Af pazarlıklarında Erbakan Hoca faktörü...

Af pazarlıklarında Erbakan Hoca faktörü...


       Bayrama kadar bir af yasasının şöyle ya da böyle çıkacağı konusunda kuşku yok. Kuşku yaratan konu başka: Perde arkasındaki Erbakan Hoca pazarlıklarının nasıl sonuçlanacağı... Çünkü afla ilgili taktik savaşları daha çok Hoca'yla ilgili olarak yapılıyor.
       Önemli bir nokta bu.
       Çünkü koalisyon hükümetinin sağlığını, yani siyasal istikrarı ilgilendiriyor. Ayrıca demokratikleşmeyle ilgili yanı olduğu için, Türkiye - Avrupa Birliği ilişkilerinin yakın geleceğini düşündürüyor.
       Nedir Hoca'nın hedefi?
     (1) Erbakan Hoca 12 Ocak 2001'de hapse girmek istemiyor. (2) Hoca 5 yıllık siyaset yasağından bir an önce kurtulmak istiyor. (3) Hoca, parti kapatmalarının iyice güçleştirilmesinden yana. (4) Hoca kendisi dahil bazı Refahlı yöneticiler hakkında açılmış parti paralarıyla ilgili '1 trilyon davası'ndan kurtulmanın da peşinde...
       Hepsi mümkün mü? Zor tabii.
       Ama siyaset bu. Hoca, koalisyon ortaklarının, özellikle Ecevit'le Yılmaz'ın bazı konularda Fazilet Partisi oylarına ihtiyaç duyabileceklerini görüyor.
       Ama bunun tersi de geçerli. Eğer Hoca da hapisle siyaset yasağından kurtulmak istiyorsa, Ecevit ve Yılmaz'ın parlamentodaki desteğine muhtaç...
       Peki, koalisyon içi durum nasıl?
       Bütün bu pazarlıkların koalisyon ortakları arasındaki havayı olumsuz yönde etkilediği söylenebilir. Çünkü bir yanda DSP ile ANAP var, öbür yanda MHP. Üç ortak bir yerde anlaşıyor:
       Hoca hapse girmesin!
       Ancak MHP bu sınırın ötesine gidilmesini istemiyor. TCK 312. maddesinin değiştirilmesine, Anayasa ve ilgili yasalarda düzenlemeler yapılarak Erbakan Hoca'nın siyaset yasağının kaldırılmasına karşı çıkıyor.
       Bunun değişik nedenleri var. Özellikle Orta Anadolu'da MHP ile Fazilet arasında sıcak rekabet hüküm sürüyor. Hoca'nın yasağı kalkarsa, Fazilet toparlanabilir diye düşünüyor MHP kurmayları.
       Belki de MHP kurmaylarının kaygısı, Hoca'dan çok Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili. Siyaset yasağından kurtulacak bir Tayyip Erdoğan'ın estireceği yepyeni bir rüzgarla MHP'yi seçmen tabanında sıkıştıracağı kanısında olabilirler.
       Ecevit'le Yılmaz'ın pencereleri daha farklı. Mesela Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle ilişkilerini gündeme getiriyorlar. Bunun için de TCK 312'de, Terörle Mücadele 8'de ve bazı yasalarla Anayasa'da yapılacak değişikliklerle ölüm cezası var.
       MHP bu konulara soğuk.
       Hem kendi tabanını, hem milliyetçi tepkileri hesaba katıyor. Hem askerle uyumu göz önünde tutuyor olabilir. Önce tribüne oynayıp, sonunda makul bir noktaya gelebilir mi MHP?..
       Ecevit'le Yılmaz ise bu açılardan parlamentoda MHP'den doğabilecek boşluğu Fazilet oylarıyla kapatmayı düşünüyorlar. Onun için de Erbakan Hoca'yla dirsek temasını yitirmek istemiyorlar.
       Karmaşık bir durum.
       Tek paket mi çıkacak? Paket içinde paket mi çıkacak? İlk aşamada Erbakan Hoca hapisten kurtarılıp, ikinci aşamada siyaset yasağının kaldırılması gündeme getirilirken, bir başka mini - demokratikleşme paketi mi açılacak?
       İlk aşamada Hoca hapisten kurtulur. Sonrasını kestiremiyorum. Örneğin, 312 ile bağlantılı olarak siyaset yasaklarının kaldırılması için Anayasa değişikliği gündeme gelirse ne olur?
       Bunun için 367 oy gerekiyor. MHP hayır dediği vakit, DSP + ANAP + Fazilet oyları ancak 353 ediyor. Kaldı ki, oylaması gizli yapılan bir Anayasa değişikliğinde ANAP da DSP de fire verir.
       Başka ne var?
     Cumhurbaşkanı'nın yetkileri, 5 + 5 paketi...
       Bu konu da sürprizlere gebe...
       Kısacası:
       Ankara'nın siyaset meydanında saman altından su yürütülüyor. Keşke afla ilgili pazarlıklar, koalisyon ortakları ve Fazilet'in de katılımıyla demokratikleşme yolunda bir atılıma dönüşerek sonuçlansa...


Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr