Taksim'deki "taciz"in temelinde...

Olaylar ve insanlar O masum ve mağdurmuş, patronu işten kovmuş, lokantaya yemek yemeye gitmiş, müşteriler müdahale etmiş:"O tacizci, yemek vermeyin!"* * *ASIL üzerinde durmamız gereken, üç beş serserinin, sapığın, hayvanın kadınlara yaptıkları saldırı değildir.Bunun kökeninde ne yatar biliyor musunuz?Kadını aşağılayan, aşağılık erkek kafası...Kadın değil mi, karnında sıpayı, sırtında sopayı eksik etmeyeceksin, ikinci sınıf insan gibi göreceksin, mal alıp satar gibi göreceksin, mal alıp satar gibi kocaya vereceksin...* * *BİR kişiye yapılan uzun söyleşilere, kitap haline gelen söyleşilere "nehir söyleşi" deniliyor.Prof. Dr. Türkân Saylan'la, öğrencisi Prof. Dr. Şefik Görkey'in söyleşisine "nehir söyleşi" olmasa bile uzunluğu ve kitap kalınlığı bakımından "dere söyleşi" denebilir.Kitabın adı "Hekim Olmak/15'inde Başlayan ve Bir Ömür Boyu Süren Tıbbiye Aşkı" (İskele Yayınları)* * *ERKEKLERİN kadınlara bakışı "hekimlik"te de görülüyor.Prof. Dr. Saylan bir örnek veriyor:"Mesela kadın cerrah olmaz diye, direnç vardır. Hani bir zamanlar kadın kaymakam olmaz derlerdi, ya... Niye ata binemezmiş? Oysa, eskisi gibi değil, her şey aletle yapılıyor..."Prof. Dr. Saylan'ın görüşleri, erkek doktorları değerlendirmeleri çok önemli, tabii "Her doktor böyledir!" demek mümkün değildir ama, demek böylesi de var...."Meslek içi taciz de önemli sorundur" diyor Saylan:"Hekimlerin, büyük oranda erkek hekimlerimizin, insan bedeniyle ilgili olarak, kadınlara karşı aşağılama jargonu var, konuşma stili var."* * *PROF. Saylan, buna kendisi izin vermemiş ama:"Yanımızda yapılan çoğu konuşma, kadını aşağılayan, kadını cinsel bir obje olarak gören bir tarzdadır. Hele muayene ettikleri, estetik ameliyat yaptıkları, estetik göğüs yaptıkları, doğum yaptırdıkları kadınlarla ilgili gerçekten çok aşağılayıcı, ifadeler kullandıklarını biliyorum. Tabii hepsi için geçerli değil. Bunu hiçbir zaman söyleyemem. Ama bu sanki bir modelmiş gibi özendirilebiliyor. Oysa hekimliğin bu konuda da eşitlikçi, öğretici ve kadına saygı gösterenlerin mesleği olması gerektiğini düşünüyorum."* * *İNSAN bunu okuyunca, Taksim'deki rezilliği sanki birden unutuyor.Bir ülkenin doktorları arasında böyleleri de varsa, Taksim'deki serserilerin olması birleşik kaplar kuralını doğrulamaz mı? h.pulur@milliyet.com.tr TAKSİM'deki "taciz" rezaleti, nedense, bu defa pek fazla ilgi çekip büyütüldü, hele o rezilliğin cezası 57 YTL olunca... Taciz görüntülerinde ortalıkta dolaşan, pişmiş kelle gibi sırıtan biri, geçen sabah televizyondaki bir programda yemin billah "Ben değilim" diyordu.