Geri Dön

Devletin kadınları,kızları, erkekleri, çocukları...

Devletin kadınları,kızları, erkekleri, çocukları...

Umur TALU

YENİ Yüzyıl'da "Kadın ve Aileden Sorumlu" Devlet Bakanı Işılay Saygın, Neşe Düzel'in sorularına cevap vermişti.
Bakan, "zinada hapis cezası"nı ve "bekaret kontrolü"nü savunuyordu.
"Yazının sesi" ne kadar olabilirse, "sert üslubu"ndan bazı seçmeler:
. Toplumun yüzde 99'unun muhafazakar ve Müslüman olduğu bir ülke burası. Örf, adet ve geleneklerimiz doğrultusunda biz böyle düşünüyoruz ve böyle istiyoruz.
. Bu ülkede insanların çoğunluğunun görüşü muhafazakar olduğuna göre yasa bu görüş doğrultusunda olacak.
. Hapse atıldığında dünya alem onun bu işi yaptığını öğrenecek ve kamuoyuna rezil olacak.
. (Genç bir kız için bekaret kontrolü çok aşağılayıcı değil mi, sorusuna cevap) O, onun sorunu. Yetiştirme yurdundaki kızları götürüyorsun mesela bekaret kontrolüne. Götürmesen ne olacak? Altı aylık hamile olduktan sonra mı konuşacaksın? Onlar devletin çocukları. Örf, adet ve geleneklerimizi unutmayın. Caydırıcı olsun diye onu kontrole götüreceğim.
. (Kaç genç kız bekaret kontrolü yüzünden intihar etti, sorusuna cevap) Ediyorsa edecektir. Bence o kadar önemli bir şey değil o. Böyle bir diyaloğa girmesin erkekle.
. Ona sahip çıkmak için, kızım seni kontrol ettiriyoruz, seni mahkum ederiz, rezil olursun deyip onu disipline etmen lazım.
. (Danışmanı Selma Acuner 'Efendim bekaret kontrolü dünyanın hiçbir yerinde yok. Sadece Türkiye'de var. Ülkemizde genç kızların üzerinde devletin müdahalesi var. Oysa bir kadın kendi bedeninden sorumludur' gibi bir not düşüyor) Ben yetiştirme yurdundakileri esas aldım. Devletin çocukları bunlar. Ötekilerin anne, babaları sorumlu. (Ve bütün genç kızlar için...) Uygulansın canım ne olacak.
. (Cinsellik tehlikeli bir şey mi, sorusuna cevap) Vallahi bilmiyorum. Ben biraz muhafazakarım. Bu konuları konuşmaktan hoşlanmıyorum.
. 18 yaşına gelinceye kadar kızlara rezil olursun diye bazı caydırıcı kurallar koymamız lazım.
. Baba devlettir.
. . .
Sayın Bakan'ın, "Toplumun yüzde 99'u muhafazakar" derken aynı anda neredeyse "Herkes zina yapıyor" demesi gibi...
"Toplum beni ilgilendirmez" diye başladığı cümleyi "toplumun değer yargıları var" diye bitirmesi gibi...
"Örf, adet ve geleneklerimiz var" diye onlara sarılırken "Bu toplumda bir ahlak çöküntüsünün olduğu kesin" gibi bu ne perhiz cinsinden tesbitlerini, "boşanma"yı bir ahlaki çöküntü kabul edişini, hatta "cinsellik için evlilik şart tabii" diyen bir bekar oluşunu, "kadına değer veren bir toplum" gibi varsayımlarını bir yana bırakalım.
Asıl önemli olan, "aklı başında danışmanlar"a da rağmen, (özellikle) bir kadının, devletin insan bedeni üstündeki tahakkümünü bu kadar koyu ve kaba sahiplenişi...
Edimlerinin kaynağını evrensel insan haklarında ve hukukta bulması gereken bir siyasetçinin, "Rezil etmek" gibi bir "cadı avcılığı"na sarılışı...
Kendince bir "toplum" tipi varsayarak, gençliğe, kadına, erkeğe hoyratça bakışı...
. . .
İş zinaya yahut "kızınızın bekareti"ne gelince, bu hoyratlığı paylaşabilirsiniz.
Ama unutmayın ki, "bedene tahakküm"ün öteki yüzü "beyne de tahakküm"dür.
Türkiye'de devletin babalığı, vücudu ve beyniyle, insanın varlığına topyekün saldırı anlamına gelmektedir.


Yazara Emailumur.talu@milliyet.com.tr

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber