Soykırımın 100 yıl öncesi...

Ermeni soykırımı iddiası üzerinden yüzyıl geçti. Ama yoğun ve başarılı bir Ermeni propagandasıyla, sanki dün olmuş gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin karşısına her fırsatta çıkarılmakta ve kararlar alınmakta. Fransa’nın son kararı da bunlardan biridir. Bu tür siyasi kararların hiçbir hukuki sonucu yoktur, ama her karar bizi etkilemekte, zedelemektedir.
* * *
Peki biz buna karşı ne yapıyoruz? Hukuk profesörü Şeref Ünal’ın tespitine katılmamak mümkün mü?
“Devletimiz, Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma bir alışkanlıkla fütursuzca sürdürülen bu tür düşmanca itham ve müdahalelere karşı etkin bir tez ve mücadele yöntemi geliştirememiş ve ümitsizce kendisini savunmaya çalışmıştır. Bu tutumun bir sonucu olarak Ermeni olayları usuller arası siyasetin kirli çıkar platformuna çekilmiş ve asılsız soykırım iddiası dünya kamuoyunda aksinin kanıtlanması mümkün olmayan ve buna kalkışanların cezalandırıldığı bir dogma haline getirilmiştir.”
* * *
Geçenlerde yazdığımız “okuyun, öğrenin” diyen yazılarımıza tepkiler geldi:
“Neyi okuyacağız?”
Okunacak kitap var da elini süren yok!
Örneğin Türk Tarih Kurumu Yayınları’ndan yeni çıkan “Uluslararası Hukuk Açısından Ermeni Sorunu” kitabı, Prof. Şeref Ünal’ın...
Her ne kadar kitabın adı, Ermeni sorununu öğrenmek isteyenlere “ağır” gelse de içeriği hiç de öyle değil...
* * *
Ermeniler, Birinci Cihan Savaşı sonrası İngilizlerin desteğiyle bir mücadeleye girerken, Türklerin, Ermenilere zulmettikleri ispatlanarak, sorumlu Türkler yargılanıp mahkûm edilecektir.
Bir gece İstanbul’dan tutukluları kaçırarak Malta adasına götürürler. Aralarında İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri, savaş kabinesinden iki bakan, valiler ve olaylardan sorumlu tutuklu yüksek rütbeli subaylar...
İstanbul işgal altındadır, her şey ellerindedir. İngiliz Yüksek Komiserliği suç delillerini ve iddianameyi, delil olarak Londra’ya gönderir.
* * *
Nedir bu deliller?
İstanbul’daki Ermeni Patrikhanesi raporları...
İttihatçılara karşı olan “besleme” gazetelerdeki haber ve yazılar.
Bunların tarafsız ve dürüst bir mahkemede kanıt olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Çünkü İngiliz İmparatorluğu hukukla siyaseti karıştırmayacak ciddi bir devlettir.
* * *
Bunun üzerine İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon, ABD’deki İngiliz büyükelçisine mektup göndererek “Ermenilere yapılan zulümleri ispatlayacak belge ister”, herhalde bu belgeler ABD devlet arşivinde vardır.
Elçiden cevap gelir:
“Üzülerek arz edeyim ki, bu belgelerin içinde yargılanmak üzere, tutuklu bulunan Türklere karşı delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey yoktur.”
* * *
Sarkozy’nin telaşını anlamıyor musunuz?
Bu yazdıklarımızın, yani belgelerin Fransa’da yayımlanmasına karşı tedbir alıyor.
Yazma ve konuşma yasağı getiriliyor.
Ya Türklerden biri bu belgelerle karşılarına dikilirse, “Hani soykırım vardı?” derse...