Washington kulisinde Türkiye...

Washington kulisinde Türkiye...


WASHINGTON


       Amerikan başkentinde bizim siyaset sahnemizi öteden beri yakın takipte tutan çevreler elbette var. Dar bir çevre hiç kuşkusuz. Ancak bu kuliste dolaşan düşünce, izlenim ve yargılar, Türkiye'ye dönük politikaların belirlenmesinde rol oynuyorlar.
       Örneğin bir soru:
     "Devlet Bahçeli takiye yapıyor olabilir mi?"
       Bu sorunun arkasında aranan gerçekler yine başka sorularla anlatılabilir:
       MHP lideri partisini 'merkeze taşımak'tan söz ederken samimi mi? Yoksa iktidara gelmek, seçmen tabanını genişletmek için 'ideolojik özü'nü, 'eski alışkanlıkları'nı gizliyor mu?
       Bir başka deyişle:
       MHP'yi gerçekten değiştirecek mi? Yoksa hiç değişmeden, 'ana yatağı'nı muhafaza ederek mi 'merkez'e yanaşacak? Birinci parti olabilir mi MHP?
     Devlet Bahçeli ve MHP, Washington kulisinin güncel konularından biri.
       Biri şöyle dedi:
       "Çok az tanınıyor Bahçeli..."
       Bahçeli'nin merkez konusunda samimi olduğu, ancak bu dönüşümün kolay olmadığı genellikle kabul gören bir düşünce. Bu arada iktidar ortaklığının, hükümetin tecrübesinin MHP'yi ister istemez değiştireceğine işaret ediliyor.
       Gerek TÜSİAD Washington temsilciliğinin düzenlediği bir toplantıda, gerekse Beyaz Saray ve Kongre çevreleriyle yaptığım sohbetlerde muhatap olduğum sorulardan biriydi, Bahçeli'yle partisi.
       Öteki liderlere gelince...
     Tansu Çiller'in inatçı kişiliği üzerinde duruluyor. Başbakanlığı döneminde Başkan Clinton'ın ilgisini Türkiye'ye daha çok çekmekteki rolünün altı çiziliyor. Ancak Çiller'in siyasal geleceğine iyimser gözle bakana pek yok Washington kulisinde. Kendisini bir hayal kırıklığı olarak değerlendirenler daha çok...
     Yılmaz'la ilgili bir cümle:
     "Eski tarz bir politikacı..."
       Ancak, ANAP liderinin Avrupa Birliği'yle ilgili çabaları dikkatle izleniyor. Kaybettiği bunca seçimden sonra ayakta kalabilmesinde bu çabaların ne kadar payı olabileceği tartışılıyor.
       İnce alay kokan cümle:
       "Yılmaz, Avrupa Birliği yolunun Diyarbakır'dan geçtiğini söylemişti. Bunu söylerken partisinin Güneydoğu'dan oy alabileceğine hakikaten inanıyor muydu?"
       İlgi alanlarından biri:
     DSP'de Ecevit sonrası...
       Parti kurtulabilir mi?
       Ya lider adayları:
     "İsmail Cem, Hüsamettin Özkan, Zekeriya Temizel, Hikmet Sami Türk..."
       Bir başka konu:
     Fazilet Partisi...
       Malum: Kapatılması temenni edilmiyor. Yenilikçi kanadın Fazilet'i Erbakan'ın elinden almasına pek ihtimal verilmiyor. Recep Tayyip Erdoğan'la Abdullah Gül arasındaki ilişkilerin nasıl olduğunu soran da var. Ve Fazilet'in kendi haline bırakıldığında bölünmesi ihtimalinin güçlü olduğuna inanılıyor.
     Asker ve politika...
       Milli Güvenlik Kurulu'nun Türk siyasetindeki yerinin AB ile ilişkiler sürecinde nasıl değişeceği de merak konularından biri.
       Kongre kulisinden bir cümle:
       "TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı'ndan Sema Pişkinsüt'ün ayrılması ve yerine Çeçenistan'la da ilgili bir MHP'linin gelmesi iyi olmadı."
       Türk - Amerikan ilişkilerinin önümüzdeki dönemiyle ilgili bazı değerlendirmeler:
       "Son beş yıl Clinton'la yaşanan balayı dönemi artık sona eriyor. Irak iki ülke ilişkilerinde bir belirsizlik konusu... Sonra sırada Türkiye'ye silah satışları var. Bu da Kongre, lobiler, insan hakları konuları demek..."

Yeni liderler...

     Ortadoğu'da gittikçe parlayan kriz dolayısıyla Türk - İsrail ilişkilerinin geleceği de merak ve tedirginlik konusu. Bu açıdan Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerinin özünü değiştirmeyeceği, ancak kriz derinleşirse zorlanacağı, kamuoyu önünde İsrail'e karşı üslubunun sertleşeceği belirtiliyor.
       Washington kulisinde bir cümle:
     "Enflasyon mücadele programının başarıyla uygulanması Türkiye açısından hayati bir konu... Devlet ekonomiden elini ayağını çektikçe, Türkiye'nin önü daha çok açılacak."
       Bir başka cümle:
     "Türkiye için bundan böyle Atatürk'ün soktuğu raydan geri dönüş yok, olamaz. Bir de siyaset sahnesine yeni liderler çıkabilse..."
       Bölük pörçük bir Washington kulisi. Ama sanmayın ki, kuliste Türkiye konuşuluyor. Hayır. Herkes bir türlü sonuçlanmayan Başkanlık seçimiyle yatıp kalkıyor Washington kulisinde...


Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr