Hadi bakalım kanıtla Türklüğünü!

Soyer'e Kıvrıkoğlu Paşa diyor ki:"Türklüğünü ispat et!"Bu haberi okuyup belki daha vahim olan ayrıntılarını da öğrenince, yıllar önce Diyarbakır'daki bir akşam yemeğini anımsadım. Tarih, 21 Mart 1994.Diyarbakır'daki Polis Evi'nin sekizinci katında upuzun bir masa, etrafında da devlet sıralanmış:Olağanüstü Hal Bölge Valisi Ünal Erkan, Vali Bey İbrahim Şahin ve yardımcıları, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Korgeneral Kundakçı, Korgeneral Sağlam, Korgeneral Cilasun ve başka komutanlar, MİT bölge yetkilisi, DGM savcıları...Gazeteci olarak da Hasan Cemal.Nevruz'un olaysız geçmiş olmasından herkes memnun. Rakılar yudumlanırken, daha çok Güneydoğu'yu bekleyen sıcak yaz konuşuluyor.Bölgedeki devlet yanlısı güçler-devlet karşıtı güçler konusu açılıyor bir ara. Karşımda oturan komutanın tahlilinden bir cümle bir anda belleğime kazınıyor:"Anladım onun Türk olduğunu... Çünkü dedim ki, gözlerinden hıyanet okunmuyor." (*) Şaşırtıcı bir tespitti.Hıyaneti gözlerden okumak nasıl bir şey olabilirdi? Gözlerinde hıyanet okunanlar kimlerdi?Kürtler mi?Değilse, PKK'lılar mı?Bir insanın gözlerine bakarak onun PKK'lı olup olmadığı nasıl anlaşılacaktı?Kafam karışmıştı! Ancak, beni asıl düşündüren bir başka noktaydı. Adını şimdi hatırlamadığım o komutanın sözünün altında yatan ve ırkçılık kokan milliyetçilik anlayışı beni gerçekten rahatsız etmişti.Belki benzer nedenle KKTC'de yaşanan olaydan da rahatsız oldum.Komutan, Başbakan'a diyor ki:"Türklüğünü ispat et!"Olacak şey değil!Ya Türk değilse?..Haydi bakalım!Böyle bir çıkışa ben muhatap olsaydım, acaba benim tavrım ne olurdu? "Anne tarafım Gürcü ve Çerkez, baba tarafımın kökleri Rumeli'ye, Midilli ve Makedonya'ya gidiyor" diye mi başlardım?Böyle bir giriş, komutanda benim Türklüğüm konusunda kuşku uyandırabilir miydi?Ya bir de komutan, bakışlarını bana öyle dikip gözlerim içine bakarsa ne yapardım?..1990'lı yılların başıydı.Çerkez köklerimden dolayı Üsküdar'da bir Adige derneğinin toplantısına konuşmacı olarak katılmıştım. On dört-on beş yaşlarında bir çocuk pat diye bana sormuştu:"Çocuğunuz olsa, doğduğu zaman onun kulağına önce Çerkez mi, yoksa Türk mü olduğunu fısıldarsınız?"Çok şaşırmıştım.Hayatımda ilk kez böyle bir soruya muhatap oluyordum. Kızım doğduğu vakit kulağına herhangi bir şey fısıldamadığımı söylemiştim. Bu yanıttan pek memnun kalmadığını anımsıyorum o çocuğun...Peki, ya Lefkoşa'daki komutan gözlerini gözlerime dikip, "Hadi bakalım, kanıtla Türklüğünü!" sözünü bana söyleseydi, benim tepkim ne olabilirdi?..KKTC Başbakanı Soyer belli ki alınmış, "Türklük kalbimizde yatıyor!" diye yanıtlamış komutanı...Belki ben eklerdim:"Paşam, siz yoksa sömürge valisi misiniz?" diye...—————————————-* Hasan Cemal, Kürtler, Doğan Kitap, s. 215-219. h.cemal@milliyet.com.tr Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı. Ferdi Soyer, KKTC Başbakanı.