Corona diyeti değiştirdi

30 Mayıs 2020

Covid-19 Pandemisi ile #Evdekal çağrısına uyan Türkiye, evinde sakin bir hayat yaşamaya çekildi. Kendimizi koronavirüsten koruyalım derken mutfak ve buzdolabımızla aramızda olan sosyal mesafeyi bir hayli azalttık. Uzun alışveriş listeleri ile marketlere hücum ederke  abur cubur beslenmeyi maalesef iyice alışkanlık haline getirdik. Bir de bunun üzerine hareketsiz yaşam eklenince pantolonların düğmelerinin zor kapandığından şikayetçi olmaya başladık. İki aylık gönüllü karantina boyunca, ülkece kilo aldık ve önlem almazsak daha da kilo alacağız gibi görünüyor. Bu nokta da uzman bir diyetisyenden yardım almak en mantıklı yöntem olacaktır ama korona salgını varken diyet için hastaneye gitmek ister misiniz?

Karantina sürecinde, evden çalışma modeline en iyi uyum sağlayan sağlık personellerinden biri de diyetisyenler oldu. Halihazırda bulundukları şehirlerde diyetisyen kliniğine gelmeye vakit bulamayanlar için yapılan online diyet, bu aralar çok popüler. Hastaneye ya da özel diyetisyen kliniklerine gitmek istemeyen danışanlar, sağlıklı bir bedene kavuşma yolunda online diyet ile ilerleme yoluna gidiyorlar.

Online diyet nedir? Ben de uzaktan diyet yapabilir miyim?

Online diyet, basitçe anlatmak gerekirse size özel sanal beslenme danışmanı ile diyet yapmaktır. Bizler kendimize online diyetisyen diyoruz. Ataşehir’de kendi diyet kliniğime gelemeyen ama benimle çalışmak isteyip mesafe ya da zaman engelinden randevu alamayan danışanlarımın tercihi benimle uzaktan diyet yapmak oluyor. Aslında kliniğime gelip yüz yüze diyet yapmaktan hiçbir farkı yok çünkü bütün diyetlerim kişiye özel ve başarı odaklı.

Online diyet programın işleyiş süreci

-Danışanlarımın doldurmasını istediğim, ayrıntılı sorular ile hazırlamış online diyet formum var. Bu formu dolduran danışanım hakkında bilgilere, kilo probleminin gerçek sebebine, beslenme alışkanlıklarına ve diyet planlamam için gerekli bilgilere sahip oluyorum.

-Ardından aile hekimi ya da dahiliye doktorunun incelemiş olduğu, kan tahlillerini ve tanı raporunu rica ediyorum danışanımdan. Sonrasında online diyet danışanımın evindeki tartı ile başlangıç kilosunu kaydedip bana tartı fotoğrafını atmasını istiyorum.

-Akabind  mezura yardımı ile göğüs, bel, kalça ve kol ölçülerini kaydediyoruz. Danışan tarafından gerekli bütün bilgiler alındıktan sonra diyet planlama sürecine geçiyoruz. Ben danışanlarımı haftalık takip etmeyi tercih ediyorum ve her hafta hedefimize göre diyet planlamasını yapıp diyetimizi değiştiriyorum.

Yazının devamı...

Kurban bayramında doğru beslenme tüyoları

8 Eylül 2016

Bayramların en güzel yanı tüm sevdiklerimizle bir araya gelmek, güzel anılar paylaşmak ve vazgeçilmezimiz olan bayram sofralarıdır. Kurban bayramı denildiği zaman aklıma, çocukluğumda dedemlerin arka bahçesinde kesilen koyunlar gelir. Bayramdan 2-3 gün önce gelen koyunlar, mahallede hepimize arkadaş olur, tüm bahçelerden koyun sesleri gelirdi. Şimdi ise bizim evde aile büyükleri yaşlanınca, koyunların yerini büyükbaş hayvanlar aldı. Kurban bayramında yapılan kavurmalar, şiş kebaplar ve üzerine yenilen tatlılar ise hala devam eden bayram geleneklerimiz arasında.

Peki, kurban bayramında doğru beslenmek için neler yapabiliriz?

·Kurbanda tüketim sıklığı artan kırmızı et, demir, çinko, fosfor, magnezyum, B12 ve kaliteli protein içerir. Ancak doymuş yağ ve kolesterol oranı yüksek olduğundan, özellikle kalp-damar, tansiyon, diyabet ve böbrek hastalarının kırmızı eti fazla miktarda tüketmemeleri gerekir.

·Kurban kesiminin uygun koşullarda, sağlıklı ortamda yapılması gerekir.

·Bayram günü kesilen etler sert olduğundan hem pişirme hem de sindirim açısından sıkıntı yaratır. Özellikle sindirim zorluğu yaşayan kişilerin, bayram günü kesilen etleri 24 saat buzdolabında beklettikten sonra tüketmeleri daha sağlıklı olacaktır.

·Etleri kızartma, kavurma yerine, haşlama, ızgara veya fırında pişirme şekillerini tercih edebilirsiniz. Yapılan araştırmalar özellikle kızarmış ve yanmış kırmızı et tüketiminin kolon ve mide kanseri riskini arttırdığını göstermektedir.

·Pişirmenin yanında saklama koşullarının da sağlıklı olması için etlerinizi büyük parçalar yerine kıyma veya küçük parça et haline getirip buzluk kısmında veya derin dondurucuda muhafaza edebilirsiniz. Buzluk kısmında -2 derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda -18 derecede daha uzun süre saklayabilirsiniz.

·Kırmızı et iyi bir demir kaynağıdır. Bu nedenle vücudunuzda demir eksiliği varsa, etle birlikte ayran, yoğurt yerine bol limonlu salata tercih etmeye özen gösterin. Demir eksiliğiniz yoksa yoğurt, cacık veya ayran tercih edebilirsiniz.

Yazının devamı...

Yaz aylarında kilo vermeye yardımcı 5 Besin, 5 tarif

28 Temmuz 2016

Yaz aylarında, hem hafif hem de kilo verimine yardımcı besinlere daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü kilo vermek için yaz mevsimi en güzel dönemlerdendir. Metabolizmamız daha iyi çalışır, hareket etme şansımız daha fazladır ve sebze, meyvenin en bol olduğu zamandır. Bu mevsimde ki besinlerin en önemli ortak özellikleri ise lif oranı yüksek, antioksidan açısından zengin ve bolca vitamin mineral içeriyor olmalarıdır. Ben en favori 5 besini sizler için seçtim ve bu besinlerle yapabilceğiniz 5 tane de düşük kalorili ve pratik 5 tarif verdim. Diyetinize bu tarifleri eklemenizi tavsiye ederim.

1. KABAK

Yazın tüm marketlerde ve pazarlarda kolaylıkla bulabileceğiniz hem ucuz hem de sağlık dolu bir besin. Lif ve mineral açısından çok zengin olan kabak, yaz aylarında kilo vermek isteyenler için çok iyi bir alternatif. Sindiriminizi kolaylaştırır ve metabolizmanızı hızlandırır. Diyet yaparken çorbasını, salatasını veya zeytinyağlı yemeğini tercih edebilirsiniz. Haftada 2 gün menüye eklemeyi unutmayın.

Domatesli Kabak Yemeği

4 orta boy kabak, 1 orta boy soğan, 2 orta diş sarımsak, 3 domates, 1 adet kırmızı kapya biber, tuz, pul biber, 2 çorba kaşığı zeytinyağı

Yapılışı;Soğanları ve kabakları küp küp doğrayın. Sarımsakları 4’ e bölün. Soğan, sarımsak ve kabakları tencerede birazcık çevirin. Üzerine kırmızıbiberi ve domatesleri doğrayın. En son baharatları ekleyin tekrar karıştırın ve tencerenin kapağını kapatın. Kaynamaya başlayınca ocağın altını kısın ve pişmesine yakın 2 yemek kaşığı zeytinyağını ekleyin. Afiyet olsun.

2. AVOKADO

Avokado artık ülkemizde de tüketim sıklığı artan besinler arasında diyebiliriz. Özellikle kalp sağlığımızı koruyan avokadonun, kötü kolesterolü düşürücü ve kan lipitlerini düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Lif ve tekli doymamış yağdan zengindir. Aynı zamanda iyi bir potasyum kaynağıdır. Günlük beslenmenizde avokadoyu, salatalarınıza veya sandviçlerinize ekleyebilirsiniz. Diyet yaparken tokluk hissinizi arttıracak, omega-3 alımınıza katkı sağlayacaktır.

Yazının devamı...

Ramazan Ayında Tartıya Dikkat

9 Haziran 2016

Ramazan ayı, normal beslenme düzeninin ve öğün saatlerinin tamamen değiştiği bir dönemdir. Bu dönemde normalde 3 ana öğün olan beslenme düzeni 2 ana öğüne; hatta bazı kişilerde 1 ana öğüne kadar düşmektedir. Ramazan'da açlık süresi uzun olduğundan halsizlik, mide yanması, baş dönmesi, kilo artışı gibi bir takım sıkıntılara sebep olabilir. Bu nedenle bu ay içerisinde beslenmenize çok dikkat etmeniz gerekmektedir.

Son yıllarda ramazanın yaz aylarına denk gelmesi, açlık süresinin daha uzun olmasına; bu durum zengin iftar sofralarının kurulmasına, öğünlerde yenilen porsiyon miktarının ve çeşidinin artmasına, aynı zamanda yanlış besin seçimine neden olmaktadır.

Ramazanda En Önemli Öğün Sahur

Sahur yapmadan oruç tuttuğunuzda, açlık süresi uzar ve bu durum metabolizmanızı yavaşlatır. İftar saatinde açlıktan çıkan vücut, kendini koruma altına almak için yediklerinizi depolar ve bu durum ramazanı kilo alarak tamamlamanıza neden olur. Sahurda farklı alternatifler tercih edebilirsiniz. Kızartma, bazlama, hamur işleri, pilav, makarna türevi yiyecekler tüketmek hem mide sağlığınızı olumsuz etkiler, hem kilo almanıza neden olur. Bu besinler yerine;

İftarda Midenizi Dinlendirerek Yemek Yiyin

Ezan okunduğu anda, tüm günün açlığı ve susuzluğuyla hızlı hızlı su içilip, yemeğe başlanır. Genellikle porsiyonlara ve yenilenlere çok dikkat etmeden, midede şişlik hissedilene kadar yemek yenilir ve kısa süre sonra sofradan kalkılır. Bu durum iftardan sonra mide şikâyetlerinin artmasına, yorgunluk, uyku hali, şişkinlik gibi şikâyetlere neden olur. Şikâyetlerinizi en aza indirmek için;

İftardan Sonra Ara Öğün Yapmayı İhmal Etmeyin

Kimler Oruç Tutamaz?

Yazının devamı...