Ortadoğu ateşi yakar!

Başbakan Erdoğan geçenlerde bir konuşmasında, "Ortadoğu ateşi hepimizi yakabilir!" diyordu.Her an uyanık olman lazım.Yoksa yanarsın!Irak, bunun son çarpıcı örneği. Cayır cayır yanıyor.Gerekli özeni göstermezsen senin de başına gelebilir. Terörle, altüst olan ilişkilerinle, yüksek petrol fiyatlarıyla siyasal ve ekonomik istikrarsızlık bir anda kapını çalabilir.Ama oyunu iyi oynar, evinin içini derleyip toplamaya devam edersen, bu belalı coğrafya Türkiye'nin avantajı da olabilir. İçte reformlarını devam ettirir, ABD ile, AB ile, Rusya'yla, bölge ülkeleriyle dengelerini kuyumcu titizliğiyle tutturursan, bu belalı coğrafya Türkiye'nin çıkarına da işleyebilir.Ortadoğu şu sıralar yine kaynıyor. Irak dağılmış durumda. Lübnan istikrarsızlık çukurunda. Filistin-İsrail cephesi de öyle. Filistin'de Hamas-El Fetih çekişmesi büyüyor. İsrail'de Gazze'nin yeniden işgal edilmesi gündemde...Kısacası:Ortadoğu yanıyor!Amerikan Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Richard N. Haass, Foreign Affairs dergisindeki son makalesine Yeni Ortadoğu diye başlık atmış.(*)Çizdiği tablo iç karartıcı!İki yüzyıl önce Napolyon'un Mısır'a çıkışıyla birlikte, Ortadoğu'da modern çağın açıldığını söylüyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden 80 yıl, sömürgeciliğin sona ermesinden 50 yıl ve Soğuk Savaş'ın bitişinden daha 20 yıl bile geçmeden, bölgenin modern tarihinde dördüncü dönem olan 'Amerikan dönemi'nin de Irak Savaşı'yla kapandığını belirtiyor Richard N. Haass.Beşinci dönem olarak nitelediği 'Yeni Ortadoğu'ya barışın, refahın ve demokrasinin damgasını vurmayacağını söylüyor. Kendi kendisine ve dünyaya zarar veren bir Ortadoğu'nun daha çok sahnede olacağını öne sürüyor. Ortadoğu'daki siyasal ve entelektüel boşluğun radikal İslam tarafından doldurulacağını, dış güçlerden çok 'yerel güçler'in etkili olacağı bir dönemin yaşanacağını belirtiyor. Irak senaryosu da çok karanlık. Bölünmüş, çökmüş, harap, terör üssü haline gelmiş, uzun yıllar böyle devam edebilecek bir Irak senaryosu öngörüyor. Filistin-İsrail çıkmazının büyüyeceğini öne sürüyor.İran'ın bölgesel güç olarak öneminin artacağına işaret ediyor. Amerika'nın etkisinin azalacağını, ama yine de bölge açısından en önemli güç olma niteliğini koruyacağını söylüyor.Amerika'nın İran'a yönelik silahlı bir müdahaleden uzak durmasını, bölgede pek öyle demokrasi hayali kurmamasını belirtirken, bölgesel istikrar açısından İran'la, Suriye'yle, hatta Hamas'la diyalog yollarını öneriyor ki, bu nokta özellikle ilginç...Evet, Ortadoğu'da yeni bir dönem. Ve bu dönem, Türkiye'nin dış politikada manevra alanını genişletiyor. Gerek bölge ülkeleriyle, gerekse ABD ve AB ile ilişkilerinde Türkiye'nin elini güçlendiriyor.Daha bir yıl öncesine kadar Ankara'dan bir Suriye'ye, bir İran'a yüksek düzeyde ziyaretler Washington'dan tepki çekiyordu. Hamas'la temaslar büyük gürültüye yol açıyordu.Şimdi bu durumun değiştiği görülüyor. Yeni Ortadoğu gerçekleri, anlaşılan, Başkan Bush yönetiminin ayaklarını da yere değdirmeye başladı.Ortadoğu ve Irak'ta istikrar adına İran'la, Suriye'yle diyalog isteyen sesler artık Washington'da da duyuluyor. Başbakan Erdoğan'ın Tahran ziyareti açıklanıyor, Washington'dan herhangi bir olumsuz ses kulaklara çalınmıyor.Bu durum, Türkiye'nin Suriye'yle olsun, İran'la olsun, hatta Hamas'la olsun diyalog kanallarını açık tutan politikalarındaki isabet payını da ortaya koymuş durumda...Siz bu satırları okurken, biz Başbakan Erdoğan'la birlikte Tahran'da olacağız. Ortadoğu'da eli bir hayli uzun olan, gölgesi birçok yere vuran İran'la bölgeyi konuşmak hiç kuşkusuz önem taşıyor.İyi pazarlar!—————— * Richard N. Haass, Dış İlişkiler Konseyi Başkanı, The New Middle East, Foreign Affairs, November-December 06, s.2 h.cemal@milliyet.com.tr Türkiye'nin coğrafyası çok belalı. Yeni değil, öteden beri öyle. Bıçak sırtı dengelerin sürekli değiştiği bir coğrafya bu. Trajediye bir türlü doyamayan topraklarda yaşıyoruz.