Taliban temize mi çıkmış oldu?

Horasan! Romantik, efsunlu İslam ülkesi… İran’ın aynı isimli ilinden, Siri Derya ve Amu Derya nehirleri arasındaki yeryüzü cenneti Maveraünnehir’e kadar olan büyülü ülke... Her ne kadar iki nehir ve besledikleri Aral Gölü kurumakta, üzerindeki koca gemiler artık deve barınağı olarak kullanılmakta ise de… Her ne kadar bu bölgedeki halk, önce komünizmin, sonra güya seçimle işbaşına gelen liderlerin kötü yönetimi sonucu, yeryüzü cennetinden çok insan yapısı bir cehennemde yaşıyorsa da…

Bu çok isimli, çok liderli, çok bölümlü terör örgütünün son hafta adını duyuran hizbi, Taliban koalisyonundan ayrılırken, liderlerini bölgeyi Horasan haline getirme ülküsüne ihanetle suçlamışlardı. Taliban, içinde “Al-Dawla al-Islamiya” (İslam Devleti anlamına Islamic State’in kısaltması IS) ve onun birçok fraksiyonu (hizbi) da bulunan grubu da içeriyordu.

Afganistan’daki ABD/NATO işgali sebebiyle çoğunluğu Selefi/Cihatçı olan grupların faaliyeti engellenince, İS, Irak-Suriye bölgesine kaymış, adına da “Irak-Levant” veya “Irak-Şam” kısaltması olarak IL veya IS’i ekleyerek ISIS, ISIL, DAEŞ diye anılmaya başlamıştı. Örgüt, Afrika’nın diğer bölgelerinde bu isimlendirmenin yerine oralarda geçerli siyasetlerine uygun isimler almıştı. Örneğin Büyük Sahra’nın güneyinde, kız çocuklarına okuma-yazmanın haram olduğu inancından hareketle örgüt Boko Haram (Haram Kitap; “boko” İngilizce book/kitap kelimesinin yerel söylenişi) adını almıştı.

İslam Devleti’nin amacı, tüm dünyada bir İslam devleti kurmaktı. Hükümranlık Allah’ın olduğu inancı ile insanlar devlet değil, ancak hilafet kurabileceği için, ele geçirdikleri veya geçirmek istedikleri yerlere, hilafetin bir eyaleti anlamına Afganistan Emirliği, Şam Emirliği, Horasan Emirliği adını veriyorlardı. Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirdikten sonra yaptığı ilk iş, üzerinde Kelime-i Şehadet’in yer aldığı, ilk kez El Kaide ile gördüğümüz Suudi Arabistan bayrağını, ulusal bayrak yapmak ve ülkenin adını “Afganistan Emirliği” olarak değiştirmek oldu.

Taliban 2015 yılından beri, ABD kuvvetleri ile yan yana El Kaide’ye, DAEŞ’in diğer fraksiyonlarına ve bu arada ISIS-Horasan’a karşı savaşıyor; onlar tarafından “tekfir” yani kâfir ilan edilmiş bulunuyor. Ancak leoparın kürkündeki beneklerden kurtulmasının imkansızlığı gibi, Taliban’ın da varlığını oluşturan Selefi-Cihatçı ideolojiden vazgeçmesi, şu an itibarıyla imkânsız görünüyor.

ABD ile Doha’da iki yıldır sürdürülen görüşmelerden sızan bilgiler, Taliban sözcülerinin “ılımlı” veya ABD’nin ülkenin anahtarlarını kendine teslim etmesine yetecek kadar “şirin” mesajlar verdiğini gösteriyor. Hatta DAEŞ ve El Kaide liderleri bu mesajları “Taliban liderlerinin davayı sattığını gösterdiği” tarzında yorumlasalar da Taliban hâlâ dünyanın beklediği mesajları vermemekte direniyor. Dünya, Taliban’dan silahlı mücadelenin bittiğini; ülkenin bir hükumeti, bir ordusu olduğunu açıklamasını bekliyor.

Ama Taliban bir yandan, ABD öte yandan Afganistan’ı yok etmekle meşgul.