalmalı.

İHTİYACINIZ OLDUĞUNDA SİGORTANIZ YOKSA

Sigorta faydalı bir şey midir? Bu sorunun yanıtı tabi ki evet. Sigorta sektörü ve şirketleri geçmişte suçlandığı gibi 'poliçeye imza attırana, primi kapana kadar var. Hasar anında bul bulabilirsen mi?’ Hayır. O köprülerin altından çok sular aktı. Şimdi, tabii ki istisnalar olabilir ama yüzde 99'u tüketicisini memnun etmek isteyen bir sektör var karşınızda. Yeter ki suiistimale başvurulmasın. Sigorta şirketleri bu konuda hiç suçlanmamalı. Çok zor bir iş yapıyorlar. Yangın olduğunda, araba kazası yaptığında, kanser olduğunda, vefat ettiğinde, işyerini su bastığında veya benzeri durumlarda aradığın kurumlar bunlar. Sigorta şirket yöneticileri eminim, Milli Piyango Müdürlüğü'nün en büyük ikramiyesinin çekini vermek isteyen yönetici tarafında olmak isterler. Ama dünyanın manevi hazzı en yüksek olan mesleğini yapıyorlar. Fabrikası yanmış, aracı takla atmış, işyeri su basmış sigortalısının mağduriyetini ortadan kaldırdığında aldığı hayır duasını bence hiç kimse alamaz.

TUR ASSİST'E SEKTÖR ADINA TEŞEKKÜR ETMEK İSTERİM

Sigorta şirketlerinin sigortanın faydalı olduğunu geniş kitlelere duyurma konusunda ne yazık ki sıkıntıları var. Hatta mağduriyeti giderilmiş kişilerle ilgili bile haber yapmamızı pek istemezler. Konuya 'zaten işimiz bu' diyecek kadar mütevazı yaklaşırlar. İşte şimdi milyonların takip ettiği gazetelerin dijital kanalları sayesinde sigortanın faydalarını başta gençler olmak üzere geniş kitlelere ulaştırmak için yola çıktık.

Bu konuda sigorta sektörünün en önemli asistans şirketi Tur Assist önderlik yaptı. Elini taşın altına koydu demek yanlış olmaz. Sigorta sektörü adına kendilerine teşekkür ederim. Tam da bu noktada sektörün ihtiyacı olan bir kanal açtı. Reklam Assist ve Sigorta Medya Yayıncılık A.Ş işbirliği ile gazetelerin dijital kanallarına içerik üretmeye başladık. Gençlerin ve geniş kitlelerin başlarına bir şey gelmeden sigorta yaptırmalarının faydalarını anlatan, bilgilendiren, hatırlatan ve uyaran haber içeriklerimiz olacak. Ben de buradan sizlere her hafta gündemle ilgili yazılar yazmaya devam edeceğim.

Yazının devamı...