Belgrad Ormanı'ndan İpar Korusu'na ve yetimhaneye

Belgrad Ormanı'ndan İpar Korusu'na ve yetimhaneye

Hasan PULUR

ORMAN Bakanı Ersin Taranoğlu'nun gönderdiği bilgi notuyla arkadaşımız Hamdi Özden'in anlattıkları üst üste geldi...
Orman Bakanı Ersin Taranoğlu "Doğa, ağaç ve yeşile karşı özlemlerin giderek arttığı günümüz dünyasında Yeşil Bir Türkiye idealine bir an evvel kavuşmak, çevre değerini ön plana çıkarmak, topraklarımızın erozyonla yok olmasını önlemek, köylümüze yeni mera alanları tesis etmek amacıyla kurulan Bakanlığımız Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü'nün faaliyetleri ve 1998 yılı hedefleri ile ilgili olarak hazırlanan bilgiler değerlendirmenize sunulmak üzere ekte gönderilmiştir" diye başladığı mektubuna "Ülkemizin en önemli sorunlarından biri bu faaliyetlerle yakinen ilgileneceğinizi ümit eder, çok değerli katkılarınızı beklerim" diyerek bitiriyordu.
* * *
ELBETTE, yeşil için, doğa için elimizden ne gelirse yaparız...
Yalnız Sayın Bakan'a şunu sormak isteriz...
Bütün bunlar kim için, kimler için yapılıyor?
İnsan için, insanlar için...
Sanırız, Sayın Bakan'ın da buna itirazı olmaz...
O halde, şimdi size, bir olay anlatacağız...
* * *
İSTANBUL'da insanların, rahat nefes alacağı, yürüyeceği, ciğerlerini pis havadan koruyacağı birkaç yerden biri Belgrad Ormanı'dır.
Hafta içi ve hafta sonları insanlar otomobillerle ormana giderler, kimi dolaşır, kimi Vakko'nun yaptırdığı parkurda yürüyüş yapar, kimi oturur, çay, kahve içer. Hafta sonları, bahar ve yaz aylarında, özellikle pazar günleri ormanı, piknik yapmaya gelenler doldurur, okullar kapanmak üzereyken de okul gezileri düzenlenir.
* * *
BİR hafta öncesine kadar, ormana giriş ücreti otomobiller için 250 bin liraydı, bu ücret birden bire bir milyon liraya çıktı.
Bu zam neyin gereğiydi?
Temiz havanın maliyeti mi artmıştı?
Beton ormanına dönen İstanbul'da doğaya, ağaca, yeşile hasret insanların birkaç saatlik rahatlamasına bile zam yapmak, devlet hazinesine ne kazandıracaktır?
Belgrad Ormanı'na gidenler, orada birkaç nefes temiz hava soluyorlar, şimdi imza topluyorlar, bu zamdan vazgeçilsin, diye...
* * *
ÇEVRE Bakanlığı kurarız, bol bol laf üretiriz, yeşili, doğayı överiz, koca koca adamlar, yöneticiler, valiler, belediye başkanları, yılda bir kere göstermelik koşulara katılırlar, televizyonlara, gazetelere poz verirler, sonra da ormana gidip, spor yapanları, yürüyenleri adeta cezalandırırlar...
* * *
GEÇEN gün televizyonların birinde vardı, Bebek halkı, o çevrede kalan tek doğa parçası İpar Korusu'nun elden çıkmaması için yürüyüş yapacaktı, koru içi kesilmiş ağaçların kökleriyle doluydu, ağaçları kesmişler, kalan gövdelerini toprakla örtüp saklamışlardı. Halk "Buraya da beton siteler dikecekler" diye feryat ediyordu.
* * *
YİNE Bebek'te, Fransız Yetimhanesi'nin ve çevresindeki yeşil alanın inşaata açılmasına ne buyurulur? Hem de yetimleri dışarı atarak...
Vakıflar Genel Müdürlüğü yetimhanenin bir bölümünü ve çevre araziyi, yap, işlet, devret modeliyle 49 yıllığına, 4 milyar 350 milyon liraya veriyor, bu yeşil alana inşaata da Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu müsaade veriyordu.
En çok merak ettiğimiz de, bu kurulun üyeleri içinde, attığı zaman mangalda kül bırakmayan, çağdaş şehircilik uzmanlarının ve tedavi kabul etmez gibi görünen doğa severlerin olup olmadığı...
* * *
EVET, Sayın Taranoğlu, siz neler yapılacağını bildiriyorsunuz, biz de neler yapıldığını size duyurmaya çalışıyoruz...


Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr