Beddua!

"Cuma namazında ilginç bir manzarayla karşılaştım. Namaz öncesi vaiz efendi sözü döndü dolaştırdı Amerikaya, İsraile, Batıya getirdi. Söz, Fellucede yaşanan katliama, İsrailin amansız politikasına kadar gelince, heyecanlı bir şekilde ellerini açıp duaya başladı. Zalimlerden, fasıklardan, münafıklardan Allaha sığınıyordu. Camiden anlaşılır bir tonda Amin sesleri yükseliyordu. Ne zaman ki (Amerikayı da kahr - ü perişan eyle Allahım) cümlesi duyuldu, cami Amin sesleriyle yankılandı."Durum böyle.Tepkiler gitgide büyüyor.Irakta, son olarak Fellucede yaşananlar elbette insanlığın vicdanında derin yaralar açtı. Amerikan işgal güçlerinin direnişçilere karşı savaş suçu niteliği taşıyan saldırılarını kınamak elbette insanlık görevi...Ama her şey burada bitmiyor.Bedduayla da bitmeyeceği gibi...Tıpkı Saddamın yıkılmasıyla bitmediği gibi... Çünkü, Saddam rejimini deviren Amerikan işgaliyle birlikte her türlü kötülüğün ortalığa saçıldığı Pandoranın Kutusu da açıldı. Savaş, önceden kestirilemeyen birtakım dinamikleri harekete geçirdi.Şimdi sloganlara sığamayacak, klişelerle açıklanamayacak kadar karmaşık bir durum söz konusu. Ya da geçmişe dönük keşkelerin artık çare olamayacağı kanlı bir dehşet döngüsünün içinde kıvranmaya devam ediyor Irak bugün...Evet, keşke savaş olmasaydı.Keşke Saddam savaşsız devrilseydi. Keşke Amerika şu yanlışları yapmasaydı. Keşke Avrupa bu kadar seyirci kalmasaydı.Bunlar geçti artık.Bundan sonra ne yapmalı?Eğer Irakın bir terör, şiddet ve kaos üssü olmasını istemiyorsak... Eğer Irakın bütün Ortadoğuyu istikrarsızlaştıracak bir Taliban Afganistanı olmasını istemiyorsak... Eğer Irakın El Kaideci radikal İslamı bütün Arap dünyasına dalga dalga yayacak bir köktendincilik merkezi olmasını istemiyorsak...Ne yapmalıyız?Fellucede yaşanan cehennem elbette kınanmalı. İnsan olan, yaşananları elbette içine sindiremez. Ama iş bununla bitse iyi.Bitmiyor ki.Fellucede Sünniler direniyor.Ama Irak, Sünnilerden ibaret değil.Kuzeyde Kürtler var, nüfusun yüzde 20sini oluşturan. Başından beri Amerikayla işbirliği içinde hareket ediyorlar. Amerikan işgal güçleriyle birlikte Felluceye giren Irak kuvvetlerinin önemli bir bölümü Kürt milislerden oluşuyor.Irak sadece Sünniler değil.Bir de Şiiler var, nüfusun yüzde 60ını oluşturan. Irakta Şiiler de Amerikaya direnmiyor. Çünkü, seçim sandığından çıkıp yeni Bağdat yönetiminde çoğunluğu ele geçirecekleri günü düşünüyorlar.Bir başka deyişle:Saddam dönemi dahil, Irak tarihi boyunca ayrıcalıklı Sünnilerle Sünni yönetici elitlerin diktasından fazlasıyla çekmiş olan Şiilerle Kürtler, Irakta Amerikayla işbirliği içindeler.Ancak, Irakta istikrar ve güvenlik için bu işbirliği de yetmiyor. Sünnileri dışlayan, iktidar oyununa dahil etmeyen politikalar, bir yerde geri tepmeye mahkûm. Asıl böyle bir durum, Irakı iç savaşa itip Irakı Filistinlileştirebilir.Felluce Savaşına bu pencereden bakmak da mümkün. Çünkü Fellucenin yalnız askeri boyutu yok. Bir de siyasal yanı var, güç yoluyla Sünnileri oyuna çekmeyi, seçimlere razı etmeyi öngören...Bu gerçekleşebilirse, o zaman El Kaide terörünün tecrit edilmesi gündeme gelebilir diye düşünülüyor.Bu hesaplar ne kadar tutar?Sünnilerin oyuna çekilmesi, iktidar pastasına ortak edilmeleri özellikle Şiileri nasıl etkiler? Ya seçim sandığından iç savaş çıkarsa? Filistin - İsrailde barış kapısı açılmadan, Felluceler bitebilir mi?Bunlar da bilinmezler arasında...Ama bir nokta kesin:Amerika tek başına bir yere gidemez! Bir yandan BMyi, NATOyu devreye sokarak, özellikle Avrupayı ortak ederek yola devam etmesi ve Filistinde barış kapısını açması şart. h.cemal@milliyet.com.tr Ekrem Dumanlının dün Zaman gazetesindeki Beddua başlığını taşıyan köşe yazısının girişi şöyleydi: