MHP'nin tutumu!

MHP'nin tutumu!


Hasan CEMAL

       Evet, Öcalan ve idam MHP açısından hassas bir konu. Kendi kamuoyu var, kendi parti tabanı var. MHP'nin bazı çıkışlarını anlamak güç değil.
       Ama bundan dolayı bir krizin kapısını zorlarsa, işte o zaman MHP'yi anlamak imkansız hale gelir.

MHP'nin tutumu... Geçmişi yeniden yaşamak mı?..

       Öcalan hakkındaki idam kararı... Siyasal gündemin baş köşesine oturmuş durumda. İki yol var: Ya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararına kadar beklemek... Ya da onay için hemen parlamentoya göndermek...
     DSP ile ANAP birinciye taraftar. Cumhurbaşkanı Demirel de öyle. MHP ise ikinciden yana. "Gönderilsin ve onaylansın!" diyor.
       Ne olacak?
       Bunun için koalisyon ortakları Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz bayram sonrası toplanıyorlar.
       Çok kritik bir konu!
       Çünkü, Türkiye'nin uzun yıllardır ilk kez yakalamaya ve yeni yeni yararlanmaya başladığı siyasi ve ekonomik istikrar ortamını bir anda darmaduman edebilecek tohumları içinde taşıyor.
       Şimdi dikkatler MHP'de. Özellikle Devlet Bahçeli'nin üstünde... Ne yapmayı düşünüyorlar?
       İlk akla gelen soru:
     İdam için koalisyonu mu bozacaklar?
       Nedir bu koalisyonun alternatifi? MHP açısından iki alternatif olabilir:
     (1) Fazilet ve Doğru Yol'la birlikte yeni bir koalisyon hükümeti kurarak yine iktidarda kalmak... Yani 'devlet'le ve kamuoyunun önemli bir bölümüyle çatışmayı göze alarak, bir yerde Erbakan Hoca ve Çiller'le kol kola girmek... Tabii bu birinci alternatifte, Devlet Bahçeli'nin başbakanlığı da gündeme gelebilir.
     (2) MHP'nin muhalefete geçmesi... Çiller'in bir vücut çalımıyla kapağı koalisyona atması.
       Fazla ayrıntıya girmeden diyelim ki: MHP'nin istediği oldu ve parlamento çoğunluğu Öcalan'ı ipe gönderdi.
       Ne olur sonra?
     Avrupa'yla ilişkiler darbe yer!
       Avrupa Konseyi'nde Türkiye'nin üyeliğine son verebilecek gelişmelerin kapısı açılır. Avrupa Parlamentosu ayağa kalkar. Avrupa Birliği, Türkiye'nin adaylığını askıya almak için düğmeye basar. İlişkilerin donması gündeme gelir. Sade MHP'linin de çoluğu çocuğunun istikbali için gönlünde yaşattığı Avrupa hülyası kayıp gider.
     Avrupa kamuoyu aleyhe döner!
       En başta Almanya olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde PKK ayağa kalkar, geçer, ortalığı karıştırır, hatta kan döker. Böylece, Türkiye'yi Avrupa'da görmek istemeyen çevrelerin eline bulunmaz bir koz geçer.
     Terör dalgası kabarır!
       Türkiye içte ve dışta, özellikle Avrupa'da kabaran bir terör dalgasının içinde bulur kendisini. Büyük kentler de terör eylemlerinden daha çok payını almaya başlar. Bu yüzden, örneğin 2000 yılına yepyeni umutlarla giren turizm sektörümüz 1999'dan çok daha büyük bir darbe daha yer. Turizm yörelerindeki insanlarımızın aş ve iş derdi, ekonominin döviz girdileri hiç kuşkusuz olumsuz yönde etkilenir.
     Güneydoğu'da barış ve huzur bozulur!
       İdam, bazı PKK'lı ve Kürtçü çevrelerde ihanetin simgesi olarak görülen Öcalan'ı efsane haline getirir. Bölünme sürecindeki PKK yeniden toparlanmaya, örgütte şiddet yanlıları güç kazanmaya başlar.
     Siyasi istikrar bozulur!
       Siyaset sahnesinin yeni bir hükümet için çalkalanmaya başlaması, siyasi ve ekonomik istikrarı bir anda torpiller. Büyük özveri ve umutlarla, radikal bir kararlılıkla uygulamaya sokulan enflasyonla mücadele programı tehlikeye girer. Dış kredi ve kaynak konusunda yeniden bekle - gör pozisyonuna geçilir. Türkiye yine kan kaybetmeye başlar.
     Cepheleşme ihtimali kapıyı çalar!
       Daha fenası, MHP'nin Fazilet ve DYP ile yeni bir koalisyon hükümeti kurması ya da muhalefete geçmesi, Türkiye'yi yıllar sonra yeniden cepheleşme belasının kıyısına getirip bırakır. Gömülmek istenen, hatta büyük ölçüde gömülmüş olan baltalar yeniden topraktan çıkartılabilir. Herkes eski defterleri karıştırmaya başlar. Yani siyasetin üslubu yeniden değişir, kavga ve kutuplaşma yıllar sonra yeniden politikamıza damgasını vurmaya başlar.
       MHP bütün bunları göze alıyor mu?
       Alacak mı?
       Geçmişi yeniden mi yaşayacak?
       İhtimal veremiyorum.
       Sağduyunun, sonunda ağır basacağına inanmak istiyorum.
       Evet, Öcalan ve idam konusu MHP açısından çok hassas bir konu. Kendi kamuoyu var. Kendi parti tabanı var. Verdiği sözler var. Bu yüzden MHP'nin bazı çıkışlarını anlamak, makul karşılamak güç değil.
       Ama bundan dolayı bir krizin kapısı zorlanırsa, işte o zaman MHP'yi anlamak ya da makul karşılamak imkansız hale gelir.
       Yurdunu herkes sever.
       Vatan sevgisi kimsenin tekelinde değildir.



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr