10 soruda çocuklarda rotavirüs enfeksiyonu ve rotavirüs aşıları

1 Nisan 2021

1. Rotavirüs nedir?

Tüm dünyada, çocukların mide-bağırsak sistemini etkileyip ciddi ishal kusma nedeniyle hastaneye yatış gerektiren gastroenteritin en sık nedeni olan bulaşıcı bir virüstür. 

2. Tüm çocuklar bu virüsten etkilenir mi? Belirtileri nedir? 

Evet, 5 yaş altındaki çocukların neredeyse tamamı en az bir kez rotavirüs enfeksiyonu geçirir. Hastalıktan en çok etkilenen grup, özellikle 2 yaşın altındaki bebeklerdir. En sık belirtileri ateş, ishal ve kusmadır. Bazen solunum yollarını da etkileyip soğuk algınlığı benzeri şikâyetler, kas ağrısı ya da havale gibi sorunlara da yol açabilir ancak bu durumlar daha nadirdir.

3. Hastane yatışı gerekir mi? Tehlikeli midir?

Ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi ishal nedeniyle hastaneye yatışların en sık nedenidir. Yatış yapılan ishal vakalarının yarıdan çoğunu oluşturur. Çocuğun hastalığı geçirme yaşı küçüldükçe hastalığın ağırlığı ve hastaneye yatış oranı artar. İshal yapan diğer virüslere göre daha uzun seyirli, daha şiddetli ishal, ateş ve kusma yaparak ciddi sıvı kaybına neden olur. Özellikle ağızdan yeterli sıvı alamayan bebeklerde yatırarak tedavi edilmezse böbrek ve diğer organ yetmezliklerine neden olabilir.

4. Tedavisinde hangi ilaçlar, yöntemler kullanılır? Antibiyotik gerekir mi?

Hayır, antibiyotikler kesinlikle gerekmez. Halk arasında yaygın olan inanışın aksine ateş çok yüksek olsa bile antibiyotik uygulanmaz; eksilen sıvı ve mineraller ağızdan alınabiliyorsa ağızdan, alınamıyorsa damardan sıvı verilerek yerine konulur. Hastalık seyrini hafifletmek için anne sütü alan bebeklerde emzirmenin devam ettirilmesi çok önemlidir. Ayrıca prebiyotik ve probiyotik kullanımı, yağdan fakir ishal diyeti, bol sıvı tüketilmesi süreci hafifletebilir.  Bazen uzayan ishallerde çinko desteği de verilebilir

Yazının devamı...

Çocuklarda ishal ile seyreden hastalık: Akut gastroenterit

2 Mart 2021

Akut gastroenterit nedir? Bulguları nelerdir?

Sindirim sistemi organı olan mide ve bağırsakların enfeksiyonu sonucu ortaya çıkan; ishal,  kusma, ateş, karın ağrısı gibi bulgularla giden bir hastalıktır. Genellikle 14 günden kısa süren ishaller için akut gastroenterit ifadesi kullanılır. Daha uzun veya tekrarlayıcı ishallerde farklı hastalıklar da araştırılır.

İshal nedir, bütün çocuklar ishal geçirir mi, ishal diyebilmek için çocuklarda belli bir dışkılama sayısı var mıdır?

İshal dediğimiz zaman dışkının kıvamının yumuşaması, dışkılama sayısı ve miktarının artması akla gelir. Genel anlamda günde 3 veya daha fazla sulu dışkılamaya ishal denir ama çocuklarda özellikle de bebeklerde dışkılama sayısından çok dışkının sulu hale gelip miktarının artması önemlidir. Çok küçük bebeklerin özellikle de anne sütü ile beslenenlerin, normalde de 3’ten fazla dışkılayabileceği ama yeni ortaya çıkan sulu dışkılamaların enfeksiyon habercisi olabileceği unutulmamalıdır. Hemen her çocuk yılda bir veya birkaç kez ishalle giden gastroenterit geçirebilir.

Akut gastroenterit ya da ishal çocuklar için tehlikeli midir?

Akut gastroenterit dediğimiz ishalli hastalıklar, çocuklarda en sık hastaneye başvuru nedenleri arasındadır. Uygun yaklaşımla, bir kısmı evde kendiliğinden bir kısmı da sağlık kuruluşlarında doktorların müdahaleleriyle çoğunlukla iyileşebilir ancak iyi yönetilmezse vücutta ciddi su ve tuz kaybı, asit artışı, böbrek yetmezliği veya çoklu organ yetmezliği hatta ölüm gibi çok ciddi sonuçları da olabilen bir hastalıktır. Dünyada enfeksiyon nedeniyle çocuk ölümlerinin zatürreden sonra 2’nci sık nedenidir.

İshaller mikroplardan mı kaynaklanır? Antibiyotik kullanmak gerekir mi?

İshallerin çoğu virüs, bir kısmı bakteri kaynaklı olmak üzere mikrobiyal enfeksiyon kaynaklıdır. Enfeksiyon dışında bazı kronik bağırsak hastalıkları, alerjik hastalıklar, hormonal kökenli hastalıklar, metabolik hastalıklar, sindirim sistemini tutan kronik iltihabi hastalıklar, hatta antibiyotik kullanımı gibi pek çok farklı nedenlerle de ishal ortaya çıkabileceği için uzayan veya tekrarlayan ishallerde ayrıntılı değerlendirme gerekebilir. Enfeksiyon nedenli ishallerin çoğu virüs kaynaklıdır ve tüm virüsler antibiyotiğe dirençlidir. Ayrıca bakteri kaynaklı ishallerde bile nadir bazı durumlar dışında antibiyotik tedavisi fayda sağlamaz hatta zarar bile verebilir. Kanlı mukuslu dışkılamanın olduğu, dışkıda beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin mikroskopta görüldüğü bakteri veya parazit kaynaklı ishal vakalarında antibiyotik ihtiyacı olabilmektedir ancak bunun kararı mutlaka hekim tarafından verilmelidir. Ateşle birlikte olan ishallerin bakteri kaynaklı olduğu ve antibiyotiğin iyi geleceği konusundaki genel algı oldukça yanlıştır. Hatta en sık gördüğümüz ishal etkeni olan rotavirüs ve adenovirüs gibi ishallerin çok yüksek ateşle gidebildiği, antibiyotikten hiç fayda görmediği bilinmektedir.

Yazının devamı...

Bebeklerde ek besine nasıl ve ne zaman geçilmeli?

29 Ocak 2021

Bebekler için en doğru beslenme modeli nasıl olmalıdır?

Doğumdan sonraki yarım saat, en geç 1 saat içinde emzirmenin başlatılması, bebeğin sindirim sistemine temas eden ilk maddenin anne sütü olması, hem bebeklik ve çocukluk hem de yetişkinlik dönemindeki sağlık için çok kritiktir. Bu hem normal doğumlarda hem de sezaryen doğumlarda sağlanmalı, bebeğin ilk aşısı olan anne sütü ona sunulmalıdır. İlk 6 ay su bile verilmeden tek başına anne sütü ile beslenmeli, 6 ay dolduktan sonra ise uygun tamamlayıcı besinlerle (ek besin) birlikte anne sütüne 2 yaş ve sonrasına kadar devam edilmelidir.

Her bebekte tamamlayıcı beslenmeye geçiş yaşı aynı mıdır?

Tek başına anne sütü alanlarda ki her bebek için istediğimiz budur, en ideal zaman 6’ncı ayın bittiği dönemdir ve 6’ncı ay dolana kadar ek besin başlanmamalıdır. Ancak tıbbi zorunluluklar nedeniyle halk arasında mama olarak adlandırılan formül sütleri kullanmak zorunda kalmış çocuklarda ek besine başlama süreci 4’üncü ay bitimine çekilebilir. 4’üncü ayını doldurmamış bebeğe yarı katı ya da katı olan ek besinlerin başlanması uygun değildir. Bebeğin beslenme ile ilgili çiğneme ve yutma kasları ile sindirim sistemi buna hazır değildir. Aspirasyon dediğimiz besinlerin soluk yoluna kaçma riski yüksek ve sindirimi zordur.

Tek başına anne sütü alan ve yeterli tartı alabilen bir bebekte ek besine geçmek için acele etmek gerekir mi? Bazı anneler çok iyi tartı aldığı için yalnız anne sütü ile devam ediyorlar, sakıncası olur mu?

Tamamlayıcı yani ek besine geçişteki amaç sadece bebeğe kilo aldırmak değildir. 6’ncı aydan sonra anne sütü bebeğe yeterli kilo aldırmaya yetse bile özellikle demir ve çinko içeriği bu dönemdeki ihtiyaçlarına yetmez. Ayrıca bebeğin yetişkin beslenmesine geçebilmesi için çiğneme ve yutma kaslarını, dişlerini, damağı ve dilini kullanmak için bir bakıma egzersiz yapma sürecidir bu dönem. Bebeğin, besinlerin tat ve dokularına alışması uygun zamanda başlanan tamamlayıcı beslenme ile mümkündür. Bu sürecin geciktirilmesi özellikle 8’inci ay sonrasına bırakılması, besin ve vitamin eksikliği yanında ilerideki dönemlerde çiğneme ve yutma bozukluğu, yeme bozukluğu gibi sorunlara da yol açabilir.

Tamamlayıcı beslenmede ilk başlanacak ideal besinler nelerdir?

Sebze püresi, meyve püresi, evde hazırlanmış günlük yoğurt ve pirinç unu veya irmikle hazırlanmış muhallebiler en ideal başlangıçlardır. Bazı çalışmalarda sebze püreleri ile başlanan çocuklarda ileride sebzeye alışmanın daha kolay olacağı gösterildiğinden ilk önce sebze püreleri başlamayı daha çok tercih edebiliriz.

Yazının devamı...