Hukuk reformu, hatta hukuk devrimi!

Ama Hoca bugün ne yapıyor?Siyasetin daniskasını yapıyor. Meydan meydan, miting miting dolaşıyor. Recai Kutanla birlikte kürsüye çıkıyor, Saadet Partisi adına nutuk çekiyor. Hukuka meydan okuma değil mi bu?Bir bakıma öyle.Ama hoca şimdi diyebilir ki:"Ben sade bir vatandaş olarak yapıyorum bunu. Bir parti üyesi, bir parti yöneticisi, bir milletvekili adayı olarak yapmıyorum ki? Bunda yasalara aykırı ne olabilir ki?"Nitekim yok.Kimse bir şey diyemiyor. Ama Hocanın bu tavrı kanuna karşı hile değil mi? Bu nedenle, yasaya aykırı bir durum olmasa da, hukuk çerçevesinde bir mekanizma olabilir, Hocanın bu davranışının ya da bu gibi davranışların hukuka karşı bir meydan okuma olduğunu anlatabilecek ve onları bu davranışlardan vazgeçirecek...Bir de Tayyip Erdoğan var.Bir şiir okudu, 312den hapse mahkum oldu. Ayrıca ömür boyu siyaset yasağına çarptırıldı. Sonra af çıktı, 312 değiştirildi. Ancak, Anayasanın "af edilseler dahi" diye başlayan ve 312yi de içeren maddesi değişmediği için Tayyip Erdoğanla ilgili siyaset yasağı devam etti.Bu yüzden milletvekili adayı olamadı. Aynı zamanda parti kurucu üyesi olamayacağı kendisine bildirildi.Peki, yasa uyarınca bir partinin üyesi olamayan kişi, aynı partinin genel başkanı olabilir mi?AKP tüzüğü olabilir diyor.Ama yasa tersini buyuruyor. Nitekim, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da ilgili yasayı göz önünde tutarak dedi ki:"Hukuk dolandırılıyor!"Haksız mı?Bir partiye üye olamayacaksın ama genel başkanı olabileceksin! Bu da Tayyip Erdoğanın hukuka meydan okuması...İyi de, bundan dolayı parti kapatılabilir mi? İşte burada temelli kapatma - düz kapatma gibi ince ayrımlı hukuk tartışmaları suyun yüzüne çıkıyor. Ama bu arada Başsavcı Kanadoğlu, temelli kapatmayı öngörmeyen bir kapatma davasını Anayasa Mahkemesinde açtı bile. Farklı görüşte olan hukukçular da var. Anayasayla Siyasi Partiler Yasasının çeliştiğini söylüyorlar.Bu arada yine gündemdeki yerini bağıran bir konudan, örneğin Anayasayla yasaların çelişmesinden, hukuksal boşluklardan ya da bizdeki hukukun oturmamışlığından söz edilebilir.Evet, bir yanda hukuka meydan okuma var. Ama öbür yanda seçime iki kala, başa güreşen bir partiyle ilgili kapatma davası var.Evet, bir yanda hukuka karşı hile var. Ama öbür yanda demokratik hukuk devletinin gereklerine ters düşen anayasal ve yasal hükümler, zırt pırt parti kapatma kararları var.Evet, bir yanda hukuka uymak mecburiyeti var. Ama öbür yanda hukuku çağdaş demokrasiyle uyumlu hale getirmek var.Kısacası:Türkiyenin reaksiyoner hukuk illetinden kurtulmaya, köklü bir hukuk reformuna, hatta bir hukuk devrimine ihtiyacı var. h.cemal@milliyet.com.tr Erbakan Hoca hapis yattı. Partisi kapatıldı. Ve kendisi beş yıl süreyle siyasetten men edildi.