Tarih CHP’yi kaydedecektir...

Onca hengâme, patırtı, gürültü, kavga arasında Onur Öymen’in Meclis’te CHP adına yaptığı konuşma kaynadı gitti, oysa önemli konuşmaydı.
Kim bilir, dün de Meclis’te kimler konuştu, kimler neler söyledi? Onur Öymen’in “10 Kasım”da yaptığı konuşma tutanaklarda kalacak...
* * *
Biliyorsunuz, “açılım” lafı ortaya atıldığından bu yana -ilk adı Kürt açılımıydı- herkes aynı şeyi soruyordu:
“Ne var bu açılımda?”
Kimse doğru dürüst bir şey bilmiyordu, hatta lafı ortaya atanların bile bilmediği iğneleniyordu.
Peki, kim biliyor, kim destekliyor bu bilinmeyen açılımı?
* * *
Onur Öymen’e göre, yabancılar, mesela İngiliz Dışişleri Bakanı:
“Ne tuhaf geçenlerde İngiltere Dışişleri Bakanı geldi, Türk hükümetinin Kürt açılımını kuvvetle destekliyorum, dedi. Biz İngilizleri tanırız, yıllardan beri, bilmedikleri bir şeyi desteklediklerini hiç duymadık, demek ki bizim bilmediğimizi onlar biliyorlar.”
“Açılım”ın ilk açılışını adamlar Silopi’de resmi üniformalarıyla, zafer işareti yaparak, davul zurnayla karşılanarak yaptılar; tepki o kadar büyüdü ki, açılımı açanlar, hatta Başbakan, “Sil baştan yaparız!” demek zorunda kaldı.
Onur Öymen de bu olaya değiniyordu:
“Adam dağdan inmiş, diyorsunuz ki; biz bunları serbest bırakıyoruz çünkü bunlar suç işlememiş. Nereden biliyorsunuz? Aktütün saldırısını, Dağlıca saldırısını yapanları tespit ettiniz mi tek tek? Diğer saldırıların tek tek sicilini tuttunuz mu, parmak izi ellerinizde var mı? Nereden biliyorsunuz? Bunlar dağa niçin çıktılar acaba, ellerine silah alarak niçin çıktılar? Oraya patates soymak için mi çıktılar, çay servisi yapmak için mi çıktılar? Dağda ne işi vardı bunların? Kim size bunların sicilini verdi, tezkiyesini verdi, suça karışmamışlardır diye? PKK’dan başka kim olabilir? Adamın üzerinde terörist üniforması var, zafer işareti yapıyor, orada bir siyasi partinin otobüsünün üstünde büyük bir törenle karşılanıyor. Eline silah alan, dağa çıkan adam serbest ama eline kalem alan insanın zindanda yatması normaldir sizin hukuk anlayışınıza göre. Silopi’de başka hukuk, Silivri’de başka hukuk... Sizin, devlete karşı baş kaldıran insana tahammülünüz var, hükümeti eleştirene tahammülünüz yok. Bir tanesi dağa çıkmış, bir tanesi konferans yapmış; dağa çıkan serbest, konferans düzenleyen, hükümeti eleştiren aylarca, yıllarca hapiste yatsın.”
* * *
Bazıları İspanya’da ETA’yı, İrlanda’da IRA’yı örnek gösterirler.
Onur Öymen de onlara der ki:
“IRA sorunu çözülmeden önce, 7 Nisan 2005’te, IRA bütün silahlarını teslim etmeyi kabul etti, kurulan bir komisyona son tabancasına kadar bütün silahları teslim etti. Sizin böyle bir projeniz var mı, PKK’ya bütün silahları teslim etmeden çözüm yok, diyor musunuz?”
Onur Öymen, bu soruya İmralı’dan cevap geldiğini belirtiyor:
“Bizim en çok yapabileceğimiz şey, ateşkesten ibarettir.”
* * *
Peki CHP ne diyor?..
Öymen diyor ki:
“Bizim görüşlerimiz belli. 1989 raporumuza bakın, 1991 tarihli yasa önergemize bakın, 2008 tarihli programımıza bakın, bütün bu konuları açıkça söylüyoruz. Etnik köken servetimizdir diyoruz, hazinemizdir diyoruz, saygı gösterelim, devlet olarak destekleyelim; milli kimlik, milli birlik, eğitimde Türkçe konularına siz sıcak bakarsanız, bunlara karşı çıkmazsanız... Biz diyoruz ki çağdaş bir ülkede etnik kökenli insanların bireysel hakkı neyse hepsini biz kabul etmeye hazırız.
Var mısınız?”
* * *
Tarih bugünlere de kayıt düşecektir.
“O tarihte Türkiye’de CHP diye bir parti vardı” diyerek...
Bazıları “İyi ki vardı!” diyecek, bazıları da “Olmaz olsaydı!” diyerek.