Evet, AB treni yavaşlıyor ama...

Dün Milliyet'teydiler.İki saat sohbet ettik.MBA programları çerçevesinde, ziyaret etmek üzere iki ülkeyi seçmişler:Türkiye ve Hindistan.Neden Türkiye diye sordum.Yanıtların özeti şuydu:Ekonomideki atılımlarıyla son yıllarda kaydettiği çarpıcı ekonomik büyüme ve Müslüman bir ülke olarak gerçekleştirdiği reformlarla çıktığı AB yolculuğu...Bu iki noktanın kendilerini Türkiye'ye çektiğini belirttiler.Gayet modern görünüşlü NBA öğrencisi Fas'lı genç kızın, dört günlük İstanbul izlenimleri şöyleydi:"İlk bakışta, burası Müslüman bir ülke gibi görünmedi bana. Camileri, minareleri görünce sevindim tabii. Ama çok şey benim ülkemden, Fas'tan o kadar farklıydı, Avrupa gibiydi ki. Keşke Fas da Türkiye'nin yapabildiklerini yapıp AB yolculuğuna çıkabilse... Bizde de bazı şeyler yavaş da olsa değişiyor. Ama anlaşılan zaman alacak."İyimser olmakta yarar var.Değişim gerçekten zaman alıyor.Bakın, Papa bile değişti!Dünkü International Herald Tribune'ün kocaman manşeti Papa 16. Benedictus'a ayrılmıştı:"Papa, Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor!"Avrupa kamuoyu, Papa'nın sesine ne kadar kulak verir bilemiyorum.Ama şu söylenebilir:Türkiye'nin eski deyişle meşakkatli, yani çok zahmetli başlayan AB yolculuğunda, Papa'nın destek çıkışı az da olsa gönüllere su serpebilir.Bu yolculuğun hiç de kolay geçmeyeceği dün bir kez daha belli oldu. AB Komisyonu'nun yaptığı tavsiye kararı şu noktalarda özetlenebilir:Evet, tren kazası yok!Yani ilişkiler dondurulmuyor.Ama raydaki tren yavaşlıyor.Çünkü kısmi askı söz konusu.Bir başka deyişle:35 fasıldan 8'i askıya alınıyor. İngiltere'nin 3 faslı yeterli gördüğü, Fransa'nın 17 fasıla kadar baskı yaptığı, sonunda orta yolun 8'le bulunduğu belirtiliyor.Peki, bu tavsiye benimsenir mi? Bunun için, 11 Aralık'taki dışişleri bakanları toplantısından bu kararın aynen geçip 14 Aralık zirvesinde de resmi nitelik kazanması gerekiyor.Bu beklenen bir gelişme.Ancak, Türkiye böyle bir tavsiye kararına haklı nedenlerle karşı çıkıyor.Kuzey Kıbrıs'a yönelik izolasyonlar kaldırılmadan, Türkiye'nin hava ve deniz limanlarının Güney Kıbrıs'a açılmayacağını yine haklı gerekçelerle savunuyor.Türkiye'nin bu sesine AB'nin daha fazla kulak vermesi lazım.Verilmezse ne olur?Evet, AB treni yavaşlar ama yolculuk böyle devam eder gider.Ne zamana kadar?Türkiye'de 2007 yılı seçimlerine kadar...Hiçbir şey dünyanın sonu değil! h.cemal@milliyet.com.tr Yaş ortalaması 30-32 olan yirmi kişilik bir grup. Amerika, Hindistan, Çin, Fas, Japonya, Fransa, İngiltere dahil olmak üzere on iki ayrı ülkeden gelen bu gençler, sekiz yıllık bir iş tecrübesi sonrasında, Güney Fransa'daki bir yüksekokulda MBA derecesi için okuyorlar.