ASABİYET ÜZERİNE (2)

Kasas Suresi’nin 15. ayetinde Hz. Musa’nın bir olaya asabiyet sebebiyle karıştığı ve sonradan büyük üzüntü duyduğu anlatılır. Kendi halkından bir kişinin karıştığı kavgada, sahip çıktığı kişiyi korumak amacıyla attığı yumruk bir kişinin ölümüne neden olur. Bu nedenle, haksızlığı düzeltmek yerine ülkenin başına zorba kesilmekle suçlanır.

ASABİYET ÜZERİNE (2)

İbn Haldun devletin devamı için uzun vadede asabiyet duygusunun kaybolmasının önlenmesi gerektiğini dile getirmektedir.

Hanedan değişikliği

Bir dönem günümüz Kuzey Afrikası’nın hemen her şehrinde hüküm süren kabile devletlerinde yöneticilik yapan, hükümdarlarla yakın ilişkiler içinde bulunan İbn Haldun, ne yazık ki daha geniş coğrafyalarda yüz yıllar boyunca hüküm süren devletleri yakından gözleme imkânına sahip olamamıştır.

Geçmişte büyük imparatorluklar, bence insanlığın var oluşundan beri tek bir imparatorluk var olmuştur. Bu meseleyi, yani şehirlere yerleşen insan sayısı arttıkça devletin savaşçı özelliklerini kaybedip, kısa süre sonra ortadan silinmelerini nasıl halledebilmişler?

Roma İmparatorluğu döneminde zaman zaman ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen insanların oluşturduğu hanedan değişikliği ve geniş bir alanda eşit olarak uygulanan adalet anlayışı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise tek bir hanedan olmasına karşın, imparatorluğu oluşturan her halktan hemen herkesin eğer iyi bir eğitim alırsa, devlete sadakat duygusu ile bağlıysa, en yüksek makamın kendisine açık olduğunu bilmesidir.

Toplumda servetin elinde toplandığı bir aristokratik sınıf yoktur. Zaman zaman devletin yönetiminde bulunan bazı kişiler büyük servet edinirlerse de, bu servet çoğu zaman vakıflar yoluyla halka geri dönmektedir. Zenginliğin ve mülkün uzun süre aynı grubun elinde birikmesi söz konusu değildir. Bedevi olarak nitelenen, çoğunlukla kırsal alanda yaşayan topluluklardan periyodik olarak devşirilen askerler, devletin savaşçı özelliklerini kaybetmesine bir oranda mani olmaktadır.

Yeniçeriliğin kaldırılması ve Tanzimat reformları sonrası bürokrasinin ortaya çıkışı, servetin büyük oranda bazı ailelerde toplanması, çöküşü getirir ve İbn Haldun’unda belirtiği gibi imparatorluğunun yok olmasına neden olur. Günümüzde toplumların bu tür hatalara düşmelerini önleyen en önemli nitelik “demokrasi”dir. Devletlerin savaşçı özelliklerini kaybetmelerine mani olacak eğitim ve özel görevli güçler.

Seçim yoluyla tasfiye

Bir grubun serveti sonsuz şekilde elinde tutmasına mani olan vergi düzenlemeleri ve atılım gücünü kaybetmiş, çevresinde dar bir halka oluşturan bir grubun oluşmasına imkân veren ve bu nedenle liderin halkla olan temasının kesilmesine neden olan bürokrasinin seçim yoluyla tasfiye edilmesi gerçeğini yaratmıştır.

Demokratik toplumlarda seçim bir anlamda bir süre sonra hanedan haline dönüşmeye müsait olan yöneticileri tasfiye eden çağdaş bir çözümdür. İngiltere, Belçika, Hollanda, İsveç, Norveç gibi ülkelerde devam eden hanedanların en önemli özellikleri, lüks bir yaşamdan kaçınmaları, devletin onlara tahsis ettiği mekânlarda ve toplumun dikkatini çekmeyecek bir şekilde yaşamaları ve pek de ortada görülmemeleridir. Bu konuda hata yapıldığı taktirde, tıpkı bir dönem Yunanistan, şimdilerde İspanya’da olduğu gibi kral tahtını terk ederek, sürgüne gitmek zorunda kalmaktadır.

Nüfus transferleri

Çağdaş yaşam, İbn Haldun’un yüz yıllar önce yaptığı tespitlere çözüm olarak eğitim kalitesinin yükseltilmesi ve en çok beş yılda bir yapılan genel seçimlerle, ülkeyi oluşturan fertlerin güven ve refahlarını güvence altına alacak yöneticileri belirlemeleriyle çözüm bulmuş gibi görülmektedir.

Bu arada uzun bir süredir şehirleşmiş, hadarî yaşama geçmiş toplumlar, asabiyet özelliğini kaybetmemiş topluluklardan aldıkları göçlerle savaşçı özelliklerini devam ettirme şansına sahiptirler. Yeni nüfus transferleri onları diri tutmakta ve rekabeti artırmaktadır. Buna ek olarak günümüzde fiili savaş yerine yapılan üretim artışı ve ticari genişleme istekleri şehirleşmiş toplumları diri tutmakta, geçmişteki gibi kısa süre içinde tasfiye olmalarını önlemektedir. BİTTİ