Biden’dan özür, hayranlık

Zaman tünelinde yolculuk... Biden’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “özür dilediği, Erdoğan’a saygı duyduğu ve hayran olduğu” açıklamalarını hatırlayalım.

2014’ün ekim ayı...

Dönemin ABD Başkan’ı Obama, Başkan Yardımcısı ise Biden’dır.

Biden, Harvard Üniversitesi’nde “Türkiye için kabul edilmesi mümkün olmayan” bir konuşma yapar.

Biden’dan özür, hayranlık

Mealen...

“Türkiye veya bölgedeki diğer müttefik ve partnerlerin Suriye’de DAEŞ veya diğer şiddet yanlısı aşırıcıların büyümesine destek verdiği ya da imkân sağladığına” dair bazı laflar eder.

Bunun üzerine Erdoğan sert tepki gösterir.

“Sayın Biden, eğer Harvard’da böyle bir şey söylediyse, bizden özür dilemesi lazım. Bakın, bunu da açıkça söylüyorum. Öyle ufak tefek, çevresinden dolaşarak yapılacak açıklamalar bizim kabulümüz değildir.”

“ÖZÜR” KELİMESİ

Aynı gün Beyaz Saray’dan bir açıklama yapılır. Açıklamada “Biden’ın Harvard Üniversitesi’nde sarf ettiği sözlere açıklık getirmek için Erdoğan’ı aradığı” belirtilir.

Dolambaçlı ve uzun diplomatik dil, kafaları karıştırmasın.

Açıkça “özür (apology)” fiili kullanılır:

“Biden, Türkiye veya bölgedeki diğer müttefik ve partnerlerin kasten Suriye’de DAEŞ veya diğer şiddet yanlısı aşırıcıların büyümesine destek verdiği ya da imkân sağladığı yolunda oluşan herhangi bir imadan dolayı özür diledi...”

................

Aradan üç gün geçer, Beyaz Saray sözcüsü Josh Eamest basın toplantısında bu konuya da değinir.

Ve gene “özür (apology)” kelimesini kullanır.

“Başkan Yardımcısı Biden’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özür bildiriminin nedeni, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşlerini yanlış nitelendirmesidir. Sonuç olarak, telefon görüşmesinin nedeni buydu.”

KENDİ SÖZCÜSÜ DE...

Biden’ın sözcüsü Kendra Barkoff da e-posta yoluyla Hürriyet’in Washington Temsilcisi Tolga Tanış’a bir açıklama yollar.

Sözcünün satırları şöyledir:

Türkiye, ABD için kritik bir müttefiktir.

Başkan Yardımcısı’nın, saygı duyduğu ve hayran olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kişisel olarak yakın bir ilişkisi vardır.

İki lider bugün ülkelerimizin DAEŞ’e karşı mücadelede ortak çabaları hakkında konuştular.

Bundan sonraki eylemlerimizi koordine etmek konusunda mutabık kaldılar.

Biden’dan özür, hayranlık

Başkan Yardımcısı perşembe akşamı Harvard Üniversitesi’ndeki açıklamalarında, “hiçbirimizin Suriye içindeki değişik muhalefet unsurları hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığımızı” anlatmaya çalışıyordu.

İNKÂR

Bütün bu “resmi açıklamalara” karşın Biden, CNN’e bir mülakat verir.

“Hayır, ben özür dilemedim” der.

Şöyle devam eder:

Benim yaptığım, eğer hakikaten bir yanlış anlaşılma varsa... Kendisini iyi tanırım. Kendisini aradım ve şunu söyledim.

“Bak... Ne söylediğime dair yazılan haber doğru değil.”

Biden’dan özür, hayranlık

...............

O zamanlar Biden “ikinci adamdı.”

Obama’nın Türkiye’ye gösterdiği özeni -anlaşılan- dikkate almak durumundaydı.

Ama...

Köprülerin altından çok sular aktı.

Artık “birinci adam Biden”la yüz yüzeyiz.

BIDEN’DAN SİRTAKİ...

Türkiye’nin Libya’yla “Doğu Akdeniz’deki haklarımızı maksimize eden anlaşmanın” mimarı, Em. Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı’dır.

“Mavi Vatan” söyleminde de parmak izi olan Yaycı şöyle bir Biden portresi çizdi. (*) Mealen şöyle...

..................

Biden, 1975’te

Türkiye’ye “Amerika’nın silah ambargosu” kararını tasarlayan genç bir senatördü.

Bu önergeyi imzalayanlar arasındaydı. 

Yıllar boyu Türkiye aleyhine ABD Senatosu’na sunulan önergenin çoğu onun kaleminden çıkmıştır.

Hemen hepsinde imzası vardır.

“FAHRİ YUNANLIYIM”

Biden’ın memleketi Delaware’de “Yunan kökenli göçmenler” yoğundur.

Biden’ın “Ben fahri Yunanlıyım” söylemini sık sık kullandığı bilinir.

Lakabı “Bidenopulos”tur.

Suriye’de PYD’nin beslenip donatıldığı dönemin Başkan Yardımcısı’ydı.

O tarihte şöyle demiştir.

“Ömrümüz,bir Kürt devleti görmeye yetecektir.”

....................

“Soykırım” kelimesini telaffuz ettiği konuşmasında “İstanbul” yerine “Constantinople” demesi de anlamlıdır.

O konuşmada Ermenilerin yanı sıra bu kelimeyi kullanarak “megali idea” Yunanistan’ına da mesaj veriyor.

...................

Cihat Yaycı konuşmasının ilerleyen bölümünde “Amerika’nın Yunanistan Silahlı Kuvvetleri’ne verdiği taarruz helikopterleri, taarruz zırhlıları ve diğer taarruz silahlarına” işaret etti.

Ve sordu:

“Bu yığınak kime karşı? Etrafında kaygı duyacağı devletler yok. Türkiye’ye mi karşı?”

....................

Amiral Cihat Yaycı’nın kurucusu ve Başkanı olduğu Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi 10 gün önce bir kampanya başlatmıştı.

Biden’dan özür, hayranlık

Başkan Biden’a ve senatörlere İngilizce yazılmış “Ermeni soykırımı yoktur” mesajı veren binlerce mektup gönderildi.

Bu tür sivil toplum örgütleriyle diplomasi gelişimlerini zenginleştirmeliyiz.