Macron’a yumruk ve ötesi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a salı günü yurt içi gezisinde tokat atıldı.

Bu çirkin olay, Macron, kendisine tezahürat yapmakta olan bir gruba yaklaştığında gerçekleşti.

Tokat atan Damien T. adlı gençten biri, grubun en önünde yer almıştı. Macron onun sol elini -yakınlık jestiyle- tuttuğunda sağ eliyle Cumhurbaşkanı’na şiddetli bir tokat attı.

.............

Fransız medyasına göre Damien T. 28 yaşında, güçlü kuvvetli bir sporcu. “Ortaçağ kılıcıyla dövüş” hocası.

Sosyal hesaplarında bu spora olan tutkusunu yansıtan görüntüler paylaşmış.

Damien T. ile birlikte arkadaşı Arthur C. polis tarafından gözaltına alındı. Derhal soruşturma başlatıldı.

...........

Olayın geçtiği kasabanın savcısı, gazetecilere “her ikisinin de suç kaydının olmadığını” açıkladı.

Gene savcıya göre, Damien ve Arthur’un “siyasi eylemlerde yer aldıklarına” dair bir kayıt da yok. “Olaysız kişiler” olarak tanımlandılar.

Macron’a yumruk ve ötesi

FAŞO HESAPLAR

Damien T.’nin sosyal medyadaki paylaşımları çok az.

Hiçbir siyasi figürü ve siyasi partiyi takip etmiyor. Ancak...

Aşırı sağdan hesaplara abone.

Le Monde gazetesine göre, bunlar genellikle “faşo hesaplar...”

“Aşırı sağ karikatürist” Kitsune, milliyetçi “rap sanatçısı” Kroc Blanc bunlardan bazıları.

..........

Olaydan birkaç saat önce “Quotidien” TV programı tarafından röportaj yapılan kişi “Fransa’nın düşüşe geçtiği konusunda Cumhurbaşkanı’na söyleyecekleri olduğunu” açıklamış. Yanında Damien T. ve Arthur C. de var.

Bunlar, “saldırının planlı olabileceği” kuşkusunu desteklemekte.

Ayrıca... Arthur C. olayın gerçekleştiği kasabanın bir “mahalle meclisi üyesi”...

Yani mahallenin saygı duyulan insanlarından biri.

Veya o rolü iyi oynamış.

Le Monde da zaten “Arthur C.’nin rol yapma ve masa oyunlarına ilgi duyduğunu” yazdı.

BÜYÜK KINAMA

Cumhurbaşkanına ya da bir başka siyasi lidere tokat “ciddi” hatta “vahim” olaydır.

Toplumun bütün halinde tepki koyması gerekir.

Fransa’da da öyle oldu.

Başbakan “Politikada asla şiddet, sözlü ya da fiziksel saldırı olamaz. Hepimiz endişeliyiz” dedi.

Muhalefet partisi Ulusal Cephe’nin Başkanı Marine Le Pen de sert tepki gösterdi.

“Cumhurbaşkanına, siyasi liderlere fiziksel olarak saldırı asla kabul edilemez...”

Diğer liderler de çirkin saldırıyı en açık ve net ifadelerle kınadılar.

Hatta bir önceki Cumhurbaşkanı François Hollande da Twitter mesajında şöyle yazdı:

“Cumhurbaşkanı’na saldırmak, kurumlarımıza darbedir. Bu tarif edilemez çirkinlikteki davranış karşısında tüm ulusumuz devlet başkanıyla dayanışma içinde olmalıdır.”

Ana muhalefet partisi (Sosyalist Parti) Ulusal Sekreteri Olivier Faure “Cumhuriyet, her türlü şiddete karşı mücadele için Cumhurbaşkanı’nın tamamen arkasında olmalıdır” açıklamasını yaptı.

Macron’a yumruk ve ötesi

BİZDEKİ YUMRUKLAR

Siyasi tarihimizde Başbakanlık binasının içinde dönemin başbakanı Demirel’e yumruk atılmıştı.

Anında paketlendi. Yasanın gerekleri yerine getirildi.

Romanya’da bir otelde dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’a da yumruk atıldı. Yılmaz’ın burnu kırıldı.

Ülke topraklarının dışında bir saldırıydı. Yasaların tam uygulanamaması acıdır.

........

Ancak... Daha da vahim bir saldırı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapıldı.

Yurt içi gezisinde kalabalığın içinden bir kişi Kılıçdaroğlu’nun yüzüne şiddetli bir yumruk attı.

Sanki yetmedi... O kalabalık arasında Kılıçdaroğlu linç edilmekten zor kurtarıldı.

Bu kez saldırganların arasından adeta sökülerek götürüldüğü evin etrafı sarıldı.

“Yakalım” sloganları atılıyordu.

........

Kısa süre önce olayla ilgili duruşmada yumruk atan kişinin mahkemeye tutuksuz geldiğine tanık olduk.

Aslında o yumruk Kılıçdaroğlu’na değil demokrasiye atılmıştı. TV ekranından haberleri izlerken içim cız etti.

GENÇLER “İZMİR” DİYOR

Araştırmalara göre, önümüzdeki seçimlerde “gençlerin oyları belirleyici olacak.”

Peki... Gençlerin nabzı nasıl atıyor?

HABİTAT Derneği “Türkiye’de gençlerin iyi olma hali” raporlarının dördüncüsünü yayımladı.

İlki 2017’de yayımlanan bu son rapordan bazı seçmeleri yansıtayım:

.........

- Gençlerin genel memnuniyet düzeyi yüzde 50. Bu oran “bir işte çalışan” gençler olarak yüzde 55’e yükseliyor.

- Gelecekten daha az umutlu olanlar “iş arayan gençler kesimi” oluşturuyor;        yüzde 32.

- Yaşamını başka ülkede devam ettirmek isteyen gençlerin oranı 12 puan artmış;              yüzde 43.

- Başka bir ülkede eğitim almak isteyen gençlerin oranında 7 puan yükseliş var; yüzde 28.5.

- Bankadan ya da tanıdıklarından borç almak zorunda kalan gençlerin oranı da 7 puan artmış; yüzde 25.

- Hava karardıktan sonra kendilerini güvende hissetme oranı gençlerde geçen yıla göre düşüş gösteriyor.

- Genç erkeklerde bu oran geçen yıla göre 5 puan azalmış; yüzde 63.

- Genç kızlarda ise azalış 8 puan; yüzde 45.

- Yaşadığı kentten memnun olan gençlerin oranı yüzde 79.

- Memnuniyetsizliğin bir nedeni “kültür ve sanat faaliyetlerinde yetersizlik...”

- Gençlerin yüzde 29’u başka bir şehirde yaşamayı tercih ediyor ve ne ilginçtir ki gençlerin bu tercihlerinde İzmir 1. sırada.

Nedenleri ise yaşam kalitesi, doğası, havasının güzel olması, ulaşım kolaylığı, ekonomik koşullar ve sosyal imkânlar...

..........

HABİTAT “sürdürülebilir kalkınma” alanında çalışan bir STK.

“Gençlerin sürdürülebilir kalkınmada etkin rol oynamasını” hedefliyor.

Gönlümüz elbette gençlere çok daha iyi koşullar vermemizi istiyor.

Ama...

Bu sonuçlara bakarak “gençlerin pandemi psikolojisine sanılandan daha dirençli oldukları” söylenebilir.

Macron’a yumruk ve ötesi