Yargı, yargıç...

Yargıya güven duygusu nedir?Yargının saygınlığı nedir?Adalete güveniyor mu vatandaş?Mahkemelerde vatandaşın adalet duygusu ne kadar tatmin ediliyor?Bütün bu soruların karşılıkları, sanmıyorum ki olumlu çıksın. Yargı bir kurum olarak yıpranmış durumda. Bu toplumda adaletin terazisine olan güvenin, inancın büyük darbeler yediği çok açık.Hiç kuşkusuz yargıçlar var bu ülkede de. Dürüst, namuslu, görevini kuyumcu titizliğiyle yapan ehliyetli yargıçlar...Ama bir de çürük dişler var. Kirli işlere bulaşan, yargıçlık mesleğine leke süren, bir kurum olarak yargıyı yıpratan yargıçlar...Yok diyebilir misiniz?Sanmıyorum.Deseniz de kimse inanmaz.Hakim etiğini yerle bir edici, toplumdaki adalet duygusunu sarsıcı, hatta bazen isyan ettirici örnekler yaşanmıyor mu, yaşanmadı mı bu ülkede?Susurluk...Çakıcı...Peker...Neşter...Bu konu başlıkları size neleri çağrıştırıyor? Hukuk devleti eğer bu ülkede bütün kurum ve kurallarıyla geçerli olsaydı, hiç bu olaylar yaşanır mıydı? Siyasetin, devletin, iş dünyasının, mafyanın iç içe girdiği, hukukun paspas yapıldığı çeteleşme süreçleri Türkiyenin başına bela olabilir miydi?Sanmıyorum.Bu satırları, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun geçen hafta yayımladığı bildiri dolayısıyla yazıyorum.Böyle bir bildiri niye çıktı?Bu sorunun arkasında yatan duyarlıkları anlamak mümkün. Ancak içeriğinin özellikle bazı bölümlerine katılmak mümkün değil Yargıtay bildirisinin.Çünkü ipin ucu kaçmış.Ne yazık ki öyle.Yargının saygınlığı derken neredeyse hukuk unutulmuş, temel ilkeleri göz ardı edilmiş...Şu cümleden söz ediyorum:"Bakan, milletvekili, TBMM Komisyon Başkanlığı gibi önemli devlet sorumluluğu olan kişilerin, yargı ve Yargıtay hakkındaki yakışıksız ve sorumsuz açıklamalara, bir kısım kurum ve kuruluşların, basın ve yayın organlarının da kişisel ikbal ve istikbal ya da ekonomik çıkar uğruna katıldıkları saptanmış, bu olumsuzluklar Yargıtay Büyük Genel Kurulunca esefle karşılanmıştır."Cümle böyle.Ne saptanmış?Basın ve yayın organlarının hükümetten kişisel ikbal ve istikbal ya da ekonomik çıkar uğruna Yargıtay Başkanı aleyhine haber ve yorum yaptıkları...Saptanan bu!Peki, nerede kanıtlar?..Geçelim.Benim hakkımda da açılan bir dava var. Yargıtay Birinci Başkanı Eraslan Özkayayı ben de eleştirdim. Özellikle hakim etiği açısından...Bugün de farklı düşünmüyorum.Yargının saygınlığını düşünenler, yargı yıpratılmasın diyenler, her şeyden önce hakim etiği konusunda kılı kırk yarmak zorundalar.Ve ülkemizde demokratik hukuk devletini ayakları üstüne oturtacak köklü bir yargı reformunun ne kadar büyük ihtiyaç haline geldiğini bir kez daha belirterek yazımı noktalıyorum. h.cemal@milliyet.com.tr Yargı saygın olsun, güvenilir olsun. İyi, güzel. Yargı yıpratılmasın. Elbette yıpratılmasın. Aklı başında herkesin katılacağı temenniler... Ama çıkın sokağa, şöyle bir nabız tutun bakalım.