Milli Takım

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde A Milli Futbol Takımı Almanya’dan sonra Azerbaycan’a da yenildi. Hollandalı teknik direktör Hiddink’e bağlanan umutlar, büyük bir düş kırıklığına dönüştü. Bu şartlarda Avrupa Şampiyonası’na katılmak hayli güç olacak.
Galatasaray’ın UEFA şampiyonluğu, Milli Takım’ın Dünya ve Avrupa kupalarındaki başarısıyla taçlanan 2000’li yıllardaki yükselişin ardından futbolda düşüş başladı. 1980 öncesi “şerefli yenilgiler” çağına geri döndük. Bir kitle sporu olarak futbol tribünleri “dolduruş” kültürüne açıktır.
Statlar, modern “arenalar” haline dönüştü.
Kulüp takımları seyirciyi tutmak için milyonlarca dolar dökerek, yabancı futbolcu satın alıyorlar. Takımların çoğu 5-6 yabancıyla sahaya çıkıyor. Üç büyüklerin “borç”ları ancak 100 milyar doları bulan banka kredileriyle çevrilebiliyor. Anadolu kulüplerinin dar bütçeleri de olmasa Milli Takım’a oyuncu bulunamayacak!
Hiddink dün bu acı gerçeği itiraf etmiş: “Oyuncuları sokaktan toplamıyorsunuz. Ümit Milli Takım gibi bir kaynağınız var. Burada 21-22 yaşında oyuncular var ama kendi takımlarında direkt 11’de oynamıyorlar. Jenerasyon değiştikçe yerine genç oyuncuların gelmemesi... İşte şimdi sıkıntı bu. Maalesef 21, 22 yaşında takıma alabileceğim sadece bir iki oyuncu var.”
Arda sakatlanmasaydı eğer Almanya ve Azerbaycan bozgunu bu denli ağır yaşanmayacak, muhtemelen maçlardan birisi kazanılacak ve Hiddink’in “itiraf” ettiği gerçeklerden hiçbiri konuşulmayacaktı.
Gerçek şu ki, futbol endüstrisi, görkemli statları, pahalı yabancıları, 300-400 milyarlık maç yayınlarıyla geniş kitleleri büyülerken, Anadolu kulüpleriyle üç büyükler ve Milli Takım’ın sporcu kaynağı arasındaki uçurum büyüyor.
A Milli Takımı 2010 Dünya Kupası’nın dışına sürüklendiği andan itibaren bu sorun masaya yatırılmalıydı.
Federasyon antrenörü değiştirdi, Hiddink’e milyonlarca euro verdi ama takımdaki çözülme görmezlikten gelindi.
Milli Takım kaptanı Emre Belezoğlu, “Yaşımız ilerledi bırakmak istiyorum” diyorsa bu mesajı almak için Azerbaycan yenilgisini beklemek gerekmezdi. Çoğu kendi takımlarında oynamayan Milliler’le 2012 Avrupa Şampiyonası’na nasıl gidilecek?
Spor sayfalarında çarpıcı bir kıyaslama da, Azerbaycan ve Türkiye milli takımlarındaki futbolcu değerleri üzerineydi. Türkiye’ye golü atan Sadigov, Eskişehir’de forma giyiyor. Kayseri’den ayrıldıktan sonra işsiz kalmış, ülkesine dönerek basket oynamış. Azerbaycan 7 milyon euro değerinde futbolculardan oluşuyor, sadece Hamit’in bon servisi bu kadar, Türk Milli Takımı ise 138 milyon euro değerinde. Ama dökülüyor.
Futbolu seviyoruz, “Mesut Özil niye Almanya’yı seçti?” diye hayıflanıyoruz ama gerçekleri görmüyoruz.
Milli Takım’ın başarısızlığında Türkiye liglerindeki “yabancı aşkı”nın payı büyüktür.