Yangına acil müdahale

ABD’de, Demokrat Partililerin ve liberallerin (gerçi artık çoğu NeoCon oldu liberal de kalmadı) en büyük özelliği, nerede bir sosyal sorun görseler üzerine “kovayla para atmak” isterler. Ve tabii bu önlem her zaman ve her yerde işlemez.

Bir örnek hatırlatmak isterim. Yıllar önce başkent Washington’da “teenager” (13-19 yaşları arasında) gebeliklerinin anormal oranda arttığı görülmüştü. Evlenecek yaşta olmayan bu kızların içine düştükleri sorunla başa çıkmaları için liberallerin elindeki belediye meclisi, bu çocuklara çok yüklü olmasa da bir aylık bağlanmasını kararlaştırdı. Sonuç ne oldu dersiniz? Bir yıl içinde, 19 ve daha genç yaşlarda gebe kalan kızların sayısı 20 kat arttı!

Demokrat ve liberallerin gördükleri her sosyal sorunun karşısında mali itfaiyeyi çağırmasına karşılık, Cumhuriyetçilerin geleneksel tutumu ise “Halk yapsın… Devlet her şeye burnunu sokmasın!” diye özetlenebilir. Ancak tarih tanıktır ki bu belki de iyiniyetli, demokratik tutum çoğu zaman halkın bencilliğine, özel sektörün vahşi kapitalizmine takılır ve son bir yılda olduğu gibi, ABD küresel önderlik rolünü hemen her alanda yitirir.

Bu bencilliğin belleğimdeki en canlı örneği Obama döneminde, “Herkes için sağlık hizmeti” diye niteleyebile-ceğimiz herkesi kapsayan bir sağlık sistemi ve sigorta uygulaması, gerçekleş-tirilemedi. Türkiye, bugün Kafkaslar ve Balkanlardan gelen “turist işçilere” bile sağlık hizmeti sağlarken, ABD’de KOVİD-19 hastalarına bile sigorta soruluyor.

Yeni Başkan Joe Biden’ın ve çevresine toplandığı dış siyaset ve güvenlik ekibinin Türkiye ile sorunu var gibi görünse de (ki olan sorunların müzakerelerle aşılacağı inancını besleyenlerden biriyim) iç siyasette, özellikle Korona ile mücadele konusunda proaktif bir tutum takınacağı anlaşılıyor. Biden görevde 50’nci gününü doldurduğu gece yaptığı televizyon konuşmasında, belki yaşından dolayı, şefkatli, babacan ve sadece Demokratları değil ama Cumhuriyetçileri de samimi şekilde kucaklayan bir tavır sergiledi.

Yangına acil müdahale

Biden ayrıca samimiyetle ABD hükumetinin herkesi birkaç kere aşılamaya yetecek bir sipariş bağlantısının öylece beklediğini de açıkladı. Trump zamanında aşılanan insan sayısı günde bir kaç yüz iken Biden’ın teşvikiyle son bir ayda bu sayı günde 1 milyona çıktı.

Biden’ın Kongre’deki Demokratların kabul ettiği (ama Cumhuriyetçilerden bir tek oy bile alamayan) 1 trilyon 900 milyar dolarlık Salgın Sonrası Canlandırma Planı’ndan çok memnun olduğu da söylenemez. O kadar ki, ABD medyasında Biden’ın bu yasayı onaylayıp onaylamayacağı bile tartışıldı. Onay töreni de büyük bir tantana olmadan yapıldı. Bu plan ABD hükumetinin mali disiplinini sarsacaktır.

Devletin vergileri arttırarak halkın cebindeki parayı alması ne kadar yanlışsa, sosyal (ve salgın gibi ciddi teknik) sorunların çözümünde, halkın cebine, verimli şekilde harcayıp harcamayacağı belli olmayan para desteleri sokuşturması da o kadar zararlı sonuçlara yol açıyor.

Sorunların üzerine para saçmak ise Demokratların klasik tutumu.