Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları
Haberin Devamı




Nemrut Dağı zirvesindeki Tanrı heykellerinden biri de Fortuna'dır. Başındaki nar ve üzüm, kucağındaki meyve betimleri bereketi simgeler. Nemrut'un eteklerindeki Adıyaman'da, ne yazık ki, Fortuna'nın "bereket" armağanları, harcanmış.
Adıyaman, acıların kenti olmuş.
En büyük işsiz oranı bu kentte.
Yüzde 62'si, 18 - 25 yaş arası fakat büyük çoğunluğu boşta gezer.
Adıyaman'da 350 sokak çocuğu var.
Yarısı uyuşturucu bağımlısı.
Ekonomik zorluk, bireysel şiddeti tırmandırıyor. İğfal ve cinsel taciz olayları çok. Kadınlar sokağa çıkmaktan korkuyor.
Erkekler de gece çıkışlarında kaygılı. Cumhuriyet Savcısı'nın 3 yaşındaki çocuğunun bile boynuna, jilet atılmış.

Irgat kent
Bereket simgesi olan topraklarda, Adıyaman'ın yoksulluğu kader değil siyasetçinin günahı.
Türkiye'de üretilen petrolün yüzde 42'si Adıyaman'da çıkıyor.
Topraklarının üçte ikisi Atatürk Barajı'nın sularında, UNESCO tarafından korumaya alınan ve Dünya'nın 8. harikası olarak tanımlanan Nemrut Dağı'ndaki Tanrı Heykelleri burada.
Kısacası..
Petrol - su ve turizm altın üçgenindeki Adıyaman, inanılır gibi değil, ama yoksul.
Altın kent, ırgat kent olmuş.
Adıyamanlılar başka illere patates, fındık, pamuk toplamaya gidiyorlar.
1 milyon 700 bin hektar verimli toprağı Atatürk Barajı sularının altında.
Kalan toprakları ise yüksek düzeyde olduğundan, barajın sulama olanaklarından yararlanamıyor. 19 pompa istasyonuna ihtiyaç var, ama biri bile hayata geçirilmemiş. Bir pompanın ederi 57 milyon dolar. Adıyamanlı gençler bana "Hortumlanan bankalardan sadece bir şubedeki batık para bile bu 57 milyon dolardan fazla" dediler. ..
Kıraç arazide tütün ekiciliği yaygın. O da devlet alımlarının 200 kiloyla sınırlandırılması sonucu, artık tükeniş noktasına dayanmış. Uygulama doğru.. Ne var ki, bunu yapan devlet, alternatif ekimi de göstermeliydi.
Adıyaman'da her şey sorun. Öğretmen adayları işsiz.
Sağlık ocaklarında, sağlık evlerinde doktor ve hemşire neredeyse yok. Kentte, acil servis de yok. Acil hastalar ambülansla Malatya'ya gönderiliyor.

Vahalar...
Sanayide teşvik alanlar paraları kapıp tüymüşler.. Elbette "vahalar" yok değil. Davut Dicle gibi birkaç girişimçi ciddi ve ihracata dönük konfeksiyon üretiyor. Apartman bodrumları da atölye haline getirilmiş. Buralarda Ticaret Odası'nın açtığı kurslardan geçmiş kadın işçiler, ihracat için Adıyaman fabrikalarına, İstanbul'a fason üretim yapıyorlar. Eskiden kime olsa varırlarmış. Şimdi hepsinin çeyiz sandıkları var. Evlenmek için kolay kolay adam beğenmiyorlarmış.
Son gözlem... Karamsar değilim. Bir üniversite, biraz akıl ve özenle manzaraları değiştirmek olası. Adıyamanlılar bunu söke söke alacaklar gibi geliyor.