Yeni Başbakan Gül niye şanslı?

Bozdağ şöyle anlatıyor:Derin bir sessizlik vardı.Silahlı nöbetçiler çevreyi kuşatmış, mahkumları izliyorlardı. Birden Bayarın sesi duyuldu; sanki, riyaset ettiği bir Bakanlar Kurulunda Dışişleri Bakanından bilgi almak istiyordu:- Fatin Rüştü Bey... Türkiyenin Ortak Pazara girmesi ne durumda kalmıştı?Fatin Rüştü Zorlu, yine sanki Bakanlar Kurulunda açıklama yapıyormuş gibi sakin bir sesle konuşmaya başladı:- Efendim, Ortak Pazara girmemiz prensip olarak kabul edilmiştir...Zorlu konuşuyor, konuşuyor ve ölüm yolculuğuna çıkan 13 insan da onu sükunetle dinliyordu."Bu alıntıyı, değerli meslektaşım Murat Yetkinin yeni çıkan kitabından yaptım. "Avrupa Birliği Bekleme Odasında Türkiye" adını taşıyan güzel ve güncel kitabında (İmge Kitabevi) bu bölümü aktardıktan sonra şu değerlendirmeyi eklemiş:"14 idam mahkumundan üçünün cezası infaz edildi. Türkiye, Başbakanı Menderesi, Dışişleri Bakanı Zorluyu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkanı astı. Onların takipçisi olarak başlayan siyasi hareket Adalet Partisi, 1972de Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnanın asılması kampanyasında başı çekti.Geriye baktığımızda Türkiyenin son iki yılda demokratikleşme yolunda aldığı mesafenin, Türkiye ölçütlerine göre müthiş olduğunu görüyoruz. Bugün idam cezasını kaldırmış, ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletmiş, anadilde yayın ve öğrenim hakkını tanımış bir Türkiyedeyiz.Türkiye bugün Avrupada artık uygulamanın ne ölçüde yapıldığının sorgulandığı aşamaya geldi ve üyelik müzakerelerinin başlangıç tarihini alma mücadelesinde..."* * *Türkiye bu noktaya kolay gelmedi.Askeri darbeler...27 Mayıs idamları...21 Mayıs idamları...12 Mart idamları...12 Eylül idamları...28 Şubat...Hapisler, acılar...Siyasi yasaklar...Bunları hep birlikte yaşadık.Belki bu sayede olgunlaştık.Belki yaşanan bu şok ve kopuşlar siyaseten herkese aklın yolunu gösterdi.Yani demokrasi durağına geldik.Barış ve huzur içinde yaşamanın, öncelikle farklılığa tahammül ve hoşgörüden, siyasal uzlaşı ve diyalogdan geçtiğine dair malum tarihi gerçek bizim de kafamıza ancak uzun fırtınalı yıllardan sonra dank etti.Dün iktidarının eylem planını açıklarken Tayyip Erdoğanın, "Farklılıkların çatışma değil, zenginlik kaynağı" diye nitelediği demokratik düzene kolay gelinmedi.Örneğin 27 Mayısı sahiplenen, 27 Mayıs idamlarına ses çıkarmayan, bir zamanlar sadece kendisi gibi düşünenler için demokrasi isteyen Hasan Cemal de 12 Martta başını duvara çarptığında hak yoluna, yani demokrasiye gelmişti.Birçoğumuz böyle şoklarla, travmalarla kendimize geldik, demokratikleştik!Dünyada da farklı olmadı demokrasi...* * *İlginçtir!1950lerden beri yaşanan bu çok partili sürecin çalkantılı yıllarında gelmiş geçmiş bütün iktidarlar, Türkiyenin Avrupa yolculuğunu ilke olarak benimsediler..Bir başka deyişle:Avrupa, partilerüstü bir konu...DP liderleri idama giderken 1961de Ortakpazarı konuşabiliyorlardı.1963te AET ile Türkiyenin Ortaklık Anlaşmasının altında CHPli Başbakan İsmet İnönünün imzası vardı.Katma Protokolü APli Başbakan Demirel yapmıştı 1970te.Tam üyelik başvurusu 1987de ANAPlı Başbakan Özaldan geldi.Gümrük Birliğini 1995te DYPli Başbakan Çiller yaparken, yanında koalisyon ortağı SHPli Karayalçın vardı.ABye adaylık ise 1999da Başbakan Ecevitle yardımcıları MHPli Bahçeli ve ANAPlı Yılmaz döneminde gerçekleşti.DP, AP, DYP...ANAP...CHP, SHP, DSP...Her zaman gereğini tam olarak yerine getirmemiş olsalar bile, kökleri bu topraklarda hayli derinlere giden Avrupa hülyasının peşine istisnasız bütün bu partiler düşmüştür.Şimdi sıra AKPde.Yeni Başbakan Abdullah Gülde.Şanslı, yolu açık; engeli var denemez.Çünkü, Cumhurbaşkanı Sezer de, CHP lideri Baykal da Avrupa Birliği üyeliğini içtenlikle istiyorlar.Tayyip Erdoğanın "Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra en önemli çağdaşlaşma projesi" diye nitelediği AB üyeliği yolunda yeni Başbakan Abdullah Güle başarılar diliyorum.Avrupa Birliği projesinin içinde her şey var çünkü. Ekonomide düze çıkmak da, demokrasiyi güçlendirmek de, elbette Kıbrısta çözüme varılması da yer alıyor.Yeni Başbakan Abdullah Güle başarılar diliyorum.Tayyip Erdoğanın dün açıkladığı acil eylem planı, AKPnin iktidara iyi hazırlandığını, dersini ciddiye aldığını gösteriyor. Bu da Başbakan Gülün şanslı olduğu bir başka nokta...3 Kasım sonrasının ilk adımları, Cumhurbaşkanı Sayın Sezerin Başbakan ataması dahil olumlu seyrini sürdürüyor.İyi pazarlar... h.cemal@milliyet.com.tr Tarih, 15 Eylül 1961. Cumhurbaşkanı Bayar ve Başbakanı Menderes dahil 14 Demokrat Parti yöneticisinin askeri mahkeme tarafından ölüme mahkum edildiği gün. Mahkumlar, infaz yeri olarak seçilen İmralıya askeri bir botla ve elleri kelepçeli olarak taşınmaktadır.