Amerika’nın Biden isimli bir sorunu var

Türkiye ve Ürdün’ün Suriyeli misafirlerinden dolayı karşılaştığı sorunları bilen birisi, ABD’nin güneyden, Meksika sınırından ülkeye dolan Hispanik mültecilerle baş etmekte çektiği sorunları kolayca kavrayacaktır. Trump, bu sorunu insani olmayan yasaklarla çözmeye çalıştı; ama sonra anası-babası ülkelerine iade edilmiş binlerce çocukla baş başa kaldı. Biden, Demokratların klasik yöntemiyle, “Herkese şirin görünen bir orta yol” bularak işin içinden sıyrılacağını düşündü. Şimdi, Meksika polisinin eline üç beş kuruş sıkıştıran, ABD gümrüğüne geliyor ve “Ben iltica etmek istiyorum” diyor. Bu kişilerin sayısı her gün, çoğunluğu 7 yaşından küçük, binlerle artıyor; yaşlılar geri çevrilse bile Amerikan çocukları kendi başına geri gönderemiyor; muameleler yapılınca kadar bakımevlerine yerleştiriliyor. Yeni Anayurt Güvenlik Bakanı, iltica isteyen çocukların hızla arttığını bunların işlemlerinin yapılmasının yıllar alabileceğini söyledi.

ABD’nin başına bu belayı saran Biden oldu.

***

ABD’nin Çin, Rusya, Venezüella ve İran ile ilişkileri ders kitaplarında örnek diplomasi olarak okutulacak nitelikte değildi ama en azından taraflar birbirlerini savaşla tehdit etmiyorlardı. Biden Yönetimi’nin Bush’tan ve Obama’dan miras kalan şahinleri doldurduğu kabinesi, sözcüleri, “kimliğini açıklamadan” demeçler veren danışmanları bu ülkelerle ilişkileri o hale getirdiler ki, temsilcileri uluslararası medyanın önünde birbirlerinin yüzüne karşı hakaretler ediyorlar. Nitekim Biden’ın Putin için “O bir katildir” demesi ile ekilen tuz-biber, Rusya’nın büyükelçisini geri çekmesine yol açtı. Biden’ın şahinlerine güvenen İsrail, Suriye’yi ve oradaki İran askerlerini açıkça bombalamaya başladı, ki bunun faturası da kuşkusuz ABD’ye yazıldı.

ABD’nin başına bu belayı saran da Biden oldu.

***

Bütün dünya biliyor ki Kuzey Kore’nin diktatörü Kim Jong-un, nükleer silah edindi; bunları Güney Kore’nin ve Japonya’nın (hatta ABD’nin) tepesine atmaya hazır. Trump, bütün o kristal dükkanındaki fil nezaketiyle de olsa, bu çılgın Koreliyi bir çizgide tutmayı başarıyordu. Ancak Biden Yönetimi’nin Japonya ile askeri manevralar yapacağını açıklaması üzerine Kim’in kız kardeşi Kim Yo-jong “Pislik yapmayı bırak” diye çevirebileceğimiz bir ifade ile ABD’ye hakaretler yağdırdı, yakın bir tarihte nükleer silah denemesi yapacaklarını açıkladı.

ABD’nin başına bu belayı saran yine Biden oldu.

***

Bu listeyi uzatabiliriz. Anayasa Mahkemesi’ndeki HDP davası için Türkiye’ye yapılan tehditkâr açıklamaları saymadık bile.

Bu diplomatik tökezlemelere, bir de Biden’ın uçak merdivenlerindeki tökezlemesi, Başkan Yardımcısı Kamala Harris’ten “Başkan Harris” diye söz etmesi, göreve geldiğinden beri iki ay geçmesine rağmen henüz kalabalık bir basın toplantısı ile sorulara cevap vermemesi, ABD’nin başında Biden isimli bir sorun olduğu tarzında yorumlanıyor.

Dünyanın tek güvencesi, kendisinin de yardımcısını Başkan diye adlandırmasıdır diyebiliriz. Ama Harris de ayrı bir sorun!