Yılbaşı günü Ecevitlerde

Çok yıllar önceydi.

Bir yılbaşı günü Ecevitlerin Ankara Oran Sitesi’ndeki konutlarındaydım.

Bülent Ecevit’le konuşacak ve akşamına İstanbul’a dönecektim.

DSP henüz kurulmamıştı.

Ecevit emekli maaşıyla aldıkları posta pullarını göstermiş ve şöyle demişti:

“Kuracağımız siyasi partinin örgütünü mektuplar göndererek oluşturuyoruz. Rahşan ve ben yazı makinemde öneri mektuplarını yazıyoruz.

Gene ikimiz mektupları zarflarına koyup pulları yapıştırarak gönderiyoruz.”

Başka hiç yardımcı olmaksızın, hiçbir yerden mali katkı alamadan, milletvekili emekli maaşıyla siyasi parti kurmaya kalkışmak “hayal” olarak görünmüştü.

Ancak...

Duygulanmış ve saygı duymuştum.

Eski partisi CHP’nin 80 ihtilali sonrası türevinin başına rahatça geçebilirdi.

Ama daha başından “eski siyaset arkadaşlarıyla yolunu ayırmış olduğunu” kesin dille vurgulamıştı.

Peki...

Kuracağı partiye eski CHP’den kimleri alacaktı?

Cevabı “Hiç kimseyi” olmuştu.

Tamamen yeni bir Genel Merkez ve örgüt oluşturacaktı.

Nedenini sorduğumda bakın ne demişti:

“1980’e geldiğimizde artık öyle bir noktaya gelmiştik ki ben partinin genel başkanıydım ama sözümü dinletemiyordum. Tepede, boşlukta asılı gibiydim. Çok acı bir süreçti, bir daha bana bunu yapan insanlarla asla aynı çatı altında olmam.”

DSP işte böyle kuruldu.

Milletvekili emekli maaşından posta pulları, A4 kâğıt ve zarflar alınarak...

Ecevit’in emektar yazı makinesinde yazılan mektuplarla örgüt oluşturarak...

Ecevit’in “sözünü dinlemediklerinden” yakındığı CHP’lilerden bazıları yakın dostumdur.

Onları da 1980 öncesi çok dinlemişimdir.

“Ecevit’in kendilerini kale almadığından, sadece eşi Rahşan hanımı dinlediğinden” bahsederlerdi.

Yılbaşı günü Ecevitlerde

1970’li yılların başlarında Ecevitler Baykallarla sıcak ilişkilerle kader birliği yapmışlardı.

..................

CHP’nin Atatürk’le birlikte kurucularından olan İsmet Paşa da 1970’li yılların ilk yarısında Genel Başkan’dı, “Ecevit ve ekibinin kendisini artık dinlemediklerinden” şikâyetçiydi.

.................

Daha eskiye gidelim...

Turhan Feyzioğlu, Coşkun Kırca, Emin Paksüt, Orhan Öztrak gibi çok güçlü CHP yöneticileri “Ecevit’i Genel Sekreter yapıp ortanın solu hareketine açılan” İsmet Paşa’ya bayrak açmışlardı.

Ayrılıp “Güven Partisi”ni kurmuşlardı.

.................

1950’li yıllarda ise Genel Sekreter Kasım Gülek’in Genel Başkan İsmet İnönü’ye “başkaldırısı” uzun maceradır.

.................

Bunları “CHP’nin tabiatında var olan özelliğini ortaya koymak” için yazdım.

CHP’de sular durulmaz.

Çünkü CHP’de “biat kültürü yoktur.”

Atatürk döneminde ve İsmet İnönü’nün “milli şef” olduğu tek parti yıllarında bile CHP’de “parti içi muhalifler ve muhalefet grupları” siyaset tarihimize geçmiştir.

2021 CHP’Sİ

Muharrem İnce öyle görünüyor ki parti kuracak.

Ankara kulislerine göre CHP’den bazı milletvekilleri de İnce’nin partisine katılabilir.

CHP içinde farklı isimlerle birkaç grubun daha “Kemal Kılıçdaroğlu’na tavır koymakta olduğu” konuşulmakta.

...............

AK Parti’deki Recep Tayyip Erdoğan’a mutlak bağlılık modelinin yanında CHP’deki iç rüzgârlar, kabaran dalgalar daha da fazla dikkat çekmekte.

Fakat...

Çok önemli 2023 seçimleri öncesinde araladığım tarih yaprakları kadar büyük kırılmalar CHP’de hiç beklenilmemeli.

Özellikle de son yerel seçimlerde birçok büyükşehir belediyesini almış olan CHP’nin bugünkü yönetimi önümüzdeki yılların da rotasını çizecek, kaptan köşkünde kalacaktır.

Yılbaşı günü Ecevitlerde

1980’li yıllar... Ecevitler DSP’yi yeni kurmuşlar, yanlarına hiçbir eski CHP’liyi almamışlardı.

..................

Ayrıca...

Artık siyaset oyununun demokrasiyi yoran eski kartlarla oynanma dönemi de bitmek üzere...

Hatta bitti.

Yeni jenerasyon demokrasinin üzerindeki yüzleri, şekilleri yepyeni olan kartları ve kurallarıyla, paradigmalarıyla bir oyun için kartlar karılıyor.