Eren Aka

Eren Aka

eren.aka@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Gastronomi öğrencilere umut oluyor

Yerel yönetimlerin ve şirketlerin bu ülkeye kattığı değeri sık sık yazıyorum. Çünkü bazen bir yatırım, bazen doğru bir vizyon, bazen de küçük görünen ama büyük sonuçlar doğuran adımlar şehirlerin kaderini değiştirir. Bu yüzden sahada gördüğüm her kıymetli işi anlatırım.

Geçen hafta önce Hatay’da, ardından Mersin’de iki etkinliğe katıldım. Hatay’da ayağa kalkmanın, Mersin’de yatırımın gücü vardı. Aynı hafta iki şehir, iki ruh hali… Ortak noktaları umuttu.

Hatay’da gördüğüm şey yatırım değil, ayağa kalkma iradesiydi. Enkazın arasından umudu büyüten bir şehrin mutfağında, gençlerin gözlerindeki ışığı gördüm. Bonna Porselen “Yarına da Kalsın” projesi kapsamında “Bonna Geleceğin Şeflerinin Yanında” çalışmasını başlatmış. İlk durağın Hatay olması yerinde bir mesaj. Şehit Serkan Talan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencilerle buluştular.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu yapılan klasik bir ekipman desteği değildi. Gençlerle konuşan, onları dinleyen, “yalnız değilsiniz” duygusunu hissettiren bir yaklaşım vardı. Bir marka gibi değil, bir yol arkadaşı gibiydiler. Bu yüzden Bonna Pazarlama Müdürü Esra Atagün Karaduman’a teşekkür etmek gerekiyor.

Üstelik bu iş bir günlük bir dokunuş değil. Son iki yılda 100’den fazla okula ulaşmışlar. Sadece ürün bırakmıyor, gençlerin mesleki yolculuğunda, onların yanlarında olduklarını hissettiriyorlar.

Son altı ayda gastronomi eğitimi de vermeye başlamışlar. Yani artık sadece ekipman değil, bilgi ve kültür desteği de sağlıyorlar. Çünkü bir şehri ayağa kaldıran sadece beton değil; meslek, umut ve özgüvendir.

Yüzde 87 geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen koleksiyonlar ve sıfır atık hedefi de bu işin vitrinden ibaret olmadığını gösteriyor. Sürdürülebilirlik onlar için ilkeli bir duruş. Hatay’da gördüğüm şuydu: Gastronomi bazen bir şehri ayağa kaldırmanın basit ama güçlü bir yoludur.

Gastronomi öğrencilere umut oluyor

Turizm tarlada başlıyor

Hatay’dan Mersin’e geçtiğimde tablo değişti. Burada yatırımın şehre nasıl yön verdiğini gördüm. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un “Turizmi 81 ile ve 12 aya yayma” hedefinin sahadaki karşılığı Mersin’de çok net ortaya çıkıyor. Termal denilince akla Afyonkarahisar ve Bursa gelir; bu kez adres Mersin’di. Bölgenin ilk ve tek termal oteli olan BN Hotel Thermal&Wellness’teydim. BN Otel İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı ile sohbet ederken şunu hissettim: Burada mesele sadece konaklamadan ibaret değil, bir yaşam anlayışı kurmak.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Dalından sofraya yolculuk

Asıl fark sürdürülebilirlikte. Turizmi tarımla birleştirmişler. 450 bin metrekarelik alanın 350 bin metresinde tarım yapılıyor, 17 çeşit meyve üretiliyor ve doğrudan mutfakta kullanılıyor.

Personelin yarısı çevre köylerden. Daha önce turizmin içinde olmayan insanlar eğitilmiş, meslek sahibi edilmiş. Yatırımın kalıcı izi burada başlıyor. Termali gençleştirmek için mandalina ve nar festivalleri düzenliyorlar. “Termal yaşlı işidir” algısını kırmaya çalışıyorlar.

İsraf konusunda da hassaslar. Açık büfeden dönen ürünler önce personelde değerlendiriliyor, kalanlar Mersin Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla sokak hayvanlarına ulaştırılıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Mersin’de gördüğüm şuydu: Bu sadece bir termal otel değil. Sürdürülebilir turizm, tarım ve sosyal sorumluluğun birleştiği bir gelecek modeliydi.