Tarihsel eşikte tarihi görev...

İlk kez oluyor bu.Çok uzun yıllardır ilk kez.Çünkü, aş ve iş sorunuyla birlikte demokrasiyi de ciddiye alan, ikisini birlikte güçlendirmeyi öngören iki partili bir parlamento bunca yıldır ilk defa seçim sandığından çıkmış durumda.Her iki parti de Türkiyenin dünyayla ekonomik bütünleşmesini sağlayacak ekonomik programdan yana. Her iki parti de Türkiyeyi Avrupaya taşıyacak demokratik hukuk devletinden yana.Biri, yalnız aş - iş demiyor.Öteki, yalnız demokrasi demiyor.Her iki parti de aş, iş ve demokrasiye birlikte öncelik veriyorlar. Parti programlarıyla seçim bildirgelerine böyle yazmışlar. Liderleri böyle konuşuyor.Ayrıca ikisi de işbirliği diyor.Bu da çok önemli.Türkiyede 1950lerden beri genellikle siyasal istikrarı zehirlemiş olan iktidar - muhalefet ilişkilerinin de yenilenebileceğinin bir işareti bu aynı zamanda. Tayyip Erdoğanla Baykalın ilk açıklamaları, ülkenin bazı temel konularında iktidarla muhalefet arasında yapıcı bir işbirliği döneminin açılması ihtimalini gündeme getirmiş durumda.Bu da umut verici değil mi?Ülkemizi bunca yıldır hangi sorunlar kanattı? Kalkınmaya gidebilecek fonlarımızı, enerjimizi hangi sorunlar tüketti?Düşünün!Biri bölücülük değil mi?Bir diğeri irtica değil mi?Ötekisi Kıbrıs değil mi?Bu sorunlar ayak bağı olmadı mı Türkiyeye? Bu sorunların çözümsüz kalması değil mi, Türkiyede demokratik ve ekonomik yapının güçlenmesini bunca yıldır köstekleyen?.. Ancak Türkiye bugün öyle bir noktaya gelmiş durumda ki, artık bu sorunların aşılması çok ciddi bir ihtimal.Tek tek alalım:(1) Bölücülük...PKK yenildi. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kolunu silahla, şiddetle bükemeyeceklerini anladılar. Askeri açıdan marjinalleştiler. Oyun artık kuralına göre, demokrasi içinde oynanacak. Başka çare yok! Şimdi Türkiye de Kürt sorunu ile ilgili olarak demokrasinin gereği olan adımları atmaya başlıyor ve AB yolunda bu adımların çoğalacağının işaretlerini veriyor.(2) İrtica...Türkiyeyi geren, demokratikleşmesini bazı açılardan geciktirmiş olan bir başka temel konumuz. Bu ülkede devlet ve toplum düzenini din esasına göre düzenlemek, yani Türkiyeye şeriat düzeni getirmek mümkün mü? Hayır. Bu da anlaşıldı. Türkiye buna geçit vermeyecek kadar güçlü, gelişmiş ve farklılaşmış bir ülke. Oyun kuralına göre oynanacak. 3 Kasımla bunun daha iyi anlaşıldığını düşünüyorum.(3) Kıbrıs...Bu da Türkiyeyi yalnız ekonomik bakımdan zorlamadı; aynı zamanda dış politikada ülkemizin manevra alanıyla ufkunu da daralttı, enerjisini tüketti. Doğu Akdeniz ve Egedeki Türk - Yunan kavgası, tıpkı bölücülükte olduğu gibi, kalkınmaya gidebilecek fonların yıllar yılı silahlanmaya harcanmasına neden oldu. Şimdi Kıbrıs da çözüm aşamasına geldi.Tekrarlamakta fayda var:Bölücülük.İrtica.Kıbrıs.Bu üç sorunu ayak bağı olmaktan çıkaran... ABden 12 Aralıkta müzakere tarihi alan... Ekonomide yapısal reformları devam ettirici programı uygulayan... ABden aldığı tarih ve siyasal istikrar sayesinde dış kaynak ve yabancı sermaye akımını hızlandıran...Bunları yapan bir Türkiye kanatlanır!Bu fırsat kapıda.Yakın tarihimizin dersleri ve deneyimleri bu fırsatın doğru yolda kullanılması ihtimalini artırıyor.Bu bakımdan Cumhurbaşkanı Sezerle birlikte iktidar ve muhalefet liderleri Tayyip Erdoğanla Baykal ve tabii yeni Başbakan tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyalar... h.cemal@milliyet.com.tr Türkiye gerçekten ciddi bir yenilenmenin eşiğinde. Fırsat iyi kullanılırsa, hem ekonomik hem demokratik yapısını birlikte güçlendirerek ileriye doğru büyük bir sıçrama yapabilir. Merkez sağla solun yeni bir raya oturmasıyla istikrarlı sulara açılabilir.