HAYATIN HEDİYELERİNİ ALMAK

21 Haziran 2021

Yaşam en negatiften en pozitife kadar tüm yelpazesi açık bizi bekler. Biz ona nasıl gidersen o da bize o renkle, yelpazenin bize uygun rengi ile hitap eder. Bizimle bir derdi olduğundan değil, bize uygun olmaya çalıştığından böyle davranır.

Yaşam en negatiften en pozitife kadar tüm yelpazesi açık bizi bekler. Biz ona nasıl gidersen o da bize o renkle, yelpazenin bize uygun rengi ile hitap eder. Bizimle bir derdi olduğundan değil, bize uygun olmaya çalıştığından böyle davranır.

Hayatla aramızda bir tını, bir renk bağı var. Kendimizi ifade etme şeklimiz tınıdır mesela. Biriktirip biriktirip öfkeyle anlatıyorsak içimizi hayatla aramızdaki tınıda bize olan akışın birikmesi anlam bulmuş olabilir. Belki de beklediklerimiz bu nedenle olmuyordur.

Hayatla aramızda bir tını, bir renk bağı var. Kendimizi ifade etme şeklimiz tınıdır mesela. Biriktirip biriktirip öfkeyle anlatıyorsak içimizi hayatla aramızdaki tınıda bize olan akışın birikmesi anlam bulmuş olabilir. Belki de beklediklerimiz bu nedenle olmuyordur.

Ya da sesimiz daha çok negatifle çınlıyorsa hayatın kulaklarında yine uyumlanmayı seçmiş olabilir. Evren yasaları der ki, niyetine uygun düşün, hisset ve konuş. Niyetle uyumsuz eylemler ve sözler uyumsuz sonuçlar üretir.

Ya da sesimiz daha çok negatifle çınlıyorsa hayatın kulaklarında yine uyumlanmayı seçmiş olabilir. Evren yasaları der ki, niyetine uygun düşün, hisset ve konuş. Niyetle uyumsuz eylemler ve sözler uyumsuz sonuçlar üretir.

Sözler, eylemler inançla beslenerek pozitif ifade edilirse yaratımı tam da amaca uygun şekilde olacaktır. Yaşam dilediğimiz her şey sahip, onu alıp kullanmak bize düşer.

Yazının devamı...

Hayali gerçekleştirme formülü

15 Haziran 2021

Hayaller gerçekleştirmek, yaşamı güzelleştirmek içindir. Daha eğlenceli, iyi, keyifli, zengin, sağlıklı….

Yaşamak için hayal kurarız. İçinde kendimizi hayal ettiğimiz yaşama birçok güzel duyguyu aktarırız.

Hayalleri gerçekleştirmek için önem vermemiz gereken ayrıntılar var ki hayal özgür kalsın, gerçekliğe dönüşsün.

Hayalleri hangi zamana kuruyorsunuz? Zamanlama hassas bir konudur. “Olmayacak” diye kurulmuş, bu yaşama uygun görülmemiş hayaller atmosferde salınan bir balon gibidir. Gerçeklikle bağı olamaz. Kalbiniz ve aklınızın kabul ettiği bir tarihi baz alın ve hayalinize iliştirin. Örneğin iç huzurumla / yeni evimle / bol kazancımla / dilediğim işimle … 2021 Eylül ayına kadar eşleşiyorum, teşekkür ediyorum.

Yaşamaya niyet ettiğin hayallerin gerçekleşeceğine inancın nasıl? İmkansız, mümkün olmayan hayaller mi kuruyorsun yoksa gerçekleştirmek üzere mi zihninle kalbini birleştiriyorsun? İnanç hayali gerçeğe dönüştüren yakıttır. İnanarak hayal kurmak ya da öncelikle inanacağınız hayalleri kurmakla başlayın.

İyilikleri ve güzellikleri hayallerin içine ekleyip orada bırakıyor musunuz? Yaşamaya niyet ettiğiniz duygular ve haller sadece hayallere aktarılmış günlük yaşamdan çekilmişse kendiniz için çok tehlikeli bir eylemde bulunmuşsunuz demektir. Duyguları yaşamda aktive etmeye çalışın. En azından “İç huzurum olsa nasıl olur” diye düşünün ve sorun. Bilmediğiniz duyguyu yaşayamazsınız, bilmeye, anlamaya niyet edebilirsiniz. Yaşamaya niyet ettiğiniz duygu ve haller ile bağ kurun.

Hayalleri neşeyle kavuşturun. Neşeyle kurun hayalleri. Endişe, korku, kaygı ile kurulan hayaller yaşamınızla buluşmayabilir.

Dünyadaki herkes birbirine bağlıdır. Birimizin hayalini gerçekleştirmesi diğerlerinin hayallerinin gerçekleşmesine ivme verecektir. Hayallerin geçekleşmesine niyeten,

Yazının devamı...

Aldatılmak ve bilinçaltı

7 Haziran 2021

Aldatılmak korkulu rüyadır. Sadece partner ilişkilerinde değil hayatın her alanında aldatılmak oldukça can yakar. Güvenilerek verilen sırların açığa çıkması, para için planlanan Bizans oyunları, mal – mülk hırsızlıkları, her türlü haksızlıklar, partnerlerin evlilik ya da birliktelik sürecine farklı ilişkileri dahil etmeleri ve daha nice maddelerin eklendiği uzun bir listesi var aldatılmanın.

Bilinçaltı aldatılmanın “inançlarla” ilgili olduğunu söyler. Her türünün arkasında negatif inançların ve aile aktarımının olduğunu gösterir. Ailede partner aldatmaları varsa, “Kadın / erkek aldatır”, “Erkeklere / kadınlara güvenilmez” gibi yerleşmiş inançlar varsa aldatılmak daha kabul görmüş bir konu olabilir.

Aynı şekilde “Ortaklıklar hep aldatılmakla biter” gibi inançlar iş aldatılmaları için zemin hazırlar. “İnsanlar para için her şeyi yapar”, “Düşmanı uzakta arama, en büyük darbe en yakınından gelir”, “Miras hep kavga getirir”, “Kadınlar mirastan tam hakkını alamaz” gibi inançlar da oldukça tehlikelidir.

Aldatılmayı bilinçaltından temizleyebilmek için;

Aldatılmakla ilgili negatif inançlarınızı tespit edin.

Negatif inançları yazın, dilerseniz konulara göre ayırabilirsiniz (iş, partner, arkadaş, aile gibi).

Gözleriniz kapalı bir kütüphane hayal edin. Raflarda konulara göre ayrılmış hikayeleriniz var. “Aldatmak ve Aldatılmak” isimli kitabı alın. İçinde aldatmaya ve aldatılmaya dair bütün hikayeleriniz var. Kitabı iki elinizin içinde tuttuğunuzu hayal edin. İç sesle “Tüm aldatma ve aldatılma hikayelerini affediyor, af diliyorum” konuşmasını yapın. Dilediğiniz kadar uzun ve derin bir konuşma olabilir. Affetmek zor olabilir, lütfen ısrarcı olun ki herkes kendi yükünü alabilsin.

Kitabın isminden başlayarak değiştirin. Siz ne isim verirseniz onu alacaktır, kitabı avuçlarınızın içinde tutarak onunla konuşun. Örneğin “Sen benim için ‘Güvensin’ ya da ‘Güvenilecek insanlarla eşleşmeksin’ İçindeki tüm hikayeleri temizliyorum.” Şeklinde bir iç konuşma yapabilirsiniz.

Yazının devamı...

Neşeli olmak zorunda mıyız?

31 Mayıs 2021

Kişisel gelişim, psikoloji ekolleri, bilinçaltı çalışmaları gelişip arttıkça neşeden bahsetmek de arttı. Birçok konu dönüp dolaşıp neşeye bağlanıyor. Neşe önemli bir yakıt, kabul ediyorum. Lakin herkes her durumda neşeli olmak zorunda mı?

