2000 senaryosu

2000 senaryosu

       EREZ Başbakan, Yılmaz Cumhurbaşkanı!
       Seçimle birlikte merkez sağın yeniden "dizayn"ı senaryolarında Yalım Erez adı günümüzün hükümet kurma sorununun ötesine geçmekte, Çankaya'nın 2000'deki sahibini de belirleyecek gelişmelerin odağına yerleşmektedir.
       Kuşkusuz, burası Türkiye!.. Her şey günübirlik değişebilir. Ancak Erez'in "misyon"unun güncel beklentilerle sınırlı olmadığı gerçeğini - kendisi başka türlü düşünse de - şimdiden kavramak gerekiyor.
       Yalım Bey, Cumhurbaşkanı'ndan görevi aldığı andan itibaren en büyük hedefinin "uzlaşma"yı sağlamak olduğunu vurguluyor.
       Haklıdır.
       Türkiye 1999 seçimlerine de 1995'te yaşandığı gibi merkez sağ ve solda toparlanma beklentisiyle gidiyor. 1980'in askeri koşullarının ve yasaklı dönemin Özal'a tanıdığı avantajın ürünü olan 1983 - 1987, 1987 - 1991 yıllarındaki iktidarlar bir yana bırakılırsa Türkiye 10 yıldır "siyasi istikrar" arıyor. Merkez sağ ve soldaki bölünmüşlüğün "nemasını" son seçimlerde Refah Partisi topladı. Merkezdeki ayrışma devam ettiği sürece Fazilet Partisi'nin önümüzdeki seçimde de birinci çıkmaması için hiçbir neden yok. Bu kaygı sonucudur ki, "sistem" bırakınız Fazilet'in iktidar olmasını, seçimden önce kabineye bakan vermesine bile tahammül edemiyor. Demirel ve Yılmaz'ın her fırsatta 28 Şubat sürecinden söz etmeleri boşuna değildir. Çiller de DYP'yi Fazilet blokundan koparamadığı için Refahyol döneminden kalma "güvensizlik" çemberini kıramıyor.
       Tansu Hanım, ancak Doğru Yol seçimden birinci çıkabilirse yeniden güçlenebileceğini düşündüğü için demokratik bulmayıp "ara rejim" formülü saydığı oluşumlar yerine 18 Nisan'a asılıyor. Ve sandığın bir an önce halkın önüne konmasını istiyor. Bu durumda Fazilet'le Doğru Yol açısından Erez'in nasıl bir hükümet kuracağından çok, seçime ne zaman gideceği ve bir anayasal boşlukla - kuşkusuz parlamento kararıyla - seçimi 1999 sonbaharına ertelemenin yolunu arayıp aramayacağı önem kazanıyor.
       Seçimin ertelenmesi ANAP'ın işine gelebilir mi?
       Olabilir... Gerçi Mesut Yılmaz açısından süratle seçime gitmek "hükümet icraatlarının unutulmaması"na yarar ve ANAP bürokrasideki etkinliğini yitirmeden sandığa ulaşır ama, başka olasılıkları da gözden kaçırmamak gerekiyor.
       Örneğin, Yalım Erez'in başbakan olarak güçlenmesi ve hükümetteki performansıyla "merkez sağ"ın liderliğine yatırım yapması pekala mümkündür.
       Erez'in güçlenmesi daha çok kimi rahatsız eder?
       Çiller'i mi, Yılmaz'ı mı?
       DYP ve ANAP liderlerinin Erez'le görüşmeden verdikleri tepkiye bakılırsa Tansu Çiller kanadındaki sıkıntının daha fazla olduğu görülecektir.
       DYP kurmayları Anıtkabir'e Baba'yı şikayete gitmişler. Doğru Yol cephesinde Demirel'in 2000 yılı için Yılmaz'a "yatırım" yaptığı görüşü yaygındır. ANAP'ın koşulsuz desteğinin ardında "Yalım Erez Başbakan, Yılmaz Cumhurbaşkanı" planının yattığı öne sürülmektedir.
       Siyaset kazanı her zamanki gibi yeni senaryolarla kaynıyor.
       Peki, Erez ne yapacak?
       Yalım Bey, bu kulislerle meşgul olmadığı gibi "gıyabındaki senaryolarla" da ilgilenmiyor." Erez, "Başbakanlık yapmış olmak için bu görevi üstlenmedim" sözleriyle "önce Türkiye" iddiasının altını çiziyor.
       Dün konuştuk; liderlerle temasa pazartesi başlayacak. Erez'e göre "hükümetin çatısı" parti başkanlarıyla yapacağı ikinci tur görüşmelerden sonra ortaya çıkacak. Dolayısıyla "Fazilet'ten bakan alacak mı?" sorusu şimdilik gündem dışı... Kutan'a hafta başında yapacağı ziyaret bu konuya açıklık getirecek.
       CHP kabinenin yenilenmesi koşuluyla Erez'e sıcak bakıyor, ama Ecevit'in, Fazilet'in bir seçim kampanyası geçirmeden kabineye girmesine karşı çıkan görüşleri var.
       Erez açısından zor günler başlıyor.
       10 Ocak'a kadar Meclis'ten çıkaracağı bir hükümet listesi Çankaya'nın onayını alırsa Cumhurbaşkanı'nın başka bir deneme yapmasına gerek kalmaz.
       Erez başarılı olabilirse, 116'ncı maddeye göre "seçim hükümeti" oluşturulması ve Fazilet'e bakan verilmesi zorunluluğu gündemden çıkıyor.
       Bu durum, Erez'in 10 Ocak'tan önce hükümet kurma şansını hayli yükseltmektedir.
       Seçime yeni bir hükümetle gidilmesini sağlayacağı için CHP'nin, Fazilet'siz ve Çiller'siz bir kabine çıkaracağı için ANAP ve Çankaya'nın işine gelen bu hükümetin listesinin onaylanacağına şimdiden kesin gözüyle bakabiliriz.
       Siyasi hesaplaşmanın 18 Nisan'daki seçime bırakılması ve büyük mücadelenin artık Türkiye'nin geleceğine ve 21'inci yüzyılın dünya eksenine oturtulması herkesin çıkarınadır.
       Asıl toplumsal uzlaşma bu beklentinin üzerine kurulmalıdır. Liderlerin kısır çekişmesi ve güncel ihtiraslar ülkeye yarar sağlamıyor!




Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr