Kanatlarımda İstanbul şarkıları

Bu hafta Şeffaf Oda’da İstanbul’u konuşup, İstanbul şarkıları dinliyoruz. Seyahat yazarı, rehber Saffet Emre Tonguç’un “Kanatlarımda İstanbul” kitabı, büyülü bir İstanbul yolculuğuna çıkarıyor. Bu kitaba, Aslı Hünel’in yorumuyla İstanbul şarkıları eşlik ediyor Şeffaf Oda’da...

Saffet Emre Tonguç’un “Martının kanatlarına tutunayım, dronla uçayım ve gördüklerimi yazayım” düşüncesiyle bir İstanbul masalı ortaya çıkmış.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları


...................

17. kitabı “Kanatlarımda İstanbul”da 170 büyüleyici fotoğraf yer almakta.

Her fotoğrafa şairlerden, edebiyatçılardan alıntılar eşlik etmekte. Kitapta 80 farklı rotayla İstanbul’dan ilginç hikâyelerle bahsediliyor.

Kitap büyük boyutlu ve kalın kapaklı ama taşınabilir boyutu da yakında raflarda olacak. İngilizce baskısı da hazırlanıyor.

...................

Saffet Emre Tonguç, Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otel Yöneticiliği, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu. Aynı anda 3 bölüm...

Hatta Turizm bölümünü birincilikle bitirmiş. Ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde master ve Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde İşletme üzerine doktora... Pırıltılı bir akademik kariyer bu.

Saffet, “Hayat paylaştıkça güzel, benim yaşam felsefem” diyor.

Bu felsefeden yola çıkarak rehber olmuş. Dünyaca ünlü isimler onun anlatımıyla geziyor Türkiye’yi...

Tonguç’la gezemeyenler üzülmesin. Piri adlı uygulama da onun anlatımıyla Türkiye’yi, hatta dünyanın pek çok önemli yerini gezebilirsiniz.

....................

Aslı Hünel, annesinin saç fırçasıyla müziğe başlayanlardan...

İlk söylediği şarkı Muazzez Abacı’dan; “Hiçbir Şeyde Gözüm Yok...” 14 yaşında Üsküdar Musiki Cemiyeti’nden şan dersleri almaya başlamış.

Sanat onun genlerinde var.

Babası dans şampiyonu, abisi oyuncu. Babası ve abisini zor da olsa ikna etmeyi başardıktan sonra 17 yaşında ilk albümünü çıkartmış. 1.5 milyon satarak listeleri altüst etmiş bu 17 yaşındaki genç kız.

Aslı Hünel sanatçılığının ötesinde “Bizim Çocuklarımız Dayanışma Derneği”nin de kurucu üyesi...

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un eşi Pervin Ersoy’un “Her Şehri Ünlüsüyle Geziyorum” projesine Saffet Emre Tonguç ile destek veriyor.
Aslı Hünel’in güçlü sesiyle Türk Sanat Müziği ve İstanbul şarkıları ile “Bambaşka” albümünden “Bir Nefes” şarkısı da Şeffaf Oda’da...

OSCAR’DA VEGAN

Oscar törenlerinin değişmez şefi Wolfgang Puck’tur. Haftanın başında Doluca’nın patroniçesi Sibel Kutman dar kadrolu bir dost yemeği düzenledi. St. Regis Hotel’inin terasındaki Spago’da güzel bir tadım gerçekleştirdik.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları


Şef Wolfgang Puck’un parmak izlerini taşıyan lezzetlerin değerlendirmesini de yol arkadaşı Alex Resnic yaptı. Sibel Kutman’la birlikte her lezzete uygun şişeler açıldı.

....................

Alex Res-nic’ten bu yılki Oscar mutfağı için ilginç şeyler dinledik. Dünyanın yükselen trendi “vegan mutfağı...”
Yani... “Sıfır hayvansal.”

Bu yıl da Oscar gecesinin menüsü “vegan ağırlıklıymış.”

Elbette isteyenlere alternatif klasik menü sunulmuş.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları

“Nasıl, memnun kaldı mı konuklar vegan yiyeceklerden?” diye sordum.

Cevabı şöyle oldu:

“Umduğumuzdan çok daha fazla memnun kaldılar. Hatta ödülü alanlar bir de mutfağa uğrayıp Wolfgang Şef’le konuştular, teşekkür ettiler. Çünkü vegan beslenme çok yaygın. Konukların da büyük çoğunluğu zaten vegan besleniyorlardı. O nedenle vegan menü tuttu.”

.....................

Sevgili Ertuğrul Özkök Oscar gecesini bütün yönleriyle, giysi yorumları dahil köşesine ilginç yorumlarla yansıttı.

Ben de Oscar mutfağının kapısını aralamış oluyorum.

BU MAHKEMEYE ALLAH DÜŞÜRSÜN

Eşim Canan’a “Akşam yemeğini Gecce grubuyla birlikte Mahkeme’de yiyeceğimi söyledim.”

“Şaka mı şimdi bu?” dedi ve “Böyle şakalar yapma, geriliyorum” diye sürdürdü.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları


Ben de “Şaka değil, gerçekten Mahkeme” diye üsteleyince, baktım iyice tedirgin oluyor, açıkladım.

“Mekânın adı Mahkeme Lokantası. Galata’daki Ceneviz Cumhuriyeti’nin mahkeme binasıymış. İstanbul’un fethinden bile öncesine ait bu bina şimdi restoran. Uzunca süredir çok ilgi gören bir mekân. Mutfağı da gerçekten başarılı...”

Zaten mekânın bulunduğu sokağın ismi Galata Mahkemesi Sokak.

Öylesine tarihi ve hoş bir bölge ki hepsi 1300’lü yıllardan kalma Ceneviz Hapishanesi, Ceneviz Hükümet Sarayı, Ceneviz Ticaret Sarayı, St. Pierre Hanı bir arada.

İki katlı mekân doluydu.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları


....................

Gecede hem keyifli söyleşiler yaptık, hem sınırlı sayıda basılmış “Gecce Guide 2020”yi inceledik.

Hani mahkemeler için “Allah düşürmesin” derler ya.

Buna “Allah düşürsün...”

YENİDEN  ÇİÇEK PASAJI...

Çiçek Pasajı bütün zamanların ortak anılarını yansıtır. Beyoğlu’nun kalbi, ikonik kültürel mekânlarından biridir.

Bu kez de “Yeniden Çiçek Pasajı” konseptiyle gençlerle orta yaş ve daha ileri yaşların buluşturulduğu bir proje hayata geçirildi.

Gaye Su Akyol, Kalben, Ceza, Melek Mosso ve Can Bonomo’nun konserlerinde nesiller bir araya geldi.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları


“Hybrid Community”nin imza attığı bu projenin amacı gençlere dokunmaktı.

Yeni nesil şeflerle, yeni nesil müzisyenlerle.

Pasajın müdavimleri bir araya geldiler. Balık Pazarı esnafının kült lezzetleri yeni nesil şeflerin reçeteleriyle harmanlandı.

Farklı bir gastronomik deneyim yaşandı.

Özlenen Beyoğlu günleri “Yeniden Çiçek Pasajı”yla yaşandı.

BİR YOL ÖYKÜSÜ

Fotoğrafın icadından hemen sonra 1839’da bir grup ressam ilk fotoğraf gezisini düzenlediler.

Fırça, boya ve tuval yerine henüz yeni icat edilen kocaman fotoğraf makineleriyle ışık, açı yakaladılar.

Marsilya’dan yola çıktılar, Malta, Rodos ve bazı Yunan adaları, Mısır, Ortadoğu kentleri İzmir, Boğazlar, İstanbul, Roma ve tekrar Marsilya...

Gezi 6 ay sürer.

Görüntüleri gelecek kuşaklara taşıdılar.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları


Çok heyecanlanmış ve eğlenmiş olmalılar.

Öyle ya, saatlerce boya ve renk tutturmaya çalışarak, fırça darbeleriyle figürleri, göğü, denizi, toprağı gerçeğe en yakın şekilde resmetmek yerine tek bir hareketle sonuç almak.

Müthiş bir buluş algısı...

Sonraki yıllarda videolarla hareketli görüntüler elde etmeyi herhalde hayal bile edemezlerdi.

.....................

Aradan 180 yıl geçtikten sonra başta Coşkun Aral olmak üzere 10 Türk fotoğraf ustası aynı geziyi yaptılar. Aynı yerlerden çektikleri fotoğraflar Pera Müzesi’nde sergileniyor.

Kanatlarımda İstanbul şarkıları


Keyifle gezdim.

Ortadoğu’nun iyice karıştığı şu süreçte bu fotoğraflar daha da anlamlı.