Neşenin ne demek olduğunu tam olarak bilemeyen, neşenin tanımını ve işleyişini düşünmeyen, sadece başkalarıyla birlikteyken neşeli olabilen kişiye kendisiyle baş başa kaldığında “Neşeli ol” demek kolay. Peki neşeli olmadan da işler yürür mü?

Neşe sevgi kaynağının bir parçası olduğu için yaşamımızda yeri çok kıymetli bir duygu durumudur. Hayalleri gerçekleştirmenin, isteklere kavuşmanın yolunda taşları birleştiren bir etkendir.

Neşeli olamıyorsak yerine ne koyacağız? Özdeğer ve özsaygıya ne deresiniz? Kendinize saygı duyarak ve kendinize değer vererek yaşamda yol alabilirsiniz. Tekamül taşlarını birbirine bağlarken, dilediğimiz yaşama kavuşmanın bağlarını örerken kendinize olan saygı ve değer neşenin alt yapısını oluşturacaktır.

“Kendime nasıl saygı duyarım, değer veririm” sorusuna “Başkalarına duyduğun gibi” cevabını verebilirim. Diğer insanlara saygı duyduğun, değer verdiğin gibi kendine de öncelik vererek, hakkaniyetli davranarak, ihtiyaçlarını belirleyerek saygı duyabilirsin.

Dışarıdan almaya ihtiyaç duyduğumuz her şey önce iç dünyamızda oluşmalı. İçinizde kendinize en kolay hangi duyguyu üretebiliyorsanız ondan başlayıp diğerlerini yanına ekleyebilirsiniz. Kendinize saygı duyarken özsevgiyi ve özneşeyi de hayata geçirebilirsiniz.

Kendinize değer verdiğiniz / saygı duyduğunuz bir an düşünün, o anın içindeyken “kendimi seviyorum, neşemi besliyorum” deyin. Anıların içinde diğer duyguları da canlandırın.

Neşenin yaşamlarımızda yerini almasına niyeten,

Yazının devamı...

İlişkiyi korumanın yolları

24 Mayıs 2021

Partner ilişkileri yaşamımızı güzelleştirdiği gibi, oldukça sorun da üretebilir. Tercih edilen teklikler dışında yalnızlık insana mahsus değildir. Partner ilişkisinin sıcak, sevgi ve güven dolu duygularına hepimizin ihtiyacı var.

İlişkinin yolunda gitmesi yaşam neşemizi desteklediği gibi günlük akışı da keyifli hale getirir. Destek, huzur, güven, sevgi, saygı gibi kavramların iç içe olduğu ilişkinin herkesin hakkı olduğuna inanıyorum.

Yolunda gitmeyen partner ilişkileri için;

Sorunun ne olduğunu doğru tanımlamak için ilişkiye bir adım dışarıdan bakın. Bir başkasının ilişkisi gibi gözlemci olun ve sorunu tam tanımlayın.

Değişimi sadece karşıdan beklemek kimseye yarar sağlamadı. Kendinize saygı ile ilişkideki yerinizi belirleyin. Örneğin alanınız daralmış ya da diğerinin alanını işgal etmiş olabilirsiniz.

Dengeye gelmek için azı çoğaltmak, çoğu azaltmak gerekir. Bu hareketin yavaş ve düşünerek olması gerekiyor. Dengenin değişmesi farklı duyguları harekete geçirebilir. Dengenin huzuru ile hareket etmenizi öneririm.

Kendi içinize bakın ve ne isteyip ne istemediğinizden emin olun. İlişkinizi tespitlerden sonra tekrar değerlendirin. İstemedikleriniz daha fazla ise yine de devam etmek isteyip istemediğinizi değerlendirin.

Kendinizle ve partnerinizle iletişim kurmanın yollarını bulun. Aynı şeyi birçok şekilde ifade edebiliriz. İletişimin renklerinden faydalanın. Hep aynı renkten konuşmak iletişimi zorlayabilir.

Yazının devamı...

İsteklere kavuşmak!

10 Mayıs 2021

Ne büyülü ve sıcak bir kelime, kavuşmak. Candan cana insana, keyifle hayale, güvenle isteklere, bağlılıkla yaşama kavuşmanın içsel tatmini nice anlara bedel değil mi J

İnsan kendi içinde kavuşmak ister. Kendinden kendine, ruhundan bilinçaltına, duygularından düşüncelerine kavuşmak ister. Kendine kavuşan, kendisiyle buluşan dünyayla, varoluşla ve tüm zamanlarla buluşur.

Zihinle ruhun kavuşması, düşünce ile duygunun birleşmesi ve ifadenin zenginleşmesini getirir. Akıl ve kalbin birlikte hareket etmesi tüm enerji beden alanımızda akışkan, sistematik bir desen oluşturur. Hayat desenimizin bu birleşmeye ihtiyacı var.

“Kalbimle zihnim kavuşuyor, uyumla yaşama bağlanıyorum”

Ruh ile beden ayrı mıdır? Aslında birliktedir fakat ruhu hep başka bir kimlik gibi görmeye alıştık. Beden ruhun dünyadaki evidir. Ruh evinden taşınmaz, ayrılmaz. Beden onun için tüm yaşam boyunca en kıymetli mekandır. Şimdi ruh ile bedeni duygularımızda ve düşüncelerimizde birleştirme vakti geldi.

“Ruhum ve bedenim kavuşuyor, yaşam yolum neşeyle, bereketle açılıyor”

İçimde galaksiden büyük bir evren var. Beni ben yapan 32 dinamik var. Dışımda hareketinden etkilendiğim ve benimle birlikte hareket eden bir evren daha var. içimdeki ve dışımdaki evrenlerin birlikte hareket etmesi gerekiyor. İkisinin ayrı ayrı ritimle hareket etmesi bozuk ve uyumsuz seslere sebep olur. Birlikte ve uyumla hareket ederlerse kapılar açılır, yaşam taçlanarak devam eder.

“İçimdeki evren ile dışımdaki evreni güven ve neşeyle birleştiriyorum, bilgelikle var oluyorum”

Yazının devamı...

Kalp ile zihin kavuşması

3 Mayıs 2021

Can’larım hepimize sağlıklı, mutlu, öz sevgili bir hafta diliyorum. Mübarek Ramazan ayı boyunca temizlik, arınma konularını düşündük ve uyguladık. Arınmak çoğu zaman dünya zevklerinden geçmek ve kendini tüm akışa kapatmak gibi algılanabiliyor bizim bahsini ettiğimiz arınma ise bizi aksine tüm Yaradan bilgisine ve sistem bilgisine açıyor. An’ da olmanın nimetlerine açık hale getiriyor. Şimdi bu payımıza düşeni alma düğmemizi açtı isek gelsin birliği hissedeceğimiz kavuşma günleri.

Kalp ile Zihnin Kavuşması ne tatlı bir harmonidir. Zihnimizin yani bilincimizin de, egonun telkinlerinden, kaygıların zorlamasından arındığımızı hissettirir. Kalbi zekada birleşmek ve her hareketimizin yöneticisi olan üstün zekaya teslim olmak ne güzeldir.

Kalp sesimiz, hani o içimizde bize sürekli “ah keşke dinleseydim” dedirten fısıltının sahibidir.

Zihnimiz ise bu hayattaki tecrübeler, istatistikler, mantık denklemleri, şartlanmalar, üzerinde hiç düşünmediğimiz doğru bildiğimiz inanışlar ve rahatını bozmak istemeyen egonun ve tabii ki amigdaladan gelen sinyallerin bir bütünüdür.

Kalbin sesini duymamızı engelleyen bu eski negatif sıvaları kazıdık, belki kocaman “Kendimi İtina ile Engellerim” duvarını da yıktık. Sağ beynimize biraz daha yer açıp tam kalbimizde gümbür gümbür gelen sesini duymanın keyfini yaşasak. Harika olur değil mi?

Önümüzdeki günlerde yapacağım Zoom Seminerinde detaylı olarak bu konuyu anlatmak istiyorum.

Mutluluk hepimizin hakkı.

Sevgi ve şifa ile kalın,

Yazının devamı...