Putinle gelen...

"Amerikalılara satış yapılmaz!""Amerikalılar giremez!"Bu konuda Büyükelçi Edelman endişeli...(*) Ama herhalde bu durum kendisi için sürpriz değildir. Çünkü, bir süre önce yaptığı Anadolu gezisinden de Amerikanın Türkiye kamuoyunu kaybetmekte olduğu izlenimi ya da tedirginliğiyle döndüğü söyleniyor.Bunun nedenleri sır değil.Başkan Bush eğer Irakta yakın geçmişin yanlışlarından dönmez ve Irakı yakında yönetilebilir bir ülke haline getiremezse... Yine Başkan Bush, Filistin-İsrail sorununda Başbakan Şarona teslimiyet politikasından vazgeçmezse... Amerika, korkarız, Türkiyede bugünleri de aramaya başlayabilir.Tabii bugünkü durum ister istemez Türk-Amerikan ilişkilerinin yakın geleceğini akla getiriyor. Bu bakımdan spekülasyonu yapılan bir konu da şu: Türkiye açısından AB, ABDnin alternatifi haline gelebilir mi?Böyle bir yorum yüzeyseldir.Gerçeğe de uzaktır.Ne Amerika Türkiyeyi gözden çıkarabilir, ne de Türkiye Amerikayı. Bugün için ilişkilerin netameli bir iniş çizgisi çektiği biliniyor. Ancak, iki ülkenin de ortak çıkarı, Türkiyenin AB yolculuğu ne kadar hızlanırsa hızlansın, yarım yüzyılı geçen özel ilişki yapısını sürdürmek ve Türk-Amerikan ilişkilerini daha iyiye götürmektir.Türkiyenin Amerika ve Avrupayla olan ilişkileri birbirinin alternatifi olamaz. Böyle bir anlayış, birçok açıdan Türkiyenin çıkarlarına aykırıdır.Benzer yaklaşım bugün ABye kızan bazı marjinal çevrelerde Rusyayla ilgili olarak savunuluyor.Deniyor ki:Avrupa Birliği, Türkiyeyi böler, istikrarsızlaştırır; Avrasya Birliğine gitmektir doğru olan...Kiminle? Öncelikle Rusyayla...Sonra İran da gelebilir. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putinin Türkiye ziyareti Avrasya Birliği konusundaki bu görüşlerin tekrarlanmasına yol açtı.Yinelemekte yarar var:Türkiye açısından Rusya da ABnin alternatifi olamaz. Ama Türk-Rus dostluğu ve iki ülke arasında gelişecek ilişki yapısı hiç kuşkusuz Türkiyeyle Rusyanın ortak çıkarınadır. Bundan her iki taraf da kazançlı çıkar; çıkmaktadır da...Bugün Avrasyaya, bu olağanüstü coğrafyaya bakınca iki büyük ülke göze çarpıyor:Kuzeyde Rusya, güneyde Türkiye.Bu iki ülkenin dostluğu, sağlıklı ilişki yapısı, yalnız Rusyayla Türkiyenin değil, bütün coğrafyadaki barış ve istikrarı yakından ilgilendiriyor. Ayrıca, bugün tarih ve coğrafyayla, hayatın gerçeklerinin Türkiyeyle Rusyayı birbirine ittiği söylenebilir.Rakamların dili de böyle diyor.Rusya 10 milyar dolarlık dış ticaretle Türkiyenin ikinci en büyük ticaret ortağı olma yolunda hızla ilerliyor. Türkiyeye en çok turist gönderen ülkeler arasında 1.7 milyonu yakalayarak İngiltereyi geçti, Almanyadan sonra ikinci sıraya oturdu.Türkiyenin Rusyadaki müteahhitlik işlerinin toplamı 2 milyar dolar. Bavul ticareti 2.5 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye enerji konusunda doğalgazının yüzde 80ini Rusyadan sağlıyor.Türkiyenin bugüne kadar Rusyadaki toplam yatırımlarına gelince, 12 milyar dolara yaklaşıyor. Rusyada halen çalışmakta olan Türk işçilerinin sayısı da 10 binin altında değil.Bugüne kadar iki ülke ilişkilerinde öncü Türk işadamları oldu. Kapıyı Türk girişimcileri açtı. Ama bundan sonra ilişki yapısının çeşitlendirilerek güçlendirilmesi ve Türk-Rus dostluğunun daha sağlam temellere kavuşturulmasında hiç kuşkusuz yarar var.Başkan Putinin tarihi Türkiye ziyaretinin bu açılardan yararlı geçmiş olduğunu umuyoruz.(*) Murat Yetkinin Radikaldeki köşesi, 5 Aralık 04. h.cemal@milliyet.com.tr Amerikan Büyükelçisi Eric Edelmanın akrabaları Ankarada alışverişe çıkıyorlar. Ulusta, Kale civarındaki bazı dükkânların kapısında asılı duyurular canlarını sıkıyor: