Facebook’un 7 günahı

Facebook’un kurucu patronu Mark Zuckerberg “7 büyük günahla” suçlanıyor.

13. yüzyılda “aziz” ilan edilen Thomas Aquinas, kilise için “insanoğlunun tüm kötülüklerinden sorumlu olarak 7 ölümcül günahı” şöyle sıralamıştı:

1- Her zaman haklı olduğunu

düşünmenin gururu

2- Doyurulamaz açgözlülük

3- Tembellik

4- Şehvet

5- Hasar

6- Öfke

7- Haset

Mark Zuckerberg’in 2004’te Harvard’daki öğrenci odasında kurduğu şirket, o kadar güçlü bir dev yaratığa dönüştü ki artık her türlü kontrolün dışında.

“Arkasında kurbanlar bırakan bir canavar… Bağımlılık yapıyor, yanlış bilgi yayıyor, demoralize ediyor.”

Facebook’un 7 günahı

Zuckerberg “meta, paralel evren” olacak.

SIR BELGELER

Dünyanın en büyük sosyal ağının bu “dâhi mucidi” üzerine lanetler yağmakta.

Facebook’tan ayrılan eski çalışanları “şirketin sırları olan belgeleri” kamuoyuna “kirli çamaşırlar” gibi atıyorlar.

Örneğin…

Gittiği ülkelerde “rock yıldızı” gibi karşılanan eski çalışan -muhbir- Frances Haugen bir “dâhili araştırmayı” açıkladı.

Bu araştırmaya göre, kullanıcıların yüzde 13’ü “ağa tam anlamıyla bağımlı… Kendilerini koparamıyorlar.

Hatta…

Ortamda dolaşan nefret söylemlerini, öfke ve kıskançlık duygularını körüklüyorlar.”

Facebook’un 7 günahı

Mark Zuckerberg, Mark Zuckerbeg’e karşı

VE ARTILAR

Ama…

Aynı zamanda insan karakterinin temel özellikleri olan karşıtları da Facebook’ta buluyoruz; “dayanışma, cömertlik, yardımseverlik…”

Ancak…

Her şey “muazzam büyüklükte ve rekor sürede harekete geçiyor” ve Facebook’un artıları gölgede kalıyor.

Zuckerberg zaman zaman sorguya çekildiği Kongre’de parlamenterlere
şöyle bir savunma yapıyor:

“Bu iletişim ağı insanların birbiriyle konuşmasını sağlayan dev bir telefon şebekesi.”

Yani…

“Sorumluluk Facebook’ta değil paylaşımı yapanlarda” mesajını veriyor.

Oysa…

Bu savunma yetersiz.

“İtibar riski” sallantıda.

Facebook’un 7 günahı

PARALEL DÜNYA

Zuckerberg sıyrılmak için “isim değişikliğine” geçti.

“Paralel bir dünya inşa etme” taahhüdünde bulundu.

Adını da “Meta” olarak ilan etti.

Ama işi zor…

Bu yeni isim ve imaj için “Facebook, yüzünü gerdirmek arayışındaki yaşlanan bir ağ” benzetmesi yapılıyor.

Ve…

Yeni nesiller Facebook’u bırakmakta.

Snapchat, TikTok ve Fortnite’a geçmekteler.

Gençlere göre “Facebook orta yalıların platformu. Kendi yaşıtlarından haberleri, mesajları bu üç yeni platformda buluyorlar.”

Bununla beraber…

Instagram ve Twitter’ın hâlâ zirvelerde olduğu da bir diğer gerçek.

………………

En önemlisi…

İnternet platformlarının demokrasi için “özgürlük forumları” olduğu kadar “seçmenleri yanıltmaktan otoriter yönetimlerinin kontrol pençelerine uzanan yapısı” tehlikeli bir ikilem.

DEMOKRASİ ZİRVESİ (!!)

ABD’nin eski başkanları, “mevcut başkanları gölgede bırakmaktan” kaçınmaya çalışırlar.

Eski Başkan Barack Obama da bu “yazılı olmayan” kurala uygun davranarak Glasgow’daki İklim Zirvesi’ne, dünya liderlerinin katılmasından bir hafta
sonra geldi.

Buna rağmen Obama gene de bir
“devlet başkanı” gibi karşılandı.

En büyük kalabalık onun konuşması için toplandı.

Dünya siyasetinin “assolisti” gibiydi.

Yerel Scotsman gazetesinde Obama için şöyle satırlar yayımlandı.

“ABD’nin 44. Başkanı Glasgow Zirvesi üzerine yıldız tozu serpti. Zirvenin ihtiyacı olan ilham esintilerini yarattı.”

BIDEN UYUKLAMIŞ

Washington Post şu karşılaştırmayı yaptı:

Aralarında bir hafta olsa bile

Obama’nın Glasgow’a getirdiği uluslararası yıldız pırıltısı, Biden ile tam bir tezat oluşturmuş bulunuyor.

Gerçi Biden için de “iyi karşılandı” denebilir.

Ancak…

Medyada yer aldığı en yoğun haber “zirvenin ilk gününde dünya liderleri konuşurken Biden’ın uyukladığı” iddiasını yansıtıyordu.

Facebook’un 7 günahı

NİMET VE LANET

Biden için Obama’nın dünya sahnesindeki pırıltısı hem bir “nimet”
hem de bir “lanet” oldu.

Biden “Trump’ın olumsuz izlerini” silmek istiyordu.

Gerçekten…

Trump “ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan, İran’la nükleer anlaşmadan, Trans-Pasifik ortaklığından ve diğer gruplardan, anlaşmalardan
çeken tavırlarıyla ülkesinin güvenirliğinde ağır yaralar
açmıştı.”

Obama’nın yıldız tozu ABD imajını yeniden parlattı.

Bu madalyonun “nimet” yüzü.

Ama…

Biden demokrasi, hukuk, dünyayı kurtarmak rolleriyle yıldızlaşmak hamleleri yaparken Obama’nın gölgesinde kaldı.

Bu da madalyonun “lanet” yüzü.

İKİNCİ HAMLE

Biden’ın ikinci hamlesi 9-10 Aralık’ta toplanacak “Demokrasi Zirvesi.”

Bu zirvede “demokrasi, hukuk devleti için ABD’yi küresel lider yapmak” istiyor.

Ancak…

Daha sürecin başında hatalar yaptığı izlenimini vermekte.

Dün Euronews’un yayınında şu ifade yanlışlığı şöyle ortaya koyuyor:

“Türkiye’nin çağrılmadığı Demokrasi Zirvesi’nin davetli listesi tartışmalara yol açtı...”

Evet....

Davetli ülkeler ve liderler medyaya sızdı.

Sızıntılar doğruysa, Rusya, Çin, Mısır, Tunus, İran, Vietnam gibi devletlerin yanı sıra Türkiye de listede yok.

Buna karşılık Brezilya, Filipinler, Irak, Polonya gibi “demokrasileri netameli” devletler ise davetli.

Oysa Polonya’nın Avrupa Birliği’yle
başı dertte.

Sorun “hukuk, insan hakları, AB ile anlaşmanın gereği olan hukuk hiyerarşisi.”

Hindistan lideri Narendra Modi “otoriterlikle” suçlanmakta.

Müslümanlara şiddet uygulanan bir ülkenin yönetiminde.

Ya Filipinler’in Başkanı Rodrigo Duterte’nin “insan hakları umurumda değil” söylemi!..

Demokrasi zirvesiyle uyumlu olabilir mi?

Yani…

Davetliler listesi için bile “adalet” yoksunluğu apaçık ortada.

Ayrıca…

Biden, devletlere “demokrasi notu verecek, bazılarını demokrasi tanımından dışlayacak” yetkiye mi sahip?

Bu yetkiyi nereden alıyor?

Türkiye, İran davetliler arasında yok ama ırkçılığın, mezhepçiliğin yönetime damga vurduğu, her partinin kendi silahlı milis gücü olan Irak ise davetli!..

………………

Henüz kesinleşmeden ABD Başkanı Biden’ın davetliler listesini yeniden incelemesinde fayda var.