
Eskiden kulağa biraz hayal, biraz da bilimkurgu gibi gelirdi… Oysa bugün valizi kapıya taşımadan bir şehrin sokaklarında dolaşıyor, daha yola çıkmadan o kentin havasına dokunabiliyorsunuz. Merak ettiğiniz yerleri keşfetmek için gün saymaya gerek yok; şehirler dijital dünya sayesinde evinize kadar geliyor. Geçen gün Selçuklu Belediyesi’nin “Go Selçuklu” platformuna denk geldiğimde tam da bunu düşündüm.

Konya’nın en büyük merkez ilçesi, mirasını broşürlerle değil; herkesin gezebileceği dijital bir rehberle anlatmış. Sille’nin dar sokaklarından Aya Elenia’nın taş duvarlarına, Sille Zaman Müzesi’nden Tropikal Kelebek Bahçesi, Selçuklu Çiçek Bahçesi ve Seyir Tepesi’ne kadar birçok noktayı ekrandan dolaşabiliyorsunuz. Şehrin hafızası dijital bir bavul gibi açılıyor.
Konya’da gönül vakti
Selçuklu’dan bahsetmişken, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi’nin birlikte düzenlediği, bu hafta başlayan ve 17 Aralık’a kadar sürecek olan Hz. Mevlâna’nın 752. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri de Konya’nın kültür takvimini zenginleştiriyor. Şeb-i Arûs programları Mevlâna Kültür Merkezi’nin Semâ Salonu’nda icra ediliyor ve Konya günlerdir hem maneviyatıyla hem de misafirperverliğiyle bambaşka bir atmosfer sunuyor.
Bu ruhu güçlendiren bir diğer buluşma da Karatay Belediyesi tarafından düzenlenen “Huzur Vakti’nde Mesneviden İnciler Hat Sergisi” oldu. Mevlâna’nın evrensel hoşgörü mesajlarını hat sanatının zarif çizgileriyle buluşturan sergi, Şeb-i Arûs haftasına özel olarak açıldı. Mevlâna’nın 752’nci Vuslat Yıl Dönümü ile 2025 Türkiye–İran Kültür Yılı kapsamında hazırlanan seçki, Karatay Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Mesnevi’den seçilen bölümler, hat sanatının estetik diliyle yeniden yorumlanarak Mevlâna’nın düşünce dünyasını bugüne taşıyor.
Bu hafta iki etkinlik öne çıktı. İlki, Bakırköy Belediyesi’nin sahnesinde hayat bulan “Çirkin”. Galaya gidemesem de konuşulanlar sezonun güçlü başladığını gösteriyor. Modern dünyanın güzellik takıntısını tersyüz eden oyunun, Yelda Baskın’ın rejisiyle sahnede yeni bir soluk kazandığı söyleniyor. Mustafa Denizli ve Selin Denizli’nin ayakta alkışı da oyunun bu yıl çok konuşulacağının işareti.
İkinci durak, Eskişehir’in Fransa Günleri… Institut français Türkiye ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hazırlanan program; sergilerden söyleşilere, film gösterimlerinden senfoni konserine uzanan zengin bir takvim sunuyor. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont ve Goncourt ödüllü yazarların katılımı da etkinliğin iddiasını net biçimde ortaya koyuyor.
Bu yoğunluk içinde bir not da çocuklardan gelsin… Pınar Süt’ün yıllardır düzenlediği Çocuk Resim Yarışması’na bu yıl gelen başvuruların artması, kültür-sanatın en temiz yerden, çocuklardan beslendiğini bir kez daha hatırlattı.
Kış sezonu yaklaşırken
Dağ yolları yavaş yavaş beyaza bürünüyor. Kayak sezonu açılırken Bolu’daki Grand Kartal Otel yangınında kaybettiğimiz 78 can yine aklıma geliyor. Turizmde güvenlik hâlâ en kritik başlık; yeni sezonda denetimlerin çok daha sıkı olması şart. Otel demişken… Uludağ’da bu hafta yeni bir hikâye açıldı. İkinci gelişim bölgesinde yükselen Ceylan Splend’or, dağın ruhunu modern mimariyle buluşturan yeni bir soluk. Kayakla sınırlı kalmayan, dört mevsim dağ yaşamına hitap eden yaklaşımıyla bölgeye taze bir vizyon getiriyor.
Sahadaki tabloya dönersek… Son haftalarda hataların sürücülerden çok yayalardan geldiğini görüyorum. Kırmızıda geçmek, yaya geçidi olmayan noktalardan aniden yola çıkmak ciddi risk yaratıyor. Akan trafikte kulağında kulaklıkla yürüyen yayalar ne yaklaşan aracı duyuyor ne de kornayı… Geçen gün okuduğum bir haberde HUAWEI’nin kulağı kapatmayan, dış sesleri duymayı sağlayan FreeClip 2 modeline denk geldim. Küçük bir teknoloji hamlesi gibi görünse de bazen gerçekten hayat kurtarıcı olabiliyor.