Aşil topuğu ‘okullar’

Türkiye’de ve dünyada “yüz yüze eğitim” için okullar açılıyor.

“okullarda pandemiye karşı önlemlerden” bazı dünya örneklerini yansıtıyorum...

Sınıflar küçülüyor

İtalya ve İspanya başlattı.

Avrupa’nın diğer ülkeleri de bu uygulamaya geçiyor.

Sınıflardaki öğrenci sayısı düşürülmekte.

Yarıya, üçte bire düşürüldü.

“Mesafe” için önemli.

Türkiye de bunu yapacak mı?

“İkili tedrisatla” mümkün olabilir mi?

Aşil topuğu ‘okullar’

Kantinler

Virüsün bulaş riski en yüksek olan alanlardan biri de okul kantinleri.

Çocukların tıkış tıkış tezgâh önüne yığıldıkları kantinlere dikkat...

Ayrıca...

“Bulaş riskine karşı teknik önlemlerle” de donatılması gerekiyor.

Açık pencereler

Sınıf pencereleri iklim koşullarına göre açık olacak ya da sık sık açılarak havalandırılacak.

Dedektörler

Tüm sınıflara Co2 dedektörlerini yerleştirmeye önce İrlanda ve Kanada başladı.

Bu ilk uygulamaları Amerika’da New York ve diğer pek çok eyalet ile Finlandiya, Avusturya ve Almanya (Frankfurt) izledi.

Taze bol oksijenli havanın sürdürülmesi için dedektörler karbondioksit artınca alarm veriyor.

Almanya’nın ve Avrupa’nın diğer şehirlerinde de dedektör uygulamaları çoğalmakta.

Dedektörler “tavsiye” edilmekte.

Ancak tavsiyenin yeterli olmadığı “zorunlu kurala dönüşmesi” görüşü yaygın.

Spor salonları önlemi

Kapalı spor salonları, bulaş riski yüksek aktiviteler nedeniyle özel mekânlar pandemiden koruyucu teknik önlemlerle donatılmakta.

“Mesafe” kuralı hem spor salonlarında hem sınıflarda özenle uygulanacak.

Test

Sınıf öğretmenleri haftada iki veya üç kez kendilerine test yaptırma şartıyla görev yapabilecekler.

DELTA FAKTÖRÜ

Delta varyantı, gençler ve çocuklar arasında da yüksek oranda yaygın.

İngiltere’de -öncelikle- çocuklardan yayılmış.

ABD’de sadece geçen hafta çocuk ve ergenlerde 120 bin “Delta” vakası kaydedilmiş.

Fransa’da gençler, hatta 3-5 yaşındakiler arasında bile “Delta” vakaları yetişkinleri aşmış durumda.

0-9 yaşındakiler arasında Delta vaka oranı, genel nüfuslar içindeki Delta vaka oranlarının iki katı.

Avrupa’da Delta varyantı nedeniyle hastaneye yatış oranı 0-19 yaş grubunda hızla yükseliyor.

Ayrıca...

Koronavirüs geçiren çocukların yüzde 2-8’inde (ülkelere göre oran değişiyor) “kalıcı semptomlar” görülmekte.

ABD, Kanada, Birleşik Krallık, İtalya, İspanya’da çocuk doktorları ve sağlık yetkilileri “12 yaşından küçük çocuklar için daha fazla korumayı” gerekli görüyorlar.

Ve elbette aşı...

Büyükler gibi çocuklar için de -zorunlu olmamakla beraber- aşı adeta vurgulanarak önerilmekte.

Pandemiye karşı en başarılı ülkelerden biri olan İsraail’de “aşı limiti 3 yaşındaki çocuklara” kadar indi.

........

Okullar sağlık stratejilerinin “Aşil topuğu” olmamalı.

.......

Not: Bu yazıda Le Monde gazetesinden de yararlandım.

Avustralya Başbakanı:  “Mağaradan çıkmalıyız!..”

Avustralya halkı pandemi nedeniyle sinmiş, kapanmış durumda.

Başbakan Scott Morrison “The Croods” çocuk filminden esinlenerek halkına “Mağarada kalamayız, oradan güvenle çıkabiliriz” dedi.

 Aşil topuğu ‘okullar’

TAŞ DEVRİ

“The Croods” filmi Taş Devri’nde geçmekte.

Yaşadıkları mağaranın çökmesi üzerine Croods ailesi o güne kadar güvenle yaşadığı kanyondan ayrılmak zorunda kalır.

Ailenin babası Grurg’un (Nicolas Cage) önderliğinde bir macera yolculuğuna çıkarlar.

Yepyeni bir dünya ve ilginç varlıklarla karşılaşarak tarih öncesinin komedi tadında macerası...

Aşil topuğu ‘okullar’

Köstebek günleri bitmeli

Aslında insanlara ve özellikle gençlere yeni ufuklara açılmaktan korkmamaları” mesajını veriyor.

Başbakan Morrison da şöyle dedi:

The Croods’taki insanlar gibi bizler de mağarada kalamayız. Kovid yeni ve farklı bir dünya ortaya çıkardı.

Mağaradan biz de güvenle çıkabiliriz.

O yeni dünyaya çıkmamız içinde orada yaşamamız gerekiyor.

Ondan korkmayalım.

Amacımız bu virüsle yaşayabilmektir.

Eyaletlerin karantinaya girip çıktığı kısır döngüyü kırmalıyız.

Bu “köstebek günleri” bitmeli.

.......

Başbakan Morrison’un çağrısı bütün milletler için geçerli.

Pandemi farklı bir yaşam tarzı dayatan yeni bir dünya oluşturdu.

“Kabuğumuza çekilip köstebekler  gibi yaşamak” değil o yeni dünyanın gerektirdiği donanımla farklı yaşam tarzına cesurca geçmeliyiz.

Gelecek kuşaklar için uygarlığı sürdürmeliyiz.