Başbakan da dertliymiş...

Rize’deki sel felaketinin bir yanı olan “erken uyarı sistemi çalıştırılmadı” iddiasını yazarken, “Bu gibi felaketlerin sonunda hep tedbirden söz edilir” demiştik:
“Tedbir alınacaktır.”
“Tedbir alınmıştır.”
“Tedbirler uygulamaya geçecektir.”
Hepsi boş laftır, bu palavralar yeni bir felakete kadar sürer, felaket gelince de, hemen tedbirler plağı çalmaya başlar:
“Gereken tedbirler alınmıştır.”
* * *
Meğer, Sayın Başbakan da dertliymiş, memleketi Rize’nin uğradığı sel felaketini yerinde görürken şöyle demiş:
“Ben dertli olarak şunu söyleyeceğim. Ne olur binaları inşa ederken ne kadar göğe yükselirsek o kadar iyi olur anlayışıyla değil, zemin etütlerini en iyi şekilde yapmadan hiçbir yerde bina yapılmaması gerekir. Ama şurada arkadaşlarım bana fotoğraflar çektiler, onları gördüm. Derenin üzerinde inşa edilmiş bina. Hele hele bu bina belediyeye ait bina olursa bunu neyle izah edebiliriz. Ben burada başka kamu görevlilerine sesleniyorum. Asla burada siyasi hesap güdülmemeli, eğer bir yere inşaat yapılmaması gerekiyorsa oraya imar müsaadesi veren belediye başkanı veya köylerde valiler, bu işin kesin sorumlusudur. Ama vatandaşımızın da duyarlı olmasını, kaçak yollara tevessül etmemesini, özellikle bir musibet bin nasihatten evladır anlayışından hareketle tekrar hatırlatmak istiyorum. Karadenizimizde bunları daha fazla yaşamayalım.”
* * *
İyi de Sayın Başbakan, bundan sonra ne olacak?
Yine tedbirler alınacak, yine tedbirler hazırlanacak, projeler yapılacak, sonuç değişecek mi?
Rize’de erken uyarı sistemi çalıştırılmamışsa, tedbir alınsa ne olacak?
İşte tedbir, işte sonuç ortada...
Zatıâliniz bile belki sürçü lisan eylediniz ama, Zonguldak maden faciasında ne demiştiniz?
“Madencilerin kaderi bu!”
Bu da Rizelilerin kaderi!” diyebilir misiniz?
Kader olmadığını siz söylediniz.
Bundan sonra ne olacak?
Zonguldak’ta ne olmuşsa o olacak.
“Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir!”
Bu da nasıl bir sahip çıkmaysa...
* * *
Yıllar önce Ataköy’de bir eğlence yerinde yangın çıkmıştı, ölü sayısı aklımızda değil, ama az değildi.
Suçlu bulundu, kim biliyor musunuz?
Tüp gaz sobasını yakmak isteyen garson!
Hem Zonguldak’ta, hem Rize’de, yakında suçluları bulup, ortaya çıkarırlar, birkaç gariban...
Devlete selam, tedbire devam!
* * *
Yazı yazarken bir okur telefon etti, Başbakan’ın konuşmasını beğenmemiş, onu suçluyor:
“Bu nasıl konuşma!”
Hiç de yadırganacak bir konuşma değil, Cumhuriyet tarihinin bütün başbakanları, bu gibi felaketler karşısında Tayyip Erdoğan gibi konuşmuşlardır.
Başbakan Refik Saydam’ın “Türkiye’de işler A’dan Z’ye kadar bozuktur” demesinden bu yana...