Başkanlık sistemi (I)

BAŞKANLIK sistemi yeniden önümüze servis edildi.
Seçim kampanyasında AK Parti “başkanlık sistemi” için de oy isteyecek.
Sahada çift santrafor oynayacaklar anlaşılan.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni basın sözcüsü İbrahim Kalın’ın yaptığı açıklamaya göre, seçim öncesinde 20 ile gidecek, “teşekkür” konuşmaları yapacakmış. (İbrahim Kalın’a hayırlı olsun dileğiyle.)
Bu geziler AK Parti’ye önemli katkı yapar.
Ayrıca...
Erdoğan’ın “başkanlık sistemini” anlatacağını tahmin etmek için “siyaset kâhini” olmak gerekemez.
Peki...
Başbakan Davutoğlu “ne” için oy isteyecek?
“Hangi” program için?
“Hangi” kadro için?
Sandıklardan AK Parti’ye -doğrudan ya da referandumla- “tek başına yeni anayasa yapabilecek” Meclis çoğunluğu çıkarsa, kendisi ve kadrosu sadece birkaç ay için “geçici” iktidar olur.
Başkanlık sistemine geçişin yeni anayasasını yapar.
Kabul edildiği anda artık sadece sıradan milletvekili...
Başbakanlık sisteminde başbakan olmayacak.
Bakanlar Kurulu da öyle...
Yürütme erki olduğu gibi cumhurbaşkanına geçecek.
Bakanlar ise başkan tarafından milletvekilleri arasından değil dışarıdan atanacak. Başkan tarafından görevlerine son verilecek.
Yani...
Birer memur.
O halde Başbakan Davutoğlu’nun, seçim kampanyasında, yeni 4 yıllık dönem için gerçekleştirmeyi vaat edeceği bir iktidar programı olamaz.
Olsa bile “pratiği” yok.
Gerçekçi tek vaadi “yeni anayasa ve başkanlık sistemine geçiş” olabilir.
Ki...
Bu da “genel seçim” resmi görüntüsü verse de aslında ve özünde “referandum”dur.
“Başkanlık sistemine geçilsin mi, yoksa mevcut parlamenter sistem mi devam etsin?”

REFERANDUM YOLU

KEŞKE genel seçimlerle aynı sepete konarak değil başlı başına bir referandum yapılsa.
“Başkanlık sistemi mi?” yoksa “Mevcut parlamenter sistem mi?” diye sorulsa halka.
Kararı halk iradesi belirlese.
Seçmenin çoğunluk tercihi böylece hür iradeyle ve başka sandıklarla karıştırılmadan / harmanlanmadan ortaya konulsa.
Ondan sonra seçime gidilse.
Eğer sandıklardan “başkanlık sistemi” seçeneği çıkarsa bu kez genel seçime gidilir.
Halkın iradesine dayalı bu tercih yeni anayasada bütün kurumlarıyla düzenlenir.
“Milletvekili seçiyorum” diye sanarak oy kullanan halk “başkanlık sistemiyle” burun buruna kalmaz.
Doğrusu budur ama var olan yasalar böyle bir takvime izin vermiyor.
Artık geç...
Hiç değilse seçim kampanyalarında, sandıklardan çıkacak AK Parti çoğunluğunun “yeni anayasa yaparak başkanlık sistemine geçişi hedeflediği” iyi anlatılsa.
Muhalefet partileri için bu bir şans olarak da görülebilir.
Çünkü...
Kamuoyu araştırmalarına göre toplumun yüzde 70’inden fazlası başkanlık sistemine karşı.
Yani...
AK Partili seçmenin de bir bölümü “başkanlık sistemini” istemiyor.
Muhalefet bu olumsuz bakışı değerlendirebilir.
Oya dönüştürebilir.
Tabii...
Çok iyi anlatabilirse.
.......................
Başkanlık sistemi için artıları ve eksileri sonraki yazılarımızda yansıtacağımız belli oluyor.