Sözleşmeden kaynaklanan borçların uyarlanması

Avukat Zafer İŞERİ - Hayatta her gün karşılıklı borçlar doğuran sözleşmeler kuruyoruz. Bunların her zaman yazılı da olması gerekmiyor. Çoğu zaman sözlü ve hatta konuşmaya dahi gerek olmadan iradi biçimde davranışlarımızla oluşanlar da var. Aracınızı servise bıraktığınızda alırken ödeme yapacağınızı biliyorsunuz örneğin. Bakkaldan bir ekmek talep ettiğim anda sözleşmesel ilişki başlıyor ve ücretini ödeme sorumluluğu altına giriyoruz. İşyerimizde hizmet sözleşmesi, kullandığımız ev ya da iş yerinde kira sözleşmesi ve hatta evde evlilik sözleşmesi.

Belgeli akitler

Sözleşmeler genellikle her iki tarafa borç yükleyen mahiyette olurlar. Kurulmasıyla birlikte taraflar birbirlerine karşı belirli davranışları yerine getirme sorumluluğu altına girerken, karşı taraf da buna mukabil gereğini yapmak taahhüdü altındadır. Bir mal ya da hizmet satın alırken, taşınmaz kiralarken bunun karşılığında ödenecek bedel, işe girdiğinizde yapılacak önceden belirlenmiş görevler karşılığında alınacak maaş, taraflarında müzakere edilip, konuşulmuş, belki yazılı belgeye bağlanmış akitlerin konusudur.

Taraflar bir sözleşme ilişkisine girerken mevcut şartları görüp, kendi durumlarıyla mukayese ederek planlama yapar, bütçe doğrultusunda bir yol belirlerler. Ayağını yorganına göre uzatma geleneği olanlar, şartlarda olağan üstü değişiklikler olmadıkça taahhütlerini yerine getirerek sözleşmeyi uygulayabilirler.

Ancak bazen sorumlulukları hususunda son derece hassas kimseler için dahi beklenmeyen, öngörülemeyen hadiselerin meydana çıkmasından ötürü evdeki hesap çarşıya uymaz. Bu vaziyette mutlaka hak ve sorumlulukların güncel koşullara uygun hale getirilmesi gerekir. Taraflar bir araya gelerek ya da karşılıklı anlayış ve davranışlarla değişen şartlar hususunda birbirlerinin farklı ödemelerini kabule edebilir. Anlaşma sağlanmış olması durumunda bu yeni durumun tespiti ve ileride aksi iddia edilecek olursa delil niteliğinde kullanılabilmesi adına yazıya dökülmelidir.

‘Uyarlama davası’

Değişen şartlar karşısında tarafların karşılıklı mutabakat sağlayamadıkları anlaşıldığında, ihtilafın çözümü için mahkemeye müracaaat edilebilecektir. Ancak bu müracaat geçmişe yönelik borçları ancak şartların aşırı zorlaşmasından kaynaklı haklarını saklı tutarak ifa ettiği takdirde etkileyecek, aksi halde  ortadan kaldırmayacak, süreci dava tarihi itibarıyla günün koşullarına uygun hale getirecektir. Bu sebeple rüzgâr tersten esmeye başladığında, sorumluluklar henüz aksamadan “uyarlama davası” olarak adlandırılan bu istemin mahkemeye iletilmesi gerekir.

Her yen gün değişikliklere gebe. Bu vaziyette taraflar arasında herhangi bir sözleşme kurulduğu zaman öngörülemeyen, çok dikkatli hareket edilse dahi geleceğe yönelik tahmini mümkün olmayan değişlikler meydana gelmiş olabilir. Bu değişiklikler borçlunun kendisinden kaynaklanmayan, herkesi etkiler mahiyette olabilir. Pandemi koşulları hepimiz için iyi bir tecrübe oldu. Bu durum sözleşme ile taahhüt edilen borçların ödenmesinde adalet dengesini sarsıyor olabilir. Örneğin piyasada yeni kiraya verilen taşınmazların değerleri yarı oranında kalabilir. Ya da dövizle kararlaştırılan mal/hizmet bedeli, piyasa rayiçlerinin çok üzerinde kalabilir. Henüz yerine getirememiş borçlar düşünüldüğünde, yükümlüsü açısından yıkıcı bir etki doğma ihtimali bulunabilir.

Bu halde mahkemeye müracaatla sözleşmede kararlaştırılan karşılıklı yükümlüklerden, ağırlaşan koşullar nedeniyle yerine getirilemeyecek olanlarının güncel koşullara uyarlanması istenebilecektir.

Yabancı para borcu

Uyarlama şartları sadece ekonomik krizler, pandemi gibi toplumsal hayatı önemli ölçüde değiştiren hallerde değil, tam tersinde de söz konusu olabilir. Milli gelirin olağanüstü arttığı, emsal taşınmazların değerinin yükseldiği, dövizin ciddi oranda düştüğü hallerde de bu sefer alacaklı taraf karşı ödemenin, edimin arttırılmasını isteyebilecektir.

Yabancı para borçları söz konusu olduğunda da, kurdaki dalgalanmaların beklenen, öngörülebilir ya da ihtimal eşiğinde kalır ölçüden büyük nispette değişim göstermesi durumunda, taraflar anlaşamazlarsa, dava yoluyla kur sabitlemesi ve sair uyarlama yöntemleri talep edilebilir. Uyarlama davalarında, sözleşme şartlarını günün koşullarına uygun hale getirme olanağı bulunmadığı durumlarda davacıya sözleşmeden dönme hakkı verilecektir.