
Pazartesi akşamı saat 20’de, Can Dündar NTV’deki “Canlı Haber” programında; belki de yepyeni bir dönemin başlangıcı olan, “Güneş”le ilgili yeni bulgularla saptamaları getiriyordu ekrana.
* * *
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi “NASA”, 2006 yılında uzaya gönderdiği ikiz STEREO teleskoplar sayesinde, “Güneş”in ilk kez yusyuvarlaklığını saptayan üçboyutlu fotoğraflarını elde etmişti ve Can Dündar da ekrana, “Güneş”in üçboyutlu görüntülerini yansıtıyordu.
* * *
Güneş, bizim yaşadığımız “yer” küresinden kaç kez daha büyüktü, biliyor musunuz?
333 bin 432 kez...
Ve Dünya’mızdan 150 milyon km uzaktaydı.
* * *
Sabahın erken saatlerinde, önce göz alıcı ışıkları görünen güneşin doğuşu da şiirsel bir “ihtişam” içindeydi, akşamları Marmara’nın ufuklarında batışı da...
* * *
Bizim “yer” küresi ise, “Güneş sistemi”nin en küçük 3 gezegeninden biriydi.
En küçük gezegenlerinden birinin üstünde yaşadığımız bizim “Güneş sistemi” gibi; kim bilir kaç milyon, belki de milyar “güneş sistemi” daha vardı bağlı olduğumuz “Samanyolu” galaksisinde...
* * *
Ya sayısı bilinmeyen öteki galaksiler?...
* * *
Astronomlara hayran olmak gerekiyordu, “kafayı yemedikleri” için...
* * *
Kahire’de, diktatör Hüsnü Mübarek’e karşı ayaklanan ve Tahrir Meydanı’nda toplanan milyonlara, İstanbul’dan da destek gelmişti.
* * *
Mübarek’i simgeleyen biri bindirilmişti bir devenin üstüne ve Galatasaray’dan Taksim’e kadar süren bir yürüyüşten sonra da; Taksim’de alaşağı edilmişti o Mübarek taklidi...
* * *
Bendeniz 70 yıl önce, Galatasaray’ın lise binasındaki ortaokuluna başladığımda; aklıma mı gelirdi, 21’inci yüzyılın ilk 10 yılı da geri kaldığında, Beyoğlu’nda Mısır’daki diktatöre karşı develi bir protesto yürüyüşü yapılacağı?
* * *
O eski yıllarda Mısır denince, bendenizin aklına “hiyeroglif”in, “fonetik bir alfabe” olduğunu çözümlemiş olan Champollion geliyordu.
* * *
Napoléon Bonaparte, 1799’da; Padişah Sultan III. Selim döneminde, kısa bir süre için Mısır’ın egemenliğini ele geçirmiş, sonra da geri dönmüştü.
O sayede Champollion da, “hiyeroglif”le tanışma olanağını bulmuş ve anlamını çözmüştü.
* * *
Bendenizin, lise yıllarında aklıma takılan konulardan biri ise; 1516’dan sonra 300 yıl boyunca Osmanlı egemenliğinde kalan Mısır’da, neden kimsenin hiyeroglif’in çözümüyle ilgilenmediğiydi.
* * *
Şimdi de Güneş, üçboyutlu olarak daha yakından gözlem altına alınıyordu.
Beyoğlu’nda da, develi protesto gösterileri yapılıyordu.
* * *
Bazı siyasetçilerle yorumcular da, bu tür karşılaştırmalara:
-Onların kültürü ayrı, bizim kültürümüz ayrı, türünden bir gerekçe gösteriyorlardı.
Bizim kültürümüzün daha baskın olduğu da iddialar arasındaydı.
* * *
“Onlar-biz” ayrımı, Hıristiyan-Müslüman ayrımını işaretliyordu.
* * *
Bir de içerideki “Onlar” vardı.
Son 90 yılda resmi araba alım ve bakımlarına kaç milyar doların harcandığının neden açıklanmadığı sorusuna:
-Onların işine gelmiyor da, ondan deniyordu.
* * *
Sıradan dostlar ise, albenili mağazaların bulunduğu semtlerde oturanları, ekonomik açıdan değerlendirirken:
-Onların vardır, diyorlardı.
* * *
Dışarıda da “onlar” vardı, içeride de “onlar” vardı...
* * *
“Onlar”a karşı hem bir soğukluk, hem de bir özen duyma; iç içe geçmiş psişik bir durumdu.
* * *
80 milyon nüfuslu Mısır’da, adam başına düşen günlük gelir 2 dolardı.
Hüsnü Mübarek’in ise, 70 milyar doları olduğu söyleniyordu.
* * *
Tunus’un diktatörü Binali de, 1.5 ton altınla tüymüştü.
* * *
Milyonlarca yoksul insan da; yoksulluğunu, gizli bir devlet sömürüsü yerine, alnının yazısına bağlıyor:
-Kader işte, diyordu.
* * *
Araba kazalarında ölenler için de, iş kazalarında ölenler için de, yanlış teşhis sonucu ölenler için de:
-Kaderleri öyleymiş demek, yeğleniyordu.
* * *
Hangi “nedenler”in, hangi “sonuçları” doğurduğu, yeterince berraklaştırılmıyordu.
* * *
Güneş enerjisinin, güncel hayata katkısı birkaç yüz kat daha artırılabilirse; bütün eski koşullanmalar da, taptaze bir döneme geçecek...
* * *
Geçenler de gözüm, bir temizlik işçisinin elindeki çalı süpürgesine ilişti.
* * *
Ankara’nın her zaman yoğun olan gündemini, karikatürize etmek gerekirse; sanırım, ters dönmüş bir çalı süpürgesi yapmak yeterli olurdu.
Özay Şendir
CENTCOM’un silmediği paylaşım…
19 Ağustos 2026
Abbas Güçlü
YKS’de YÖK ve ÖSYM memnun, peki adaylar?
19 Ağustos 2026
Dilara Koçak
Bağırsak bakterilerinizin menüsünde ne var?
19 Ağustos 2026
Asu Maro
Ses, yaş, kilo bilirkişileri
19 Ağustos 2026
Servet Yıldırım
Güngör Uras’tan bizlere kalan...
19 Ağustos 2026