Siyaset neden enkaz yığını?

Bu yüzden tıkandık.Siyaset sahnesinde bu nedenle bir oraya bir buraya savrulup duruyoruz.Bakın, hayat pahalılığı bin yıldır partilerin, hükümetlerin gündeminde. Ama milletin yakasını hala bırakmış değil.Enflasyon canavarı da öyle. Her partinin, her hükümetin bin yıldır baş düşmanı. Ama sırtı hala yere gelmedi.İşsizlik farklı değil.Şeffaf karakol dedik, olmadı. Çifte anahtar dedik, olmadı. Ortadirek dedik, ezilmeye devam etti. "Vatandaşı devlete karşı korumak"tan söz ettik, lafta kaldı.Eğitim, sağlık ne dediysek, sonu gelmedi. Fırsat eşitsizliği, gelir dağılımında adaletsizlik ağzımızdan düşmedi yıllarca. Ama değişen bir şey olmadı.Gerçekleşmeyen vaatler...Tutulmayan sözler...Bu konu hafta içinde İstanbulda Reklamcılar Derneği, Reklamcılar Vakfı ve Kalite Derneğinin düzenlediği bir toplantıda ele alındı. Konuşmacılardan İngiliz siyaset bilimcisi Prof. Kavanagh, siyasal partilerin halka verecekleri mesajları iyi belirlemeleri gerektiğini söylerken şöyle dedi:"Siyasette gerçekleşmeyen vaatler ve tutulmayan sözler önce halkta düş kırıklığı yaratır, sonra siyasal çözümsüzlüğe yol açar."Bizde de hep böyle oldu.Halka dünyalar vaat edildi. Yani popülizmin Allahı yapıldı. Siyaset bilimcisi Doç. Ali Çarkoğunun deyişiyle damardan popülizm bizim partilerimizin yakasını hiç bırakmadı.Sonuç, sistem tıkandı.Siyaset kurumu yıllarca çözüm üretmedi, sorun biriktirdi. Partiler, politikacılar halkın gözünde inandırıcılıklarını, saygınlıklarını ekmek peynir gibi yediler.Siyasette merkez böyle çöktü.Önce merkez sağ:1987 milletvekili seçimlerinde ANAPın oyu yüzde 36.3, DYPnin oyu 19.1; ikisinin toplamı 55.4dü. 1991de ANAP - DYP toplamı yüzde 51e, 1995te 38.8e, 1999da yüzde 25.2ye indi. Bugün bu toplam, seçim araştırmalarına göre ancak bunun yarısı kadar...Merkez sağın çöküşü böyle.Özalla Demirel, Yılmazla Çiller, kavgalar, kan davaları ve uzlaşma nedir bilmeyen didişmeler ve tutulmayan vaatler...Ve çöküş...Merkez sola gelince:1987 genel seçimlerinde SHP yüzde 20.8, DSP 10.8 oy aldı; ikisinin toplamı yüzde 31. 1995te SHP yok, CHP var. Ama iki partinin birleşmesi yaramadı CHPye, oyu yüzde 10.7 oldu. DSPnin 14.6sı buna eklenince, yüzde 25e indi ikisinin toplamı...1999 seçimlerinden az önce, Aponun yakalanıp Türkiyeye getirilmesi, azınlık hükümetiyle başbakanlık koltuğunda oturan Ecevite yaradı. DSPnin oyu yüzde 22.2ye fırladı, CHP 8.7 ile baraja takıldı. Toplam, yüzde 25ten yüzde 30.9a çıktı.(*)Merkez solda bu toplam bugünkü seçim araştırmalarında yok. DSP barajın çok altında seyrederken, CHP de yüzde 20yi henüz geçebilmiş değil.Merkez böyle çöktü.Eskiler silinmenin eşiğinde.Bir tek CHP var, ayakta kalan...Önümüzü göremiyoruz.Vaatler tutulsaydı, sözler yerine getirilseydi, böyle olur muydu? Seçimleri kaybeden, başarısız kalan partiler liderlerini ve programlarını değiştirip kendilerini yenilemiş olsalardı, hiç böyle olur muydu?Batı demokrasilerinde seçimi kaybeden parti önce liderini, sonra programını, söylemini değiştirir, milletin karşısına yenilenerek çıkar. Bizde ikisi de olmayınca, millet eskileri defterden silmeye hazırlanıyor.Özeti bu.---------* Bu seçim sonuçlarını yeni piyasaya çıkan bir kitaptan aldım: Osmanlıdan Günümüze Seçimler, 1877 - 1999, Erol Tuncer, TESAV Yayınları, Ankara. Titizlikle hazırlanmış, yalnız seçimler ve sonuçlarını değil, aynı zamanda hükümet ve, meclislerin yapılarını, seçim ve siyasi partiler yasalarını, seçim sistemlerini, anayasaları veren tam bir kaynak kitap niteliğini taşıyor. h.cemal@milliyet.com.tr Bizim siyaset ne yazık ki bir enkaz yığını. Ya da yerine getirilmemiş sözler ve gerçekleşmemiş vaatler mezarlığı...