Tayyiple Baykaldan iyi bir başlangıç!

Kıymetli zamanlar kaybedildi.Büyük fırsatlar kaçırıldı.Elbette çok partili siyasal tarihimizin çıkmazlarını yalnızca lider kavgalarına indirgemiyorum.Gerçek daha karmaşık tabii.Ancak, lider kavgaları ülkemizde her şeyin başı olan istikrardan yoksun uzun yıllar geçirmemize neden oldu. Makul uzlaşmalarla çözülebilecek sorunlar, sen - ben kavgalarıyla biriktikçe birikti.Yılan hikayesine döndü.Sırtımızdaki kambur böyle büyüdü.Siyaset sahnesinde birinin ak dediğine, ötekinin kara dediği kısır inatlaşmalar öylesine itici örnekler verdi ki, halk illallah dedi. Gün geldi, rejimden uzaklaştı insanlar. Kışlaya dönüp bakma alışkanlığı nüksetti. Ne yazık ki, askeri darbelerin alkışlandığı dönemlere tanık olduk.Siyasetçinin inandırıcılığından, saygınlığından yediği zamanlardan geçtik.1950ler:Bayar - İnönü kavgası...1960ların sonları, 70ler:Demirel - Ecevit kavgası...1980ler, 90ların başı:Özal - Demirel kavgası...1990lı yıllar:Çiller - Yılmaz kavgası...Kaderimiz miydi bu kavgalar?Sanmıyorum.Doğru yolu gösteren de çok oldu. Bu kavgalar, kan davaları olmasın diye büyük çabalar sarf edildi. Uzlaşmalar için, büyük koalisyonlar için çok dil döküldü. Hem kamuoyu önünde, hem kapalı kapılar arkasında, günlük deyişle yapmayın etmeyin diyen akil adamların sayısı az değildi.Ama iş yine olacağına vardı.Yaşanmadan öğrenilmiyor belki de.Shakespearein bir sözü var:"Bütün dünler, bugünleri aydınlatan fenerlerdir."Ders almak yani...Kanal Dde önceki gece Uğur Dündarın Seçim Arenasında Tayyip Erdoğanla Deniz Baykalı bu duygu ve düşüncelerle izledim.Uygarca tartıştılar. Seviyeliydi hava. Seslerini yükseltmediler. Birbirlerini dinlediler. Genellikle sakindiler. Gerginlikten kaçındılar. Saygılı, yumuşak davranmaya özen gösterdiler.Baykal hırçın değildi.Kavgacı Baykal değildi.Tayyip külhan değildi.Kabadayı Tayyip değildi.İyi bir başlangıç...Evet, Baykal bence ağır bastı. Daha dolu, daha inandırıcıydı. Tayyip Erdoğanın bazı zayıf noktalarını önce örtülü bir dille, sonra Uğur Dündar pası verince, çok daha açık olarak sergiledi.Geçiyorum tartışmanın bu yanını. Asıl iki konu bence önemli. Birini yukarıda özetlemeye çalıştım. İyi bir başlangıç yaptılar.İkinci konuya gelince:Tayyip ve Baykal, ikisi de Avrupa Birliğinden yana. İkisi de ekonomik program konusunda ana hatlarıyla farklı düşünmüyorlar.Büyük bir fırsat olabilir bu.4 Kasım sabahı, sahnede yükselen iki liderin, Tayyiple Baykalın AB ve ekonomide alacakları ortak tavır Türkiyenin önünü açabilir. Güven ve istikrarın kapısını aralar.Bütün dünler bugünleri aydınlatan fenerlerse, neden olmasın?..İyimser değil, gerçekçi bir yazı.İyi pazarlar! h.cemal@milliyet.com.tr Türkiye lider kavgalarından fazlasıyla çekti. Bazen kan davasına dönüştü bu kavgalar. Bir selamı bile birbirlerine çok gören liderlerle siyasette altüst oluşları yaşadık.