Soru çok yanıt az!

Ne oldu?Amerika dünyayla inatlaştı denebilir.Çünkü başkanlık seçimleri Amerikanın dışında, dünyada yapılmış olsaydı, Başkan Bush büyük bir hezimete uğrardı.Ama oyun kuralına göre oynandı.Amerikan halkının çoğunluğu Bush dedi. Bu satırların ilk yazıldığı akşamüstü saatlerinde Bushun oyları 3 milyon 700 bin fazlasıyla Kerrynin önündeydi.Daha önemlisi:Başkanlık seçiminde asıl sonucu belirleyecek olan Ohioda Bush 140 bin oyla Kerryyi geçmişti. Bu eyalette geçici oylar sayıldıktan sonra bile, istatistiki açıdan artık bu farkın kapatılacağına ihtimal verilmiyordu.Nitekim, Kerry de bu sonucu dört beş saatlik bir gecikmeyle kabul etti.Şimdi ne olacak?Artık çok sorulu ama az yanıtlı yazılar dönemi açılıyor.Örneğin, Başkan Bush bundan sonra kendine dönüp Amerikan toplumunun yarıya yakın bölümü bana neden bu kadar karşı diye soracak mı? 11 Eylülün hemen ertesinde gördüğü olağanüstü destekten sonra Amerikayı bu kadar keskin bir kamplaşma içine atmasının nedenlerine eğilecek mi?Bunun gibi, dünyada niye bu kadar az seviliyorum, İslam ve Arap dünyası benden niçin bu kadar nefret ediyor, Avrupadaki imajım nasıl oluyor da bu kadar yerlerde sürünüyor diye soracak mı kendi kendine?İhtimal veriyor musunuz?Tartışmalı bir konu...Kimine göre Başkan Bush, "Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır" diyerek yoluna devam eder. Çünkü bu güne kadar yaptıklarının Amerikan toplumu tarafından onaylandığını söyler.Bu ihtimal ciddi olarak var.Başkan Bush eğer yine bildiği yolda, bildiği gibi ilerlemeye devam ederse, dua etmek gerekebilir, dünyanın başı daha fazla belaya girmesin diye...Kimine göre Başkan Bush, ikinci dört yılda ilkine göre keskin bir viraj almasa da, yanlışlarını açıktan itiraf etmese de, eski yörüngesini ufak ufak değiştirecektir.Bir başka deyişle:Eski Bush olmayacaktır.Olgunluk dönemine girecektir.Bu da bir ihtimal. Ama bu görüşte olanların şimdilik azınlıkta kaldıkları rahatça söylenebilir.Bir başka soru:Başkan Bushtaki değişimin belirtileri neler olabilir? Yeni yönetimde vitrin değişikliği bunların başında geliyor.Donald Rumsfeld gidebilir mi?Böyle bir değişiklik, Başkan Bushun yanlışlarından dersler çıkardığını gösterecek radikal bir tutum sayılır ki, ihtimal verenler bayağı azınlıkta...Amerika - Avrupa çatlağı konusunda göstermelik olmayan samimi adımlar atabilir mi? Irakta müttefiklerini, Avrupayı, Birleşmiş Milletleri ne kadar devreye sokmaya yanaşabilir? Filistin konusunda Şarona teslim olmaktan vazgeçebilir mi? Arap dünyasında, İslam coğrafyasında hassasiyetleri kollayacak, ılımlı ülkeleri işbirliğine çekecek yaratıcı bir diplomasi uygulayabilir mi?Soruyorum, çünkü bu açılardan ilk dört yılın tablosu hiç parlak olmadı. Başkan Bush, önce Amerika saplantısı içinde kendi başına buyruk politikalarla neredeyse bütün dünyayı karşısına aldı. Onun için de şimdi çok büyük bir inandırıcılık sorunu var.Kimine göre, bu inandırıcılık sorunu yüzünden Bush bundan böyle ağzıyla kuş tutsa da, yapabileceklerinin sınırı vardır; bu nedenle Bushun yeniden seçilmesi Bin Ladinci takımını fazlasıyla sevindirmiştir.Bunda da gerçek payı var.Özellikle İslam coğrafyasında Bush nefretinin radikal İslamcılarla, şiddet ve terörü meslek edinmiş cihatistlerin değirmenine su taşıması yakın ihtimal gözüküyor.Durum böyle.Başkan Bushun ikinci dört yılda başına buyrukluktan sıyrılarak daha makul bir çizgiye gelmesini dileyerek, çok sorulu ama az yanıtlı yazıların ilkini noktalıyoruz. h.cemal@milliyet.com.tr Amerikada Başkan Bush ikinci kez kazandı. Resmen ilan edilmemiş olsa da, Kerrynin çekildiğini açıklaması, yani yenilgiyi kabullenmesi, Bushun bir dört yıl daha Beyaz Sarayın sahibi olmasını kesinleştirdi